• İstanbul 19 °C
  • Ankara 20 °C

Yusuf Alpaslan Özdemir: Günümüz Dergilerine Bir Yolculuk

Yusuf Alpaslan Özdemir: Günümüz Dergilerine  Bir Yolculuk
Dergiler üzerine konuşmak ve yazmak, dergilerin konuşulduğu ortamlarda bulunmak en sevdiğim ve sıkılmayacağım aktivitelerin başında gelir. Kapanan her dergi benim için apayrı bir hüzün kaynağıdır.

 Öte yandan malûmunuz üzere ülkemizde epey bir dergi çıkıyor. Bunlar içinde edebiyat/kültür-sanat dergileri benim asıl ilgi alanım. Bu demek değildir ki kültür sanat harici dergilerle bir ünsiyetim yok.

Bunca dergi arasında hangi edebiyat dergisinin hangi konulara ağırlık verdiği, dergilerin öne çıkan yanlarının neler olduğu gibi sorular ayrı bir önem kazanıyor, çıkan her dergiyi takip edemeyeceğimize göre. Ben bugün dergilerden bu minvalde bahsedeceğim, ama siz yine de her ay hangi dergide hangi dosya konularının gündeme taşındığından haberdar olmayı ihmal etmeyin. Çünkü ilgi alanınıza giren bir konu/eser yahut edebiyatçı bir bakmışsınız takip etmediğiniz bir dergide tüm veçheleriyle ele alınıyor ama haberiniz olmadı.

Büyük ustadan mülhem “hür tefekkürün kalesi” dergilerin her biri ayrı bir sabır, emek, büyük fedakârlıklar gerektirir. Dolayısıyla yazılarımda adı geçen, geçmeyen tüm dergi emekçilerini saygıyla selâmlıyorum.

SABİTFİKİR VE ŞİRAZE

Yeni çıkan kitapları, gündemdeki yazarları; kısacası yayın dünyasını takip etmek adına SabitFikir ve Şiraze ön plâna çıkan dergiler.

SabitFikir’de epey bir kitap tanıtım ve değerlendirme yazısı yer alıyor, yanı sıra belli bir konuda önde gelen kitaplar hakkında özlü bilgi veren bir dosya bulunuyor. Misal, mayıs sayısının öne çıkan dosyası ‘Korku Edebiyatı.’ Dergide yer verilen kitapların seçiminde ideolojik kaygılar gözetilmeden hemen her kesimden yayınevine yer veriliyor. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki: Derginin yayıncısı Turkuaz grubunun çizgisinde olmayan yayınevlerine bir nebze torpil bile geçiliyor diyebiliyorum. Benzer bir durumu örneğin Notos’ta görmenizin imkânı yok.

Sabitfikir’deki yazıların 1-2 sayfayı geçmemesi pek çok konunun ele alınmasını, daha çok kitaptan bahsedilmesini sağlıyor.

İki ayda bir yayınlanan Şiraze dergisi genç bir dergi olmasına rağmen emin adımlarla ve kendini geliştirerek yolculuğunu sürdürüyor. Şiraze de dosyalara ağırlık veren bir yayın ki, bu benim de tasvip ettiğim, daha bir faydalı bulduğum bir tutum. Şiraze’yi bir eleştiri, Sabitfikir’i ise kitap tanıtım dergisi görmek daha doğru olacaktır sanırım.

Şiraze’de Necmettin Turinay hocanın başyazıları, soruşturmalar, soruşturmalarda sık sık karşımıza çıkan Osman Özbahçe imzası ve daha pek çok konu beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Yeni çıkan sayının dosya konusunun ‘Türk Edebî Kanonu’ olduğu, pek çok sayıdaki dosya konusunun da böyle ilginç ve cezbedici mevzulardan müştekil olduğunu söylemek mümkün. Bu hususiyet de Şiraze’nin neden düzenli takip edilmesi zaruri bir dergi olduğunu net bir şekilde izah ediyor.

Bu iki dergiden başka gazetelerin kitap eklerinin de yayın dünyasını takip etme hususunda iyi iş çıkardıklarını; her perşembe Cumhuriyet’in, her ayın 15’inde Yeni Şafak’ın, her ayın ilk cuma günü Dünya gazetesinin bu ekleri ücretsiz olarak okura ulaştırdığını hatırlatayım.

NOTOS

Batı edebiyatını takip etmekte şüphesiz çok fayda var. Ülkemizin dünya edebiyatındaki yerini, artı ve eksilerini, dünyada nelerin okunup, ön plâna çıkarıldığını Notos’tan takip edebilme imkânına sahibiz.

İlk çıktığında öykü dergisiyken bugün ilgi alanı daha geniş bir dergiye evrilen, Semih Gümüş kaptanlığında yoluna emin adımlarla devam eden Notos’un üzerinde durulması gereken en önemli işlevi soruşturma dosyaları. Yeni sayıda 400 civarında uzmanın seçtiği polisiye edebiyatın en iyi kırk kitabı gündeme taşınıyor. Geçmiş dosya konuları da oldukça istifade edilir, ziyadesiyle faydalı; lâkin jüride yer alan isimlerin çoğunun belli dünya görüşüne ve ideolojilere sahip oluşları, karşıdaki pek çok yazar ve kitabın ıskalanması, görmezden gelinmesi önemli bir hata, hatta hatadan ziyade yanlış.

HECE

Az sözle çok şey anlatma sanatı da diyebileceğimiz şiirle aranız iyiyse öncelikle Hece ve Buzdokuz’u takip etmenizde fayda var. Hem ustalara, hem de genç şairlere ve şair adaylarına kapı aralamasıyla Hece adeta bir okul hüviyetinde. Ayrıca bir önceki yılın şiir hasılasını tutması hasebiyle de önemli bir dergi.

Hece’nin hacimli bir dosya olarak verdiği şiir yıllıkları bir gelenekti, aslında. Kitap-lık dergisinin uzun süreler devam ettirdiği yıllık alışkanlığını şimdilerde Kaan Eminoğlu sürdürüyor. Edebiyatist dergisinin şiir yıllığını hazırlayan Eminoğlu biliyorsunuz Türkçe edebiyat ve Türk edebiyatı mevzuu ile ses getirmişti. Tek başına yıllık işini omuzlaması takdire şayan bir emek.

Türkiye Yazarlar Birliği’nin istikrarla yayımlamayı sürdürdüğü ve tüm edebi türlere yer verdiği yıllık da bu konuda adı anılması gereken kıymetli bir çaba.

Tekrar Hece’den devam edeyim… Hece uzunca bir süredir Türkî cumhuriyetlerin şiirlerini de gündeme taşıyor. Mayıs sayısında yaklaşık 40 sayfalık ‘Modern Azerbaycan Şiiri’ var. Depreme şahitlik eden şiirler dosyasının ikinci bölümü de mayıs sayısında. Hece’de hemşehrimiz İbrahim Demirci’nin özlü yazıları, Arif Ay, Nurettin Durman, Cahit Koytak Osman Özbahçe gibi kalburüstü şairlerin şiirleri de göz dolduruyor. Şiir hususunda ufuk açan metinler ve soruşturmalar da oldukça önemli bir yekûn tutuyor.

BUZDOKUZ

İki ayda bir yayınlanan ve genel yayın yönetmenliğini, daha önce Hece’de yöneticilik yapan Hayriye Ünal’ın öncülüğünde çıkan dergi, Murat Üstübal’ın ayrılmasıyla daha iyi oldu kanaatimce. Bir ayağı Almanya’da olan Burak Ş. Çelik, benim favori iki şairim ve poetikacımdan biri olan Atakan Yavuz( diğeri Osman Özbahçe), Hakan Şarkdemir, Hasan Bozdaş, ve diğerleri geleneksel şiirimizin uzağında yeni bir şiire yelken açıyorlar, yeni teknikler deniyorlar. Şiirleri ve nesirleri anlamak için belli bir altyapı yanında alışmak da gerekiyor, lâkin tadını alınca hoşunuza gitmeye başlıyor. Daha çok serbest tarzda, fikre de ağırlık veren bu şiiri yakından tanımakta fayda var. Tek sorun akılda kalabilecek, can evinden vuracak tarzda mısralar…

DİĞERLERİ…

Şiir üzerine Muhit, Varlık, Kitap-lık gibi dergilerde tamamı olmasa da arada iyi şiirler yayınlanabiliyor. Türk Edebiyatı dergisinin mayıs dosyası ‘Günümüz Türk Şiiri’ne ayrılmış ve arşivlik bu dosyayı okumak gerekli. Ek olarak Osman Özbahçe, Arif Ay, Baki Kurtuluş, Haydar Ergülen’in yazı ve şiirleri de mühim.

Edebiyat dışında sinema, resim, müzik gibi kültür sanatın diğer dallarını takip etmek adına daha çok hatta sadece Milliyet Sanat ismini verebilirim.

Hikâye türünde her ne kadar gelişmeden çok yığılma var dense de gerek Adam Öykü ve Hece Öykü ‘de durum ve olay hikâyesinin güzel örekleri sergileniyor. Adam Öykü’yü fantastiğe yakın hikâyeleri ile biliriz.

Türkî cumhuriyetlerin edebiyatlarına Hece dışında Türk Edebiyatı da sıkça sayfa/lar ayırıyor, aklınızın bir köşesinde dursun.

Her sayıda dosya konularına yer veren bir dergimiz de Varlık. Notos kadar olmasa da Batı edebiyatına yer veren sayfalar da var. Edebiyatımızın en köklü ve kadim dergilerinden Varlık, kadrosu ile de takip edilesi bir süreli yayın. Son sayıda baş koltukta ‘Kahve Kültürü ve Sanatı’ okurun ilgisini çekmeye aday. Yeni çıkan kitaplar ve kitapların yazar/şairleriyle yapılan mülâkatlar da okumaya değer bir içeriğin işaret fişekleri. 

Ot ve benzeri dergilere edebiyat dergisi diyebilmek zor. Ot’ta Selçuk Altun’un ‘Kitap için’ notları mühim olsa da bazı lbgt ve uçtaki metinleri dolayısıyla zorlayan bir dergi. Gençlerin tercih ettiği bir içeriğe sahip benzer epey bir yayın var bu noktada.

Yazımı; “Dergiyi Yaşat ki Edebiyat Yaşasın” diye bitireyim. İlginizi çekecek mutlaka bir edebiyat dergisi olacaktır, yeter ki dergi okuyucusu olmaya adım atalım, bunu devam ettirelim…

 

Bu haber toplam 294 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim