Ezan düşmanı Sera Kadıgil’den, Marksist TİP’lilere kadar, 12 Eylül öncesinde bunları gördüklerinde sopa ile kovalayan İyi Partililere kadar..
Hatta masanın altından destek veren, PKK’nın savunucusu HDP’lilere kadar..
Hepsi çok mutluydular..
Çok sevinçliydiler..
Öyle bir birliktelik kurmuşlardı ki..
Tayyip Erdoğan’ın, bu birliktelik karşısında ayakta durması mümkün değildi.
Her ne kadar sorgulasak, itiraz etsek de: “Bu kadar zıt görüşler, diyelim seçim kazandınız. Ülkeyi nasıl yöneteceksiniz? Hanginizin dediği olacak? PKK’ya güneydoğuyu verecek misiniz? Yoksa Güneydoğu’da sivil insanları katliama maruz bırakacak kafadakilerin dediği mi olacak? Dindarlar mı söz sahibi olacak, yoksa içinizdeki ezan düşmanları mı? Nasıl bir birliktelik bu!”
Samimi sohbetlerde şöyle aktarıyorlardı ilerde yaşanılacakları:
“Erdoğan’ı bir devirelim, sonra gereğini yaparız.”
Cevaplarının arkasından da, tilkice gülüyordu, her biri.
Ezan düşmanı olan; “yobaz” diye gördüğü Saadetliler için, Gelecek Partililer ve DEVA Partililer için bunu söylüyordu.
Saadet partililer ise; ateistler, marksistler için bunu söylüyordu.
HDP’liler; faşist olarak tanımladıkları İyi Partililer için bunu söylüyorlar, İyi Partililer de, eli kanlı teröristlerin savunucuları diye tanımladıkları HDP’liler için aynı tilkice gülümsemeyi yapıyorlardı..
Neyse ki, Tayyip Erdoğan bu kirli ittifakı çatır çatır ezdi.. Cumhurbaşkanı seçildi..
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ali-karahasanoglu/marks-nerene-batti-pc-ko-daha-devam-edeyim-mi-51636.html?page=5































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.