• İstanbul 25 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 27 °C
  • Konya 23 °C
  • Sakarya 24 °C
  • Şanlıurfa 27 °C
  • Trabzon 22 °C
  • Gaziantep 26 °C
  • Bolu 21 °C
  • Bursa 24 °C

Yeni Nesil Sorularla Sınavlar ve Türkçe Öğretimi

Yeni Nesil Sorularla Sınavlar ve Türkçe Öğretimi
Kâmil Yeşil

Eğitim sisteminin en büyük sorunlarından biri ölçme ve değerlendirme şeklidir. Bizim sınavlar genelde bilgiyi ölçer. Çok soru kısa cevap tercih edilen bir ölçme şeklidir. “Türkiye’nin başkenti neresidir?” Sorusuna “ankara” demek yeterlidir. Öğretmen sadece bilginin doğruluğuna bakar, imladan puan kırmaz. Kırarsa büyük tartışmalar olur. Veli ve öğrenci, öğretmene  çıkışır: “Sen Türkçe, edebiyat öğretmeni misin ki not kırıyorsun?” Öğretmenlik yıllarımda bu minvalde dilekçe ile notuna itiraz eden, kağıdının yeniden değerlendirilmesini isteyen çok öğrenci ile karşılaştım.

Eğitim sisteminde bütünlük olmadığı, branşlar arasında anlayış ve hedef birliği sağlanamadığı için Türkçe öğretemiyoruz. Oysa imla, konuşma güzelliği, telaffuz, anlatmak bütün dersleri, branşları ilgilendirir. Yani felsefe, tarih, coğrafya, fizik vs derslerinde konu anlatımı kompozisyon kuralları çerçevesinde olmak zorundadır. Özel isimlerin yazımı, telaffuzu, cümlelerin duru, açık, anlatım bozukluğu yapmadan kurulması esastır. Denilecek ki Türkçe, edebiyat dersi dışındaki branş öğretmenleri bu konuda yeterli bilgi ve hassasiyete sahip mi ki onlardan böyle bir titizlik bekleyelim.

Bu itiraza verilecek cevabım yok. Bu konuda öncesinde ne olduysa oldu fakat bundan sonra adres Akademi’dir. Bütün sorumluluğu Milli Eğitim Akademilerine yüklüyorum. Madem eğitim bir bütündür parçalanamaz öyleyse dil ve anlatım bakımından dersler ve öğretmenler birbirini desteklemek ve tamamlamak zorundadır. Sözlü, yazılı, ödev vs öğrencilere yönelik bütün ölçme ve değerlendirme çalışmalarında doğru ve güzel Türkçe esastır. Bilimsellik bunu gerektirir. Konuların işlenişinde zümre öğretmenler nasıl koordinasyon sağlamak amacıyla karar alıyorlarsa bu konuda da iş birliği yapmak gerekir. Yoksa Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli en önemli iddiasında yetersiz kalacaktır ve yine olmadı denilecektir.

Ölçme ve değerlendirme ile ilgili başka bir sorun ders kitapları ve Eba TV’deki soru örneklerinin ‘yeni nesil soru’lardan fersah fersah uzak oluşudur. Bu soruların dili, kuruluşu ile öğrencilerin liselere geçiş, üniversiteye giriş ve kurum sınavlarında muhatap oldukları sorular arasında konu dışında hiçbir ortalık yoktur. Öyleyse ders kitaplarında ve okul sınavlarındaki sorular hem resmi hem uluslararası ölçme ve değerlendirme diline, kurgusuna uymak zorundadır. Bunun yolu da Milli Eğitim Akademilerinde öğretmen adaylarına yeterli eğitimin ve becerinin kazandırılmasından geçiyor. Yeni nesil soru’ları hazırlamak becerisi aday öğretmenlere kazandırılmazsa ne olacağını söyleyeyim.

Öğrenciler ders dışı yardımcı kaynak alır. Öğretmenler Eba TV’deki ve ders kitaplarındaki sorularla ölçme değerlendirme yapar. Böylelikle notlar şişer, sun’i başarı artar fakat resmi sınavlarda fiyasko yaşanır.

Sınavlarda doldurma boşluğuna bir, iki kelime yazmakla, anlatma boşluğuna üç, dört cümlelik “kompozisyon” yazdırmakla Türkçe öğretemeyiz, bilgiyi, beceriyi, kelime hazinesini ölçemeyiz. Anlatma ve telaffuz eğitimi veremeyiz.

Bu bağlamda hatırlatmak isteriz. “Söz Varlığı” tespitinde  Maarif Türkçesi diye bir başlıkta öğrencilerin “saf, geleneksel Türkçe” ile mi yazıp konuşuyorlar yoksa “Ataç Türkçesi” denilen uyduruk Türkçe ile mi konusu da ele alınmalıdır.

Diğer önemli husus şudur : Ayrıntıya girmeden söyleyelim. Konu işleyişlerinde dil, yaklaşım, üslûp, perspektif çatışması olan dersler (öğretmenler, branşlar) arası çatışmaya sebep olmaktadır. Osmanlı Devleti, padişahlar, yaratılış, inkılâplar vs konuları birbirini nakzeder şekilde ele alındığı müddetçe öğrenciler bilgiden ve bilimsellikten şüpheye düşecekler, düşüyorlar da. Bunlar ölçme ve değerlendirmeye konu olduğunda iş daha büyük sorunlara sebep olmaktadır.

Madem Milli Eğitim Akademisi diye bilimsel bir platform kuruldu bu hususların halli de oradan beklenir.

Bu haber toplam 365 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim