• İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C

Ufuk Açmak Ufukta Yürümek

Ufuk Açmak Ufukta Yürümek
24 ülkeden 56 şairin katıldığı Türkçenin 13. Uluslararası Şiir Şöleni Trakya Üniversitesi Konservatuvar Salonunda sona erdi.

Bu şölen (“sempozyum”a ikame yerinde bir tanımlama ile) bundan yüz seneyi biraz mütecaviz bir zamanda yani 20. asrın hemen başında gerçekleşseydi  “24 ülkeden” söz etmeyecektik. Bu şairlerden pek çoğu Osmanlı mülkünde bir şehirden bir şehre  seyahat etmiş olacaklardı. Kırcaali, Kerkük, Gümülcine, Saraybosna, Halep Kosova, Musul  Üsküp birbirini Türkçe selamlayacak, Bakü, Kazan sizin İstanbul merkezli haftalık gazetenizi okuyan uzak komşularınız olacaktı. Elbette zaman pek çok şeyi değiştirmiş olabilir ancak şive farkları da olsa Türkçe konuşmayı Müslümanca  yaşamayı Allah bir nimet olarak bu milletten uzak tutmadı. Ancak bu nimeti elde tutmak için gayret ve zahmet gerektiği şüphesizdi. Sınırlar çizildi, yönetimler değişti, dil ve inanca tasallut tabii bir hal aldı.  Şüphesiz bu sınırlar içinde her bir millet kendi imkânları içinde direndiler pek çok hamiyet sahibi insan ortaya çıktı. Gözler İstanbul’da şairler sözlerini söylediler. İstanbul bu nazara cevap veremedi. Ömrü de vefa etmedi. Ya Ankara tedirgin, yorgun, mesafeli Ankara ne yapabilirdi? Vefakâr Anadolu insanı yarım asır önceden bağrını zulümden kaçanlara açmıştı hiç kapamadı.

Zamanla Ankara kendine geldi elini bu dünyaya uzattı. Giderek çoğalan, çeşitlenen ellerden biri de banisi D.Mehmet Doğan olan Türkiye Yazarlar Birliği’nin eli oldu. Bu el verişin tarihçesini bu şölenin açılışında Doğan şöyle ifade etti; “Bir rüya görmüştük, öyle böyle değil; ulu bir rüya Türkiye Yazarlar Birliği’nin o zaman 40 metre kare olan merkezinde, 30 yıl kadar önce Türkçenin her biri farklı sesler, ahenkler, renkler, işaretler velhasıl güzellikler taşıyan lehçelerinin, şivelerinin, ağızlarının bir kubbe altında toplanıp şiir halinde belirmesi, sınır tanımayan, coğrafyaları aşan bir rüya idi bu.”  

İki senede bir gerçekleşen bu şölen uzun bir araştırmanın, birikimlerin, zamanla gelişen ilişkilerin değerlendirilmesi ve devlet desteği ile yürüyor. Ümid edilir ki başlı başına ünite olmayı hak etmiş bu vasıflı faaliyetin ömrü uzun olsun.

                                                                                                         Fatih Gökdağ

img_8099-1-001.jpg

Bu haber toplam 291 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Selim Tunçbilek: Dağın Yalnızlığı13 Ocak 2020 Pazartesi 15:22
  • Muhammed Hüküm: Ölüsünü Taşıyan Kadınlar11 Ocak 2020 Cumartesi 12:07
  • Meryem Kılıç: Basit Bir Kargaşa10 Ocak 2020 Cuma 10:00
  • Mustafa Uçurum: Göçmen Bir Kırılgan09 Ocak 2020 Perşembe 10:00
  • Mehmet Kurtoğlu: İstanbul08 Ocak 2020 Çarşamba 12:29
  • İsmail Bingöl: Kapılar06 Ocak 2020 Pazartesi 11:05
  • Güllü Karanfil: Gençlere Danışmak04 Ocak 2020 Cumartesi 13:56
  • Ali Bal: Cennet ve Yetim03 Ocak 2020 Cuma 13:17
  • Aykut Nasip Kelebek: Hz. İbrahim'in Milleti02 Ocak 2020 Perşembe 11:00
  • Leyla Şerif Emin: “Üsküp Benim İlham Kaynağım”31 Aralık 2019 Salı 16:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim