Ancak son günlerde ağırlığı Lübnan tarafına vererek bu ülkenin topraklarına yönelik korkunç saldırılar gerçekleştiriyor. Lübnan’a yönelik saldırılarında da aynen Gazze’de izlediği yöntemi izleyerek soykırım ve yıldırma amaçlı yoğun tahribatlar ve katliamlar gerçekleştiriyor.
Tabii ki siyonist işgalciler Gazze’de olduğu gibi Lübnan’a yönelik saldırılarında da ABD’nin verdiği imkan ve araçlardan yararlanıyorlar. Zaten bu ülkeye bu derece yoğun saldırılar gerçekleştirmesi için yeşil ışık yakanın ve ihtiyaç duyduğu her şeyi tedarik edenin de ABD olduğundan kimsenin şüphesi olmamalı.
Siyonist saldırganların Lübnan’a yönelik saldırıları ve bu ülkede gerçekleştirdiği katliamlar bize şu üç gerçeği bir kez daha hatırlattı:
Birinci olarak: Siyonist tehdit sadece Filistin’e ve Filistin halkına yönelik değildir. Tüm bölge ve bütün İslam dünyası açısından ciddi bir tehlike arz etmektedir. Batı emperyalizmi, İslam dünyasına yönelik baskı, şiddet ve fitne politikalarını uygulamaya geçirmek amacıyla siyonistlere kurdurmuş olduğu gayri meşru işgal rejimini bir uzak karakol olarak kullanmaktadır. Aynı zamanda ona “Büyük İsrail” adında bir hayal göstermiş, bu hayale doğru ilerlemeye çalışması için de sürekli teşvik etmiştir.
Devamı:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-varol/siyonist-vahset-simdi-de-lubnanda-46616.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.