Annemden sık sık duymuşumdur: “Bir evlat kaç yılda meydana geliyor, biliyor musun?” Evet, artık biliyorum. İki evladım var: Bir kız, bir erkek.
Çocukluk, insanın başlangıç noktasıdır, cennettir. Bu yüzden, çocuklardan derin bir nefes alır, “cennet kokuyor” deriz.
Çocuk, evin neşesidir. Gülen yüzümüzdür. Günün tüm yorgunluğu, derdi, tasası ve kederi, onlarla bir araya gelince unutulur. Çocuksuz evler ise meyvesiz ağaçlar gibi daima dertlidir.
Çocuk, ailenin çimentosudur. Eşler arasında geçimsizlik olsa bile, çocukların hatırına, bu sıkıntıya katlanılır. Bilinir ki, aile parçalanırsa, büyük ihtimalle, çocukların düşecekleri yer batakhane ya da kötü niyetli kişilerin kollarıdır! Buna karşılık, sabrın sonu selamettir; her sıkıntının sonu ferahlıktır.
Çocuğa verilen emek, asla ziyan olmaz. “Yaşlanınca ne olacağım” sorusunun cevabı çocuklarımızdadır. Elden ayaktan düşen anne babaya, çocukları bakar. Vatan ve milletin geleceği de onlara emanettir. İşte tam bu sebeple, bütün gücümüzle, çocuklarımızı İslam şemsiyesi altında tutarak yetiştirmek mecburiyetindeyiz.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.