Bu da bu işlerin ancak dışardan bir müdahale ile olabileceği kanaatini oluşturuyordu. Oysa bu ülkelerin hepsinde birbirinden etkilenerek, esinlenerek hareketlenmeye hazır çok ciddi sosyolojik koşullar vardı. Bunlar Avrupa’da 1968’de bütün Avrupa’yı etkisi altına alan gelişmelere çok benzer özelliklere sergiliyordu.
Bütün bu süreçleri her zaman baştan itibaren kontrol eden bir gücün varlığını düşünmek çok ayartıcı çünkü çok kolay bir düşünme biçimi ve zihnimizde kök salmış “süper güç” vehimlerimizden besleniyor.
Dünyada gerçekten çok güçlü ve dünyanın bütün gelişmelerini kontrol altına almak isteyen güçlerin olmadığını söylemek elbette safdillik olur. Ancak ne kadar güçlü bir kontrol arzusu olsa da çoğu zaman sosyal hadiseler kontrol dışında gelişir.
Bu büyük güçlerin en büyük marifeti olayları başlatıp istedikleri istikamette sürüklemek değil, çoğu kez başka türlü başlamış olayları kendi kontrollerine alma maharetlerinden gelir.
Arap Baharı, iddialarıyla ve vaat ettikleriyle bu güçlerin hiçbir şekilde önayak olabilecekleri bir süreç değildi. Bilakis süreç onların baştan beri tezgahlamış oldukları sistemi tehdit edecek potansiyeller içeriyordu.
Mevcut dünya düzeni Müslümanların, kendi aralarında Arapların ve Araplarla Türklerin hiçbir şekilde birleşmemelerini temin etmek üzere kurulmuştur. İslam Dünyası’na mevcut düzeni empoze eden şartlar I. Dünya savaşı sonrası oluşmuştur ve halen devam etmektedir. Bugün Ortadoğu’da yaşanan bütün sıkıntılar bu birleşmeye zorlayan doğal sosyolojik gelişmelere karşı uluslararası siyasi düzenin direncinden kaynaklanıyor. Halklar birbirine çekiyor, bütünleşmeyi istiyor, ama arada bu birleşmeye karşı konulmuş gözetleme kuleleri dikkatle çalışıyor.
Arap Baharı çok zorlama müdahalelerle durdurulmayıp başladığı gibi devam etmiş olsa bugün çok daha farklı bir Arap Dünyası, Ortadoğu ve Türkiye ilişkileri olurdu. Arap Baharı’nın durdurulması meselesi tabii ki bazı Arap monarşilerinin basitçe yaşadıkları demokrasi korkusundan ibaret değildir. İslam dünyasındaki demokrasi korkusu sadece Arap monarşilerinde veya bazılarının oligarşilerinde yok, daha büyüğü ABD, İsrail ve Avrupa ülkelerinde var. Çünkü onlar için demokratikleşmiş bir İslam dünyası onların kontrollerinden çıkmış ve Ortadoğu için kendilerince uygun görmüş oldukları düzenin bitmesi demektir.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.