Önce genel çerçeveyi çizelim: Bir. Türkiye ve Azerbaycan bir elmanın iki yarısı gibidir. Dil, din, kültür ortaktır. Temel ulusal meselelerde hassasiyet birdir. Türkiye, dış politikasında Azerbaycan’ın güvenliğini kırmızı çizgi haline getirmiştir. Bakü de zor günlerinde Ankara’nın yanında olmuştur.
İki. Kültürel ve tarihi bağlar ikili ilişkilerin gelişmesi için iyi bir zemin teşkil eder. Ama her şey demek değildir. İyi ve köklü ilişkiler için kültürel ve tarihi bağlar; coğrafya, çıkar ve tehdit algılamasıyla örtüşmelidir.
Üç. Türkiye Azerbaycan’a, Azerbaycan Türkiye’ye çok şey katıyor. Azerbaycan gözünden bakarsak… Rusya ve İran’ın ana aktörler olduğu Kafkasya’da Türkiye güçlü bir denge unsurudur (Bakü, Zengezur Koridoru’na Trump’ı dahil ederek “denge aktörlerini” çeşitlendiriyor.) Azerbaycan altyapısının geliştirilmesini, tecrübe aktarımını, savunma kapasitesini destekler. Petrol ve doğalgazın dünya piyasasına ulaşması için verimli güzergahtır. Türkiye gözünden bakarsak… Azerbaycan Orta Asya’ya açılan kapıdır. Maddi, manevi kara gün dostudur. Başta enerji olmak üzere birçok sektörde güçlü ticari bağları olan müttefiktir.
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/yahya-bostan/ankara-baku-bazi-mulahazalar-4865669































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.