• İstanbul 5 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 6 °C
  • Konya -2 °C
  • Sakarya 4 °C
  • Şanlıurfa 6 °C
  • Trabzon 7 °C
  • Gaziantep 1 °C
  • Bolu 0 °C
  • Bursa 3 °C

Yusuf Kaplan'dan: Fütûhât-ı Ramazan: Ramazan medeniyeti şiiri

Yusuf Kaplan'dan: Fütûhât-ı Ramazan: Ramazan medeniyeti şiiri
Ramazan, hangi dinden, inançtan, felsefeden veya dünyadan olursa olsun insanlar başta olmak üzere, bütün varlıkların kendilerini bulabildikleri, kendileri olabildikleri, kendilerini sunabildikleri, birbirleriyle buluşup engin konuşmalara dalabildikleri eş

Böylelikle hem tabiatın keşfedilmemiş kıtalarını, bizzat hava'yı, eşyayı bambaşka bir hâlet-i ruhiye ile soluyarak keşfedebilme imkânına kavuşuyoruz; hem de eşyanın hakîkatini ve insanın kendi hakîkatini -zaaflarını ve erdemlerini- keşfetme sürecini bilfiil yaşıyoruz.

Özetle aç kalmak gibi olağan, sıradan, alelade bir iş'le; tabiatla, kâinât'la, Yaratıcı ile, diğer varlıklarla ve bizzat eşyanın kendisiyle topyekûn olağanüstü, fevkalade bir ilişki kuruyoruz. Ramazanda insan, insan olarak kendisini keşfediyor, dolayısıyla kâinât'la, Yaratıcı'yla, diğer varlıklarla, tabiatla bütünleşerek kendisini aşabilmenin yollarını da fethediyor bizzat. Fethin, bir fütûhât, yani açılma eylemi, kapıların, gönüllerin ve zihinlerin açılması fiili olduğunu düşünecek olursak, insan, Ramazan'da her şeyden önce bizzat kendisini tecrübe ediyor, varoluşunu yaşıyor adım adım, an be ân, aç durarak pür dikkat kesilerek tabiatın sesine: Tabiatı dinliyor... havasını suyunu, rengini, kokusunu, dokusunu başka türlü soluyarak, yaşayarak, tecrübe ederek bütün yönleriyle tabiatı.

Sonuç itibariyle, ramazan bir varoluş mevsimidir; insanın varlığın, hakîkatin, tabiatın ve Tanrı'nın varlığını bizzat tecrübe ederek hissettiği bir oluş mevsimi. Oluş, dinin insanla birlikte hayat bulması sürecidir: Bu, mekke sürecine denk gelir: Bütün varlıkların ve hakîkatin şuuruna erme sürecine gir/diril/en insan tipi inşa edilir bu süreçte. Bu süreçte, insana müdahâle eden ve insanın özümsediği şuur, İlâhî Şuur'dur.

Ramazan aynı zamanda bir varoluş mevsimidir. Varoluş mevsimi, medîne süreci'ne denk gelir: Medine sürecini hayata geçiren şuur, Peygamberî Şuur'dur. Peygamberî Şuur'la, önceden kendilerine her türlü işkence ve hakareti reva gören müşrik, Yahudi ve Hıristiyan topluluklarla her şeye silbaştan başlanıldığını haber veren bir Sözleşme yapılır: Mekke süreci nasıl vücudu / varlığı harekete geçirmişse, dinin hayat olduğu medîne süreci de vicdan'ı harekete geçirir.

Ve nihâyet Ramazan, bir varkılış mevsimidir. Varkılış mevsimi, dinin herkese hayat sunduğu Medeniyet Süreci'ne denk gelir: Medeniyet sürecini hayata geçiren şuur, İlâhî Şuur'la Donanmış, Peygamberî Şuur'la yoğrulmuş Beşerî Şuur'dur. İnsan, Hayat ve Tabiat işte bundan sonra vecd'e gelir, coşar, taşar ve kendini aşar.

İşte şiir budur; ilâhî olan'a kadar açılabilme imkânı sunan şuurun kazandırdığı bir fevkalade söz. Özün sözü'nü, söz'ün özünü özümsediği özlü bir üst-şuur hâli.

Şiarın şuura, şuurun şiire dönüştüğü oluş, varoluş ve varkılış tecrübelerini aynı ânda yaşadığımız; barışı, huzuru, keşfi, fethi, dayanışmayı, kardeşliği ve eşyanın bütün hâllerini idrak ve bu hâllere iştirak edebildiğimiz; insanın kendisini, vicdanı, vecd'i keşfettiği ve fethettiği tek mevsim olan Ramazan medeniyeti mevsimini bihakkın idrak edenlere ve ona iştirak edenlere selâm olsun.

12.08.2011 Yeni Şafak

Bu haber toplam 836 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim