• İstanbul 23 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Konya 18 °C
  • Sakarya 23 °C
  • Şanlıurfa 24 °C
  • Trabzon 20 °C
  • Gaziantep 24 °C
  • Bolu 20 °C
  • Bursa 21 °C

Adnan Öksüz: Selahattin Kaya'ya rahmetle...

Adnan Öksüz: Selahattin Kaya'ya rahmetle...

20 yıl İstanbul müftülüğü yapan Selahattin Kaya, geçtiğimiz gün rahmet-i Rahman’a kavuştu.

Mahmut Toptaş Hoca’mız nefis bir yazı kaleme aldı, merhum Selahattin Kaya hakkında. Bir bölümü şöyle yazının;

“… Çiğnemedi, çiğnenmedi, çiğnetmedi.

Zalimin karşısında, mazlumun yanında oldu.

28 Şubat 1997 döneminde İslami hizmetlerde legal veya illegal hiçbir grubun veya kursun İstanbul’da kapatılmasına ve sahiplerinin hapsedilmesine izin vermedi.

“İzin almıyorlardı ki?” demeyin.

Zalimlerin yanında bulunuyor ve gülücüklerinin dozunu biraz daha artırarak, “Onu ve onları bana bırakın” der ve hiçbir kötü işlem yapmadan geçiştirirdi.

Baş başa iken bir örnek verdi, “Filan caminin imamının oradan alınıp başka bir camiye verilmesini Cumhurbaşkanlığı emri olarak bildirildi telefondan.

Ben de, “Gereken yapılacak efendim” dedim, istenileni yapmadığım gibi, o çalışkan, gayretli imamımıza bile haber vermedim ki, hayırlı hizmetlerini aksatmasın diye” demişti.

Kızıl rüzgârların kar ve boranına karşı söğüt dalı gibiydi.

Zalimlerin, haksızların dine karşı şiddetli tavırlarını parlak gözleri ve gülümseyen yüzüyle savmasını çok iyi bilirdi.

Kendisinden değil, başkasından duydum; Beyoğlu müftüsü iken, gayretli, çalışkan imamlarından biri, senelik iznini Hindistan’da geçirmek ister ve gider.

Tebliğ görevi yaparken, tebliğin tadını alınca bir sene oralarda kalıverir.

Bir sene sonra İstanbul’a dönünce sevdiği saydığı müftüsü Selahattin Beyefendi’yi de ziyaret eder.

Başkanlıkta ve tüm müftülüklerde kanunların, genelgelerin, tamimlerin z fıkrasına kadar uygulayarak dünyadan daha geniş hizmet alanını daraltanlar, siz söyleyin bakalım bu adamın durumu nasıl halledilmiştir?

Düşünün…

Tebliğciyle Selahattin Bey, sohbeti kaynatırken kahveleri de içtikten sonra Selahattin Bey, “Göreve ne zaman başlayacaksın?” der.

İmam, “Hocam, ben bir ay gittim, bir sene kaldım; görev mi kaldı ki?” der.

Selahattin Bey, “Sen oralarda tebliğ yapmadın mı?”

- “Yaptım”

- “Eee daha ne? Sen tebliğini yapmışsın, görev yerine gelsin de ha burada ha orada, ne farkı var?” der ve göreve başlatır, on bir aylık maaşını da mutemet ona öder.

Devamı:https://www.milligazete.com.tr/selahattin-kayaya-rahmetle

Bu haber toplam 147 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim