Âilenin düşmanı çok. Onu yıkmak, yok etmek, itibarsızlaştırmak isteyenler mebzul miktarda. Küresel sistem ve onun ulusal uzantıları ne kadar çırpınsa da bu muhkem kaleyi korumak, hepimizin boynunun borcu.
Varoluşumuz, neslimizin devâmı, fıtratımızın korunması, değerlerimizin varlığı âilenin güçlü olmasına bağlı.
Bu yazıda cinsellik ve cinsiyet üzerinden yürütülen bir darbeye değineceğiz.
Haz Peşinde Savruluş
“Hayâtını yaşa, ânı yaşa” temel motto.
Âhiretin, mâneviyâtın yok sayıldığı veya unutturulduğu gençler için bu tercihten başka seçenek sunulmuyor. Tüm yayınlar bu doğrultuda kurgulanmış, içerikler bu amaçla hazırlanmış; çarşı pazar, mağazalar, okullar, hassaten üniversiteler, gencecik bedenlerin sınır tanımadan teşhîr edildiği mekânlar. Kendisini korumak isteyenler neredeyse dışlanmakta, suçlanmakta.
Gençler bu konuda en birinci, etkili ve getirisi olan bir hedef. Duyguların, coşkunun, heyecânın, adrenalinin en yüksek olduğu bu çağda nefs en iyi yoldaş, şeytan en etkili rehber kılınmaya çalışılmaktadır. Ve yaşananlar, gençleri nefsin tüm basamaklarından, hazzın tüm aşamalarından geçirmekte, şeytan; bu yaşananlardan daha da büyük haz almaktadır.
Devamı: https://yenidunyadergisi.com/blog/aileye-kuresel-bir-darbe-cinsiyetsizlik































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.