• İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C

Yasin Aktay: Firavunların kendilerini savunma hakkı Musaların önlenemeyen gelişi

Yasin Aktay: Firavunların kendilerini savunma hakkı Musaların önlenemeyen gelişi
İsrail 64 gündür irtikâp ettiği insanlık dışı suçlarında her geçen gün çıtayı daha da yükseltiyor.

İnsanlık dışına çıkışında akla hayale gelmeyecek seviyeler deniyor. Bu da yapılamaz artık denilebilecek her şeyi yapıyor.

Gazze’de doğrudan sivil hedeflere yönelik saldırıları sonucu ölen Gazzelilerin sayısı 20 bin sınırına dayanmış durumda ve bunların büyük çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlı insanlar. Buna mukabil, şu ana kadar kayda değer hiçbir askeri hedefini tutturabilmiş değil. Saldırılarına başladığı günden beri ilan ettiği Hamas’ı bitirme noktasına ancak Gazze’yi içinde yaşayan bütün insanlarla birlikte tamamen bitirirse ulaşabileceğini hesaplıyor.

O hedefe gitmek için gerekli çocuk ölümlerinin sayısının kaç olması gerektiğini insanlar saf saf soradursun. İsrail için “çocuk öldürmek” ile ilgili hiçbir ahlaki-vicdani sınırın veya rezervin kalmamış olduğu anlaşılıyor. Sadece çocuk öldürmekle ilgili değil, yaşlı, kadın, sivil, gazeteci, sağlık çalışanı, yardım görevlisi öldürmeye dair uluslararası toplumda kabul edilmiş hiçbir sınır İsrail’i bağlamıyor. Cüretini aldığı, kendisini sınırsızca şımartan bir ABD ve Avrupa var nasıl olsa.
 
Ahlaki kuralların, çiğnendiğinde bir yaptırımı olmadığında rahatlıkla çiğnenebildiği bir düzenin bütün kuralları, bütün iddiaları, bütün söylemleri sahtedir. İsrail yaşadığımız dünya düzeninin, aydınlanmacı modernizmin bütün kredilerini, değerlerini, sembolik sermayesini Kassam Tugayları karşısında çarçur etmeyi göze alabilecek kadar çaresiz. Batı dünyası da üç yüz yıldır biriktire geldiği laik, aydınlanmacı, rasyonalist, demokratik değerlerin tamamını müflis din bağnazı Siyonizm’e olan borcu karşılığında bozdurmayı göze alacak kadar sefil.
İsrail’in Gazze’de işlediği her insanlık suçunun biraz daha korkuncunu, biraz daha alçağını her geçen gün işlediğini görüyoruz. Hastane, okul, cami, kilise, Pazar yeri bombardımanlarının ilklerine gelen tepkilere karşı kendini bir şekilde savundu ama sonra bu savunmalardan da vazgeçmiş görünüyor. Nasılsa çivi çiviyi söker, bir sonraki daha alçakça suç, önceki bütün suçları hafifleterek unutmaya, üzerinde durulmaz seviyede önemsizleştirmeye yarıyor.
Hastaneleri bombaladığına göre, hava bombardımanıyla sivillerin rastgele öldürülmesinin lafı mı olur? Hastaneleri basıp içinde tedavi görmekte olan kundaktaki bebekleri de öldürdüğüne göre, hava saldırılarıyla hastane bombalamanın lafı mı olur? Kendi uyarısıyla güneye doğru gitmekte olan ambulans konvoylarını da bombalayıp yüzlerce yaralıyı öldürdüğüne göre bunun da lafı mı olur? Böylece iğrençlikte kat ettiği her aşama İsrail için insanlıktan çıkışın sonraki aşaması için de bir vize, hatta bir kazanıma dönüşüyor. 
 
Bu haber toplam 119 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim