Geleceğin güçlü kalemlerini yetiştiren Bilge Yazarlar Grubu’ndan mezun olduktan sonra edebiyat yolculuğuna devam eden Karakurt, ilk eserinin heyecanını TYB Genel Başkanı ile paylaştı.
Ziyaret esnasında genç şair, kitabın oluşum süreci ve şiir anlayışı üzerine Prof. Dr. Kala ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.
Kabulde konuşan TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala, gençlerin edebiyata ve şiire yönelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Eseri dikkatle inceleyen Kala, şu ifadelere yer verdi:
"Genç kuşakların kelimelerle kurduğu bu köprüler, kültür dünyamızın geleceği adına umut vericidir. Bilge Yazarlar Grubu gibi değerli projeden yetişen gençlerimizin böyle kalıcı eserlerle karşımıza çıkması gurur verici. Musa Karakurt kardeşimi bu ilk adımı için tebrik ediyor, 'Kör Kadı'nın okurunun bol olmasını diliyorum."
Genç şair Musa Karakurt ise yazarlık serüveninde kendisine destek olan hocalarına ve eserini kabul ederek kendisini onurlandıran TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala’ya teşekkürlerini iletti.
Ziyaret, Karakurt'un "Kör Kadı" isimli kitabını Prof. Dr. Kala için imzalaması ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Badem
Bademin dalına yuva yapmış kumru
Destan yazıp dururdum, olsam Deli Dumrul
Hayasızı uzak eden ahlakım surdur
Kalemi bırakmaksa ruhumu kurutur
Susuz kalmış toprak gibi çatlamıştır ellerim
Annemin hoş sözleri: Yaz sıcağının yelleri
Bademin dalındayken ilhamım da demlenir
Ömür; odun gibi yanar da savrulur hep külleri
Sükunetim baki kalsın aklımda hep kelime
Gönüller hep yekpareyse hakimimdir dilime
Bugünlerim güzel lakin ben hasretim dünüme
Emeksiz kazananlar iki dünyada sürüne
Düşündüğüm günden beri her olaya yorum
Varsayalım yazmadım, hiç biter mi sorun
Belki de şiirlerden devam eder yolum
Ne olursa olsun ancak, ben de aciz kulum
Her usulde kafiyeyle yordum kâğıdı sahi
Hakk’ın verdiği marifetim olur mu hiç tali
Hitabın yetmişten, yediye doğru bu hali
Hoş kelamın tesiri gülümsetirmiş yâri
Zor değil ki arkadaş, mutlu hayat sürmek
Selamı sakınmayıp samimice gülmek
Menfaate düşmeden rızası için sevmek
Filmin sonunda giyilirken bembeyaz gömlek
**
Vecibe
Kuklalığa soyunmadan olma kulun kulpu
Kurulmaya hazır düzen umutları kurutur
Kundaktaki bebeklerin hürriyetine eziyet;
Kalfa dediğin diktatörse, pek vasıfsız meziyet!
Elzem olan gerçeklere etmez isen itimat
Eskilerden bahsedersem pek hoştur fikriyat!
Pazarlanan kölelere özgürlüktür hediyem
Prangaya karşı akıllara benim vecibem
Birlik olmak gerekirken kitleler hep silinir
Bir bir değil, birdenbire katliamlar dizilir
Bizlereyse “sükuneti koru” emri verilir
Çapsız Dünya’nın çapınıysa hesap etti Biruni
Aslında âlim çoktur, olmasaydı farazi;
Ateşiyle yanar mıydı, aziz Veysel Karani?
Aç olan karınlardan elde et kâr, adi!
Ağlayanların sesini fiziğe yansıtandır Farabi
Batılıdan Batıcıya çuvaldız bu kelam
Batılı sen akil gördün, bak yetimler harap
Batan geminin mallarına sirayet eden merak,
Fatih’in imalatı havan topu müstahak
İnsanoğlu olmuş ise hakikatten uzak,
İstilayı gözleyenlere açılmıştır kucak
İstisnasız soykırımda aranmaz uzlaş
İbn-i Sina Avrupa’ya attırmıştır kulaç
Ne zaman ki bizler olduk biz olmaktan ırak
Namahreme rağbet ettik, yani edepkıran!
Tali görülen ahlak geri gelse, akçe versem
Türkistan çocuğu ne renk sever İbn-i Heysem?
Hesaplanmaz olumsuzsa durum neticesi
Hastalanan akıllarda savaş emaresi
İkram edilen yemeklerde siyanürün tesiri
İnsanlığını puanlamaya Harezmi tecellesi
Kahir eden cahilliğe olur ilim kalkan
Kasalarca giden altına, yalan sakla
Karnı aç çocuğun vatanında, petrol memba
Gözlerdeki katarakta icap eder Ammar
Velhasıl süreç daim olur, zalim güleç
Vakti geldi ayaklan; diren, birleş!
Belinde kurşun izi, bileğinde bandaj;
Barış paktı imzalama, elinde kan var!































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.