• İstanbul 12 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Konya 10 °C
  • Sakarya 12 °C
  • Şanlıurfa 20 °C
  • Trabzon 19 °C
  • Gaziantep 18 °C
  • Bolu 7 °C
  • Bursa 12 °C

Türkoloji Söyleşilerinde Batı Trakya Konuşuldu

Türkoloji Söyleşilerinde Batı Trakya Konuşuldu
Türkiye Yazarlar Birliği tarafından Doç. Dr. Salih YILMAZ koordinatörlüğünde yürütülen Türkoloji Söyleşilerinde bu hafta “Geçmişten Günümüze Batı Trakya” konuşuldu.

Oturum Başkanı Doç. Dr. Salih YILMAZ açılış konuşmasında konuklarımızın üniversitemizi ziyaretinden ziyadesiyle memnun olduklarını, Türkiye Yazarlar Birliği ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi adına öncelikle teşekkürlerini dile getirdi. Batı Trakya’nın Türkiye açısından öneminden bahisle gelecekte sınırların kâğıt üzerinde kalacağını ve dünyanın kültürel ilişkiler konusunda önemli mesafeler kaydettiğini belirtmiştir.

Tarihçi-yazar Recep PAÇAMAN, Batı Trakya’nın geçmişten günümüze tarihini anlattı. PAÇAMAN, Batı Trakya tabiriyle günümüzde Yunanistan topraklarında yer alan Dedeağaç, İskeçe ve Gümülcine’nin yer aldığı bölgenin anlaşılması gerektiğini belirterek, Batı Trakya’nın Yunanistan sınırları içinde, Yunanistan’ın kuzeydoğu kesiminde olduğunu anlatmıştır. Bu anlatıma göre Batı Trakya’nın doğusunda, Türk-Yunan sınırını belirleyen Meriç; batısında Mesta-Karasu nehirleri; kuzeyinde Bulgaristan; güneyinde Ege Denizi bulunmaktadır.

"Tarih nankör değildir, bir hizmeti unutmaz;

İstikbalin vicdanı aşk istemez, kin tutmaz."

Batı Trakya Bölgesi hiç şüphesiz ki Türk tarihi açısından özel bir konum teşkil etmektedir. Osmanlı Devleti’nin Dağılma Dönemi’nde büyük ve orta ölçekli devletlerin bölge üzerindeki farklı stratejileri ve buna karşılık Türk Devleti’nin ve halkının bu oyunları bozmaktaki azmi Batı Trakya’nın tarihsel ve efsanevi boyutu hakkında bize bazı fikirler verebilir. Ne var ki günümüzde halen popülaritesini koruyan ve Türk-Yunan ilişkilerinde türlü dalgalanmalara neden olan Batı Trakya’nın tarihsel süreç içerisinde incelendiğinde göze çarpan en önemli özelliği, Osmanlı askerlerinin ve bölge halkının kurdukları Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’dir. Bu bölge, 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan`a bırakılmıştır.

İskeçe Türk Birliği Başkanı Avukat Ahmet KURT ise Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAĞ ile görüşme sonrasında parti temsilcilerini ziyaret ettiklerini, Ankara’da önemli ziyaret ve toplantılarda bulunduklarını ve Türkiye’de ağırlanmaktan büyük onur duyduklarını dile getirmiştir. KURT, günümüzde Yunanistan’ın Avrupa Birliği sürecinde yaşanan sıkıntılar başta olmak üzere Yunanistan’daki Türk azınlığın başlıca sorun ve Türkiye’nin çabaları hakkında açıklamalarda bulunmuştur. Bu açıklaması şöyledir:

14 Nisan 1927 tarihinde "İskeçe Türk Gençler Yurdu" adıyla kurulan (1936 yılında İskeçe Türk Birliği adını almıştır) İskeçe Türk Birliği 26 yıldır hukuk ve demokrasi mücadelesi vermektedir. Yunanistan'ın "Batı Trakya'da Türk yoktur" politikasının ve yaklaşımının pratikteki uygulaması nedeniyle 1983 yılında başlayan bir kapatma davası nedeniyle derneğimiz "örgütlenme özgürlüğü" ve "milli kimlik" mücadelesinde çok önemli bir mihenk taşı olmuştur. 1983 yılında dönemin İskeçe ve Rodop valilerinin emriyle isminde "Türk" kelimesi olan İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği'nin tabelaları polis tarafından yerinden sökülmüştür. Hemen akabinde İskeçe Valisinin 1984 yılında yapmış olduğu başvuruyu müteakip, İskeçe Bidayet Mahkemesi, "İsminde Türk kelimesinin bulunması ve dernek tüzüğünün yasalara aykırı olduğu ve kamu düzeni ve ahlakını ihlal ettiği" gerekçesiyle 1986 yılında İskeçe Türk Birliği kapatılmıştır. Bu tarihe kadar yasal ve resmi bir dernek olarak ve üstelik de bölgedeki en eski derneklerden biri olarak faaliyet gösteren İskeçe Türk Birliği, resmiyetini kaybetmiştir.

İskeçe Türk Birliği üyeleri Bidayet Mahkemesinin kararını istinaf etmişler ve duruşma tarihi 20 Mart 1998 olarak belirlenmiştir. Dava, nihayet, 15 Ocak 1999'da Trakya Üç Üyeli İstinaf Mahkemesinde görüşülmüştür. İstinaf Mahkemesi 19 Mart 1999 tarihinde yayınlanan kararıyla başvuruyu reddetmiş, "İsminde Türk kelimesinin bulunması ve Yunanistan sınırları içinde yabancı bir devletin çıkarlarına hizmet etmesi" gerekçesiyle Derneğin faaliyetlerinin kamu düzenine aykırı olduğuna hükmetmiş ve Bidayet Mahkemesinin kararını onayarak İskeçe Türk Birliği'ni kapatma kararını onaylamıştır. İstinaf Mahkemesi 117/1999 tarihli kararında, ayrıca, Dernek Tüzüğünde "Batı Trakya Türkleri"ne yapılan referansın Yunanistan'da Türklere ait bir Derneğin mevcut olduğu ve Derneğin yabancılar tarafından kurulduğu izlenimini yarattığını ileriye sürmüştür. İskeçe Türk Birliği üyeleri, Sabriye Kasım Delioğlu'nun İTB başkanlığı döneminde İstinaf Mahkemesinin kararını Yargıtay (Arios Pagos) nezdinde temyiz etmişlerdir. İstinaf Mahkemesi 25 Ocak 2002 tarihli ve 31 sayılı kararıyla İskeçe Türk Birliği'nin kapatılmasına yönelik kararında ısrar etmiş ve aynı yönde karar vermiştir. İskeçe Türk Birliği, İstinaf mahkemesinin kararını bu kez Yargıtay nezdinde temyiz etmişlerdir. 5 Aralık 2003 tarihinde Yargıtay (Arios Pagos) Genel Kurulu İskeçe Türk Birliği'yle ilgili nihai kararını Şubat 2005'te açıklamıştır. Yunanistan'ın en üst yargı makamı olan Yargıtay (Arios Pagos) Genel Kurulu, ne yazık ki İskeçe Türk Birliği'nin kapatılma kararını onaylamış ve İTB'nin talebini reddetmiştir. İskeçe Türk Birliği 22 yıl sonra çıkan nihai karardan sonra iç hukuku tükettikten sonra 2005 yılının Temmuz ayında Dr. Hikmet Cemiloğlu'nun İTB başkanlığı döneminde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştur. Dava AİHM'de 2 yılı aşkın bir süre devam etmiş ve nihayet 2008'in 27 Mart'ında açıklanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İskeçe Türk Birliği'ni oybirliğiyle haklı bulmuştur. Bu gelişmeden sonra Yunanistan, karara itiraz etmişse de AİHM'nin kararı değişmemiş ve İskeçe Türk Birliği nihai olarak haklı bulunmuştur. Ancak ne yazık ki İskeçe Asliye Hukuk Mahkemesi, Mayıs 2009'da açıkladığı kararıyla İskeçe Türk Birliği'nin talebini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin açık ve net kararına rağmen kabul etmemiştir. Son gelişme azınlığın tepkisine neden olmuş ve toplumumuzdaki hayal kırıklığının derinleşmesine neden olmuştur. İskeçe Türk Birliği, söz konusu kararı temyiz etmek amacıyla istinaf mahkemesine götürmüştür. İskeçe Türk Birliği'nin mücadelesi 26.ncı yılında devam etmektedir. Türk Azınlığın milli kimliğinin inkarı ve azınlığın örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller Yunanistan'da sosyal barışa ve samimi uzlaşı çabalarına sekte vurmaktadır. Azınlık üyeleri milli kimliklerinin inkârını, Yunan toplumu içinde gelişme haklarının ve devletleriyle güçlü ve sağlam güven bağları kurulmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak görmektedir. 26 yıldır devam eden İskeçe Türk Birliği davası, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanmasının olduğu kadar, demokratik değerler, insan hakları, temel özgürlükler ile Avrupa hukukuna ve uluslararası sözleşmelere gerçekten saygı gösterilip gösterilmediğinin sınanacağı önemli bir sınav niteliğini taşımaktadır.

Ankara merkezli Batı Trakya Türk Birliği Derneği Başkanı Ahmet SALİHOĞLU ise Yunanistan’dan Türkiye’ye gelen başta üniversite öğrencileri olmak üzere Batı Trakya Türk toplumunun ihtiyaçlarını gidermek ve kültürel işbirliğini artırmak için çalışmalar yürüttüklerini örneklerle anlatmıştır.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra soru cevap bölümü ve plaket takdimi ile oturum sona ermiştir. Yunanistan’dan gelen konuklar kapanış konuşmasında başta Yıldırım Beyazıt Üniversitesi mensupları olmak üzere Türkiye Yazarlar Birliği mensupları bu ziyarete katkıda bulunan herkesi Batı Trakya’da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını dile getirmişlerdir.

 

turkoloji_0002

turkoloji_0003

Bu haber toplam 1383 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim