Nereye varmak istiyorum?: Gezi Parkı’na…
Gezi Parkı, cinsel sapkınların, tinercilerin ve uyuşturucu bağımlılarının mekanı haline gelmişti. Ne yalan söyleyeyim, Haydar Ergülen’in Atatürk Kitaplığı’ndaki “Türk Şiirinde Öncü Kitaplar” derslerine giderken, bu parktan çekinerek geçiyordum.
Hatırlayacaksınız, çok değil birkaç yıl önce, bir SAT Komandosu da bu parkta tinerciler tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.
Tüm bu sebeplerle, Gezi Parkı’nın yeniden düzenlenmesi ve Topçu Kışlası’nın inşa edilmesi, bir ihtiyaç haline gelmişti.
Buraya kadar hiçbir sorun yok. Tek sorun, bu düzenlemelerin, halka yeterince izah edilememiş olmasıydı.
İsmail Kara hocamız, “Dostluk ve hukuk, biraz da karşı tarafın hissiyatına ve hassasiyetlerine hürmet etmektir” diyor. Ne var ki, bugün, hem siyaset hem de sosyal medya tüm silahlarını kuşanmış durumda. Kimsenin karşı tarafı anlamak, en azından, dinlemek gibi bir derdi yok.
Keşke dün bizler için söylenen, “meselenin sadece başörtüsü olmadığını anlamalısınız!” sözü, bugün “meselenin sadece ağaç olmadığını anlamalısınız!” haline getirilmeseydi.
Keşke polis, orantısız güç kullanmasa ve stoklar tükeninceye kadar biber gazına ve gaz bombalarına yaslanılmasaydı.
Keşke demokratik talepler, Vandalizm’e kurban edilmeseydi. Milyonlarca liralık yıkım ve onlarca şiddet mağduru meydana getirilmeseydi.
Ne var ki, keşke olmasaydı dediğimiz her şey oldu.
Şurası artık çok net: Gezi Parkı protestolarının hiçbir makul ve temiz tarafı kalmadı. Artık sazı başkaları çalıyor. Bütün “psikolojik harp” taktikleri sırayla devreye alınıyor. Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar, Batı basının “mal bulmuş mağrip misali” olan biteni abartarak manşete taşıması buna alamettir.
Şimdi soru şu: ABD ve Batı, hükümete, aba altından sopa gösteriyor. Bakalım AK Parti, bu sopadan çekinip, hizaya mı gelecek? Yoksa akl-ı selim ile yola devam mı edecek?
Hal böyle iken, CHP ve masumane niyetlerle meydanlara çıkanlar, derin ve karanlık bir hesabın figüranı olduklarını fark etmeliler. Bu noktada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tutumu oldukça önemli ve dikkat çekici. Sayın Bahçeli’nin “Devlet millet çatışması için ellerini ovuşturanlara, tahrike yeltenenlere asla itibar etmeyeceğiz” ve “Taksim’deki hadiseler, neyin olgunlaşması ve kabullendirilmesi hedeflenmiştir?” şeklindeki sözleri, millet iradesine ipotek koymak istenen bir senaryonun prova edildiğini anlamış izlenimi veriyor.
Özetle: Taksim’den Tahrir çıkmaz! Ancak hükümet bu ikazları dikkate almalı. Polis haddini, eylemciler de sınırını bilmeli. Protestoların bu hale gelinmesinde pay sahibi olanların, ister eylemci, isterse kamu görevlisi olsun, gözünün yaşına bakılmamalı. Kamu malına milyonlarca liralık zarar verenler, bunun hesabını da vermeliler.
Ayhan Demir'den: Taksim’de neler oluyor?

İbrahim Tenekeci’nin, Kayıp Zaman İşareti isimli şiirindeki “Yakındı Üsküp ona, çok uzaktı Bomonti / Bir sürü örnek bunun gibi” mısralarından ilhamla: Taksim ve İstiklal Caddesi’ne çok uzağım.
Bu haber toplam 691 defa okunmuştur
- Yorumlar 0
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
SON EKLENEN GALERİLER
Diğer Haberler
Üyelerimizi tanıtıyoruz: Hasan TürkyılmazTürkiye Yazarlar Birliği olarak; kıymetli üyelerimizi okuyucularına ve kamuoyuna tanıtmaya devam ediyoruz. Yazarlarımızın biyografilerini, eserlerini ve edebî yolculuklarını web sitemizdeki "Biyografiler" bölümünden takip edebilirsiniz.
Türkiye-İsrail Gerilimi Suriye’den Doğu Akdeniz’e Yayılıyor: Yeni Bir Bölgesel Çatışma İhtimali mi?Filistin Diplomasi Merkezi- 18:35 - Kant ile Hegel Arasında; Fârâbî’den İbn Rüşd’e, Gazzâlî’den Muhâsibî’ye Bir Din Felsefecisinin Almanya Seyahat Notları
- 14:31 - Elif Sönmez Işık: Osmanlı Şehri
- 11:03 - Özgürlüğü Beklerken… Raşid Gannuşi, Çağdaş İslâmcı Söylem ve Eksik Parçalar
- 10:49 - Yusuf Kaplan: Kültürde iktidar değilseniz, siyasette de iktidar olamazsınız!
- 10:43 - Ömer Lekesiz: Sanat, görme güçlerini kendi hakikatlerine yerleştirmektir
- 10:11 - Mehmet Nezir Gül: İmam Hatip Okulları Tarihi
- 09:54 - Gamescom 2026 Köln’den Dijital Geleceğe Bir Yolculuk
- 15:33 - Dörtyol’da Yaşayan Bir İnsan Hazinesi, Bir Usta, Bir Zanaatkar, Bir Ömür, Bir Ney: Ali Karayanık
- 14:44 - Mustafa Kara: Vefatının 10. Yılında Halil İbrahim İnalcık Hoca İçin
- 14:37 - Prof. Dr. Muhammet Enes Kala İle “Kelimelerden İnsan’a, Hafızadan Geleceğe”
- 13:30 - Tarkan Zengin: Çalışanlardan uyuşturucu madde testi istenebilir mi?
- 12:57 - Ersin Çelik: Dokunulmazlık hissi: Nefrete gülüyorlar
- 12:49 - Yaşar Değirmenci: “Nebevi Ahlak”ı hayatımıza taşıyalım! Yaşayalım yaşatalım! (2)
- 12:47 - Ahmet Varol: Çin Cumhurbaşkanı’nın Mısır ziyareti
- 12:45 - Hüseyin Öztürk: Halep bir Osmanlı şehridir
- 1Kant ile Hegel Arasında; Fârâbî’den İbn Rüşd’e, Gazzâlî’den Muhâsibî’ye Bir Din Felsefecisinin Almanya Seyahat Notları
- 2Gamescom 2026 Köln’den Dijital Geleceğe Bir Yolculuk
- 3Özgürlüğü Beklerken… Raşid Gannuşi, Çağdaş İslâmcı Söylem ve Eksik Parçalar
- 4Yusuf Kaplan: Kültürde iktidar değilseniz, siyasette de iktidar olamazsınız!
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim




























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.