• İstanbul 21 °C
  • Ankara 16 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 17 °C
  • Sakarya 18 °C
  • Şanlıurfa 26 °C
  • Trabzon 23 °C
  • Gaziantep 24 °C
  • Bolu 17 °C
  • Bursa 20 °C

TÜRKSOY; Ortak Hafızadan Ortak Geleceğe Uzanan Medeniyet Yolculuğu

TÜRKSOY; Ortak Hafızadan Ortak Geleceğe Uzanan Medeniyet Yolculuğu

*Musa Kâzım Arıcan

Bazı kurumlar vardır; yalnızca kuruluş tarihleriyle değil, temsil ettikleri anlamla yaşarlar. Bazıları ise bir idari yapı olmanın ötesine geçerek bir milletin ortak hafızasının, müşterek vicdanının ve geleceğe dair idealinin kurumsal karşılığı hâline gelir. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY, otuz üç yıllık yolculuğu boyunca tam da böyle bir hüviyet kazanmıştır.

Bugün kuruluşunun otuz üçüncü yılını idrak eden TÜRKSOY’u yalnızca bir uluslararası teşkilat olarak değerlendirmek eksik kalacaktır. Çünkü TÜRKSOY, Türk dünyasının ortak kültür hafızasını koruyan, ortak dili, ortak sanatı ve ortak medeniyet tasavvurunu yaşatan en önemli kurumsal yapılardan biridir.

1993 yılında Almatı’da atılan imzalarla başlayan bu yolculuk, bugün Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Anadolu’dan Sibirya içlerine kadar uzanan geniş bir kültür coğrafyasını aynı ideal etrafında buluşturan güçlü bir medeniyet hareketine dönüşmüştür.

Otuz üç yıl, devletlerin tarihinde kısa sayılabilecek bir süredir; fakat kurumların olgunlaşması bakımından son derece kıymetli bir zaman dilimidir. TÜRKSOY, bu süre içerisinde yalnızca ayakta kalmayı başarmamış; sürekli gelişen, büyüyen ve etki alanını genişleten dinamik bir yapıya dönüşmüştür.

Bugün bu başarıyı yalnızca rakamlarla değil; ortaya konulan kültürel üretim, oluşturulan kardeşlik iklimi ve gelecek nesillere bırakılan ortak miras üzerinden okumak gerekir.

Türk Dünyasının İlk Ortak Kurumsal Hafızası

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını yeniden kazanan Türk Cumhuriyetleri için doksanlı yıllar, yalnızca siyasi bağımsızlığın değil, kültürel yeniden inşanın da başlangıcıydı.

Yeni devletler ortaya çıkmıştı; fakat ortak hafızanın yeniden birbirini bulması gerekiyordu.

İşte TÜRKSOY tam bu tarihî ihtiyacın cevabı olarak doğdu.

Kurucu devletlerin gösterdiği vizyon, yalnızca kültür alanında bir iş birliği oluşturmak değildi.

Asıl amaç;

* Ortak tarihi yeniden okumak,

* Ortak Kültürü Görünür Kılmak,

* Ortak Dili Yaşatmak,

* Sanatçıları Buluşturmak,

* Halklar Arasındaki Gönül Bağlarını Güçlendirmekti.

Bu yönüyle TÜRKSOY, siyasetin oluşturamadığı birçok köprüyü kültür yoluyla kurmayı başardı.

Çünkü kültür, diplomasiye göre çok daha kalıcıdır.

Devletler değişebilir.

Hükûmetler değişebilir.

Uluslararası dengeler değişebilir.

Fakat Yunus Emre’nin şiiri, Manas Destanı, Dede Korkut, Ali Şîr Nevâî, Abay, Mahtumkulu, Cengiz Aytmatov, Bahtiyar Vahapzade ve daha nice büyük isimler, bütün Türk halklarını aynı manevî iklimde buluşturmaya devam eder.

TÜRKSOY’un en büyük başarısı da tam burada ortaya çıkmaktadır.

Kültür Diplomasi Değil, Medeniyet İnşasıdır

Bugün dünyada kültürel diplomasi kavramı sıkça kullanılmaktadır.

Fakat Türk dünyası açısından mesele yalnızca kültürel diplomasi değildir.

Burada söz konusu olan şey, ortak bir medeniyet tasavvurunun yeniden görünür hâle gelmesidir.

Türk dünyası, tarih boyunca farklı devletler kurmuş; farklı siyasi yapılara sahip olmuş; farklı alfabeler kullanmış olabilir.

Ancak bütün bu farklılıkların üzerinde yükselen müşterek bir medeniyet dili vardır.

TÜRKSOY tam da bu dili yaşatmaktadır.

Ortak musikiden halk oyunlarına…

Destanlardan halk hikâyelerine…

Mimariden el sanatlarına…

Şiirden tiyatroya…

Sinemadan akademik çalışmalara kadar uzanan geniş faaliyet ağı, yalnızca etkinlik düzenlemek değildir.

Bu faaliyetler, ortak kimliğin yeniden görünür hâle gelmesini sağlamaktadır.

Otuz Üç Yılın En Büyük Kazanımı: Güven

Uluslararası kuruluşlar yalnızca projelerle değil, oluşturdukları güven iklimiyle değerlidir.

TÜRKSOY bugün Türk dünyasında güven duyulan kurumların başında gelmektedir.

Çünkü hiçbir ülkenin rakibi değildir.

Hiçbir siyasî rekabetin tarafı değildir.

Hiçbir ideolojik ayrışmanın temsilcisi değildir.

Aksine bütün farklılıkları ortak kültürde buluşturan bir anlayışı temsil etmektedir.

Bu sebeple bugün TÜRKSOY denildiğinde akla ilk gelen kavramlardan biri kardeşliktir.

Diğeri ise ortak aidiyettir.

Yeni Dönem: Faaliyetlerin Derinleştiği Bir Süreç

Her kurum zaman içerisinde yeni dönemler yaşar.

Son yıllarda TÜRKSOY’un faaliyet hacminde gözle görülür bir genişleme yaşandığı dikkat çekmektedir.

Özellikle Genel Sekreter Sultan Raev ve Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf döneminde;

* Gençlik Çalışmaları,

* Akademik Faaliyetler,

* Dijital Kültür Projeleri,

* Yazar Buluşmaları,

* Uluslararası Festivaller,

* Üniversite İş Birlikleri,

* Kültürel Miras Programları önemli ölçüde çeşitlenmiştir.

Bu gelişme yalnızca niceliksel değildir.

Faaliyetlerin niteliğinde de belirgin bir yükseliş gözlenmektedir.

Kültür artık sadece geçmişi anlatan bir alan olarak değil; geleceği kuran stratejik bir güç olarak ele alınmaktadır.

Bu yaklaşım, çağımızın ihtiyaçları bakımından son derece önemlidir.

Gençler Üzerinden Geleceğe Yatırım

Bir medeniyetin devamı, genç kuşaklarla kurduğu bağ kadar güçlüdür.

Bu bakımdan son yıllarda gençlere yönelik gerçekleştirilen projeler son derece kıymetlidir.

Kırgızistan’ın Oş şehrinde düzenlenen ilk Türk Dünyası Genç Şairler Festivali bunun en güzel örneklerinden biridir.

Bu buluşma yalnızca şiir okumalarından ibaret değildir.

Aslında burada yapılan;

Türk dünyasının gelecekteki edebî hafızasını birbirine tanıştırmaktır.

Henüz yolun başındaki genç şairlerin birbirlerini tanımaları, ortak kültür üzerinde düşünmeleri ve uzun yıllar sürecek dostluklar kurmaları, gelecekte oluşacak ortak kültür iklimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Benzer şekilde genç ressamlar, kompozisyon yarışmaları, öğrenci projeleri ve kültür programları da aynı vizyonun parçalarıdır.

Bugün gençlere yapılan yatırım, yarının kültürel liderlerine yapılan yatırımdır.

Edebiyatın Birleştirici Gücü

Türk dünyasında siyaset zaman zaman farklı gündemler üretebilir.

Ekonomik öncelikler değişebilir.

Ancak edebiyatın dili değişmez.

Bir şiir bazen uzun diplomatik görüşmelerin başaramadığını başarabilir.

Bir roman bazen yüzlerce resmî metinden daha etkili olabilir.

Bu sebeple TÜRKSOY Yazarlar Birliği’nin kurulması tarihî bir adımdır.

Farklı lehçelerde yazan şair ve yazarların aynı çatı altında buluşması, ortak edebiyat bilincinin güçlenmesine büyük katkı sağlamaktadır.

Türkiye Yazarlar Birliği ile geliştirilen iş birlikleri de bu açıdan son derece anlamlıdır.

Özbekistan’da gerçekleştirilen uluslararası şiir şöleni, imzalanan protokoller ve kurumsal ilişkiler, yalnızca bir etkinlik değil; kalıcı kültürel iş birliklerinin başlangıcı niteliğindedir.

Akademi ile Kültürün Buluşması

Kültür yalnızca sanatla sınırlı değildir.

Onun ilmî boyutu da vardır.

Son dönemde üniversitelerle geliştirilen iş birlikleri bu açıdan ayrıca önem taşımaktadır.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile gerçekleştirilen ortak programlar, tarih, kültür ve medeniyet araştırmalarını akademik zeminde güçlendirmiştir.

Bu yaklaşım, kültürel faaliyetleri bilimsel çalışmalarla destekleyen yeni bir vizyon ortaya koymaktadır.

Kültürün akademik bilgiyle birleşmesi, kalıcılığı artırmaktadır.

Türk Dünyası Kültür Başkenti Projesi

Belki de TÜRKSOY’un en görünür projelerinden biri Türk Dünyası Kültür Başkenti uygulamasıdır.

Her yıl farklı bir şehrin kültür başkenti ilan edilmesi yalnızca sembolik bir tercih değildir.

 

Bu uygulama;

Şehirlerin Uluslararası Görünürlüğünü Artırmakta,

Yerel Kültürü Canlandırmakta,

Sanat Üretimini Teşvik Etmekte,

Turizme Katkı Sunmakta,

Ortak Hafızayı Canlı Tutmaktadır.

Eskişehir’den Şuşa’ya…

Bursa’dan Hive’ye…

Anev’den Andican’a uzanan bu kültür zinciri, Türk dünyasının birbirini yeniden keşfetmesini sağlamaktadır.

Geleceğe Dair Beklentiler

Önümüzdeki yıllarda TÜRKSOY’un faaliyet alanının daha da genişlemesi beklenmektedir.

Özellikle;

* Ortak Dijital Kültür Platformlarının Kurulması,

* Müşterek Akademik Araştırma Merkezlerinin Yaygınlaştırılması,

* Ortak Kültürel Arşivlerin Dijitalleştirilmesi,

* Genç Araştırmacılar İçin Burs Ve Değişim Programlarının Artırılması,

* Ortak Film, Belgesel Ve Yayın Projelerinin Geliştirilmesi,

* Yapay Zekâ Ve Dijital Teknolojiler Aracılığıyla Türk Dünyası Kültürel Mirasının Korunması,

gibi alanlar yeni ufuklar açacaktır.

Artık kültürel iş birliği yalnızca fiziki toplantılarla sınırlı değildir.

Dijital çağ, Türk dünyasının ortak hafızasını çok daha geniş kitlelere ulaştırabilecek yeni imkânlar sunmaktadır.

Bir Kurumu Değil, Bir İdeali Kutlamak

Bugün kutlanan yalnızca bir kuruluş yıl dönümü değildir.

Kutlanan şey;

Ortak Hafızadır.

Ortak Kültürdür.

Ortak Dildir.

Ortak Medeniyettir.

Ve en önemlisi ortak gelecektir.

Otuz üç yıl önce atılan mütevazı bir adımın bugün milyonlarca insanın gönlünde karşılık bulması, kültürün siyasetten çok daha uzun ömürlü olduğunun en güzel göstergesidir.

Kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen bütün genel sekreterleri, kültür bakanlarını, yöneticileri, sanatçıları, akademisyenleri, şairleri, yazarları ve gönül insanlarını şükranla yâd ediyor; bugün görevi büyük bir özveriyle sürdüren Genel Sekreter Sultan Raev, Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ve bütün TÜRKSOY ailesini gönülden tebrik ediyorum.

Dileğimiz odur ki TÜRKSOY, geçmişten aldığı ilhamı geleceğe taşıyan; Türk dünyasının müşterek kültürünü koruyan, geliştiren ve insanlığın ortak mirasına katkı sunan öncü rolünü aynı kararlılıkla sürdürsün.

Birliğimiz daim, kardeşliğimiz kaim, kültürümüz ebedî, medeniyet yürüyüşümüz kutlu olsun.

TÜRKSOY’un 33. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Nice başarılı, bereketli ve ufuk açıcı yıllara…

*TYB Şeref Başkanı, ASBÜ Rektörü

adb71383-4b83-4d25-93c4-11486f427faa.jpg

 

Bu haber toplam 420 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim