• İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

“Artık sahte Dil Bayramı kutlamalarından vaz geçme zamanı geldi!”

“Artık sahte Dil Bayramı kutlamalarından vaz geçme zamanı geldi!”
Türkiye Yazarlar Birliği şeref başkanı D. Mehmet Doğan, Türk Dil Kurultayı’nın 88.yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yayınladı.

Doğan, açıklamasında, böyle bir günün “Dil bayramı” olarak kutlanmasının yanlışlığı üzerinde durdu ve Dil Devrimi sürecinde Türkçenin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılması iddiasının ortaya atıldığını, fakat günümüzde dilimizin tam manasıyla yabancı dillerin boyunduruğuna sokulduğunu belirtti.

“Bugün sokakta rastlanan yabancı isimli tabelalar herkesi rahatsız ediyor. Çünkü onları herkes görebiliyor. Günlük dilde kullanılan yabancı kelimeler sürekli artıyor, bundan da şikâyetçiyiz. Oysa, asıl felaket akademik dildedir, ilim dilindedir. Bunun için üniversitelerde hazırlanan tez isimlerini gözden geçirmek yeterlidir.

“Çok boyutlu lineer ve lojistik regrasyonda robust ve sparse tahmin metodlarının zooteknide kullanımı”.

“Yüksek İşlevli Otizm ile Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tanısı Almış Çocukların Dilsel Becerilerinin Bilişsel Gelişimleriyle İlişkisi Üzerine Bir Gözlem.”

İki örnekten birincisi, üniversitelerimizin fen bilimleri alanında yapılan bir tezin başlığı, ikincisi bir dilbilimi tezinin başlığı…Hakikat yoruma gerek bırakmayacak kadar ortada!

Dil bayramının kaçıncı yılındayız? Dil Devrimi savunucularına soruyoruz: Boyunduruğunuzla mutlu musunuz?

Dil Bayramı, yüzyıllarca konuşulan, yazılan, büyük edebiyatçılarımızın şaheserlerini yazdığı dile karşı bir tavırdır. Yûnus Emre’den başlıyarak büyük eserler ortaya koyan şairlerimize yazarlarımıza karşı bir tutumdur.

Türkçemizin altı asrını dolduran Süleyman Çelebi, Fuzulî, Bâkî, Nabî, Nef’i, Nedim, Şelh Galib, Karacaoğlan, Sinan Paşa ve Evliya Çelebi başta olmak üzere klasik dönemin büyük şair ve yazarlarıyla birlikte modernleşme devrinin büyük isimlerine Mehmed Âkif’e, Yahya Kemal’e, Ahmet Haşim’e, Ömer Seyfeddin’e, Necip Fazıl’a, Ahmet Hamdi Tanpınar’a ve yirminci yüzyılımızın diğer büyük edebiyatçılarına saygısızlıktır. 

Bir dilin bayramı o dille yazılan abidevî eserlerle kutlanır. Yûnus Emre ve Fuzulî başta olmak üzere büyük klasik şairlerimizin divanları, mesnevileri, Tazarruname, Seyahatname…gibi eserler kendi dönemlerinde bizim dil bayramımıza vesile olmuştur. Safahat, Kendi Gök Kubbemiz, Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Küçük Ağa gibi şaheserler 20. Yüzyılda köklü Türkçenin bayramlarını bize idrak ettirmiştir.

Dil Devrimi’nin muhtevasına uygun bir şaheser bugüne kadar ortaya konulamamıştır, dolayısıyla bu dilin bayramı da olmaz! Bu sahte bayramlarından vaz geçip, dilimizin bugünkü perişan durumu üzerinde düşünmeli ve köklü medeniyet dilimizin sürdürülmesi için bütün gücümüzle çalışmalıyız.

Bu haber toplam 564 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim