• İstanbul 2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 5 °C
  • Konya 1 °C
  • Sakarya 2 °C
  • Şanlıurfa 8 °C
  • Trabzon 4 °C
  • Gaziantep 6 °C
  • Bolu -5 °C
  • Bursa 1 °C

Yağmur Atsız'dan: Sûriye

Yağmur Atsız'dan: Sûriye
Türkiye’de son derece olumlu gelişmeler yaşanıyor ve günlerdir haklı olarak bunları konuşuyoruz. Öylesine târihî bir geçiş dönemindeyiz ki ne kadar konuşsak azdır bile diyebiliriz.

Washington gerçi lisânını sertleştirerek Esad Rejimi’nin “vazgeçilemez” olmadığını belirtdi ama Sûriye’ye karşı geniş çaplı olacağı muhakkak bir askerî harekâta niyetli görünmüyor. Bu, Amerika için askerî ve buna bağlı olarak mâlî anlamda ağır bir yük demek. Zâten Sûriye’nin geleneksel hâmîsi Rusya ile ilâveten Çin de buna sert bir tepki göstereceklerdir. Almanya’nın Pazartesi Günü için BM Güvenlik Konseyi’ni toplantıya çağırması da bu bakımdan hiçbir pratik mânâ taşımıyor, zîrâ Sûriye aleyhine çıkabilecek her karar tasarısını Çin ve Rusya veto edeceklerdir.

Pekin için Sûriye hem önemlice bir Pazar hem de Akdeniz’e “açılmak” üzere iyi bir kapı. Rusya ise Akdeniz’deki yegâne deniz üssüne Sûriye’nin Tartus Limanı’nda sâhib. Ayrıca bu ülkeye büyük silâh ihrâcâtı var. Brüksel’e gelince

Beşşar Esad ve ayrıca 34 kişi ve kurumun Avrupa’daki mal varlıklarının dondurulması karârı Şam Rejimi’ni pek de etkilemese gerek. Bunun dışında Avrupa’nın elinde başka bir baskı aracı bulunmuyor. Askerî bir harekâta mecâli yok, çünki beş aydır Libya’ya karşı yürütülen üstelik başarısız hava operasyonları, eldeki cebhâne stoklarını da eritmiş durumda. Yenisine ise para bulmak zor.

Bu tablo karşısında Türkiye’nin tutumu daha da bir önem kazanıyor.

Peki ama sarih uyarılar hâricinde Ankara’nın yapabileceği nedir?

Türkiye’nin tabii ki Sûriye’ye karşı bir askerî harekât düzenlemesi bahis konusu olamaz. Türkiye yüzde yüz iyiniyetle davransa bile bu, Arab Âlemi ve daha pek çok ülke tarafından bir “fetih

siyâseti” olarak yorumlanacak, en azından istismâr edilecek ve eski “Osmanlı Heyûlâsı” tekrar sahneye çağırılacakdır. Türkiye’de böyle birşey  düşünebilecek aklı başında politikacı olduğuna ihtimâl vermiyorum.

Sûriyeliler ülkelerine insanca demokratik bir düzen gelsin istiyorlar.

Eğer bu bağlamda Türkiye’den yardım isterlerse bu desteği vermek Türkiye’nin ahlâkî olduğu kadar târihî borcudur da!

Biz 1918’e kadar tek ülkeydik ve ora halkının büyük bölümü bizim sâdece komşularımız değil üstelik akrabâlarımızdır!

Öte yandan henüz ortada böyle bir formasyon ve lider gözükmüyor.

Ama bu belirsizliğin çok da uzun süreceğini sanmıyorum.

03.08.2011 Star

Bu haber toplam 812 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim