• İstanbul 22 °C
  • Ankara 16 °C

Recep Duymaz: Türkçenin Ses Bayrağı

Recep Duymaz: Türkçenin Ses Bayrağı
Edirne, son günlerde adına, konumuna ve tarihine uygun bir şölene ev sahipliği yaptı. Bir kültür ve sanat şölen ile bir şehrin birbirine bu kadar denk ve uygun gelmesi az görülen güzelliklerden biridir.

Bunun sebebi, şölendeki sanat, edebiyat ve estetik hava ile Edirne’nin tarihi, mimarisi ve müziğinin uyum halinde birleşmesidir. Merkezi Ankara’da bulunan Türkiye Yazarlar Birliği’nin düzenlediği Türkçenin 13. Uluslararası Şiir Şöleni, geçen hafta (13 – 16 Kasım 2019) 30 ülkeden 80 şairin katılımıyla şehrimizde gerçekleştirildi. Şölenin, en güzel eseri Edirne’de bulunan Koca Mimar Sinan’ın Aziz Hatırası’na adanması ona ayrı bir güzellik ve derinlik kattı.   

Program, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü’nün ev sahipliğinde Devlet Konservetuvarı Salonu’nda başladı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer’in açış konuşmasından sonra, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Arıcan, şiir okuma programlarında pek alışık olmadığımız şiir ile felsefe arasındaki ilişkiye dokunan bir güzel konuşma yaptı. Türk dili ve edebiyatı, tarihin derinliklerine doğru uzanan köklü ve zengin bir edebiyattır.  Türkler, sözlü edebiyat eserlerinin yanında, sekizinci yüzyıldan itibaren modern zamanlara gelinceye dek sayılamayacak kadar çok sanat eserleri ortaya koymuşlardır.  Onların adlarını, konularını ve içeriklerini edebiyat tarihleri ile sanat tarihlerimizde görmek mümkündür. Ancak kabul etmeliyiz ki onların bir bakıma felsefesi diyebileceğimiz sanat nedir? Edebiyat nedir? Estetik nedir? Bunların birey, aile ve toplum hayatında bir görevi var mıdır? Varsa nedir?...  gibi sanatın kuramsal ve felsefe yönlerini ele alan kitaplarımız azdır. Musa Arıcan’ın konuşması bu tür kuramsal noktaları, bizim dünya görüşümüz açısından ele alan bir konuşmaydı. Çok eskilerden, eski Yunan filozoflarından başladı, konuşmasının sonlarına doğru Farabi, İbni Sina ve diğer köklerimizden kısaca bahsetti.

Türkiye Yazarlar Birliği’nin Onursal Başkanı Mehmet Doğan’ın konuşması da Musa Arıcan’ın anlattıklarının bir bakıma devamı gibiydi.

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Canım, konuşmasında bir bakıma Edirne’nin yüzyıllar boyunca süren şiir macerasını anlattı.

Bu konuşmalardan sonra şairlerin şiirlerini okumalarına geçildi. Türk dünyasının her ülkesinden gelen şair, kendi lehçe, şive ve ağzıyla şiirlerini okudu.

İşte bir örnek:

Beraber olalım!

 

Bozkır, orman ve dağlarda

Geçmişlerde var izimiz.

Kalsak da biz uzaklarda

Değişik olsun yüzümüz

Ortak bizim dilimiz

Beraber olup bir olalım!

 

Ayrılmışı ayı tutar

Bölünmüşü kurt kovalar

Akrabayı unutanlar

Bağrında boşluk duyar,

Var olup beraber olalım!

(…)

Halisya Yangirova, Başkurdistan

 

Program, Gümülcine ve Kırcaali’de devam etti. Oralardaki şölenlere katılamadım. Edirne’deki programlarda dinleyebildiğim ve aralardaki konuşmalardan edindiğim kanaate göre okunan 80 civarında şiir, içerik bakımından kabaca iki kümeye ayrılabilir: 1) Türklerin birbirlerine yakınlaşmasını, dayanışmasını, giderek birleşmesini isteyen şiirler… Halisya Yangirova’nın şiiri buna örnektir. 2) Bireysel duyarlığı öne çıkaran şiirler. Ali Bal’ın okuduğu duygusal metin buna örnektir. İstediğim halde metnini göndermediği için buraya yazamıyorum…

Bu şölenin Türkçe yazan şairleri bir araya getirmek, onların şiirlerini dinlemek amacını aşan, ileriye doğru zorlayan bir yönü daha vardır ki o da bu dünyanın birbirine yakınlaşması düşüncesini, sanatın diliyle gündeme getirmektir. Bu sebeple bu düşünceye ilgi duyan dernek, cemiyet ve sivil toplum kuruluşlarının da ilgi odağı olması beklenen bir çalışmaydı. 

Türkçenin ses bayrağı, geçen hafta üç gün boyunca üç Balkan şehrinde hem biçimi, hem içeriğiyle bütün ihtişamıyla dalgalandı…

Devamı: http://www.gundemedirne.com/detay/4696-turkcenin-ses-bayragi.html?fbclid=IwAR1TJazTcTx5Si5PlqlxIFHIRqMTjKHJesttcrIUbKuA7x0XS8TZAO2TZTk

Bu haber toplam 264 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Selim Tunçbilek: Dağın Yalnızlığı13 Ocak 2020 Pazartesi 15:22
  • Muhammed Hüküm: Ölüsünü Taşıyan Kadınlar11 Ocak 2020 Cumartesi 12:07
  • Meryem Kılıç: Basit Bir Kargaşa10 Ocak 2020 Cuma 10:00
  • Mustafa Uçurum: Göçmen Bir Kırılgan09 Ocak 2020 Perşembe 10:00
  • Mehmet Kurtoğlu: İstanbul08 Ocak 2020 Çarşamba 12:29
  • İsmail Bingöl: Kapılar06 Ocak 2020 Pazartesi 11:05
  • Güllü Karanfil: Gençlere Danışmak04 Ocak 2020 Cumartesi 13:56
  • Ali Bal: Cennet ve Yetim03 Ocak 2020 Cuma 13:17
  • Aykut Nasip Kelebek: Hz. İbrahim'in Milleti02 Ocak 2020 Perşembe 11:00
  • Leyla Şerif Emin: “Üsküp Benim İlham Kaynağım”31 Aralık 2019 Salı 16:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim