Cemil Meriç, ülkemizin yetiştirdiği en büyük fikir ve üslûp sâhibi yazarlarındandır. Kitapları tekrar tekrar okunup üzerinde tefekkür edilmelidir. Kendi toprağına basarak düşünmeyi ve büyük Türkçeyi öğrenmek için nesillerimizin ona ihtiyâcı kaçınılmazdır. Bugün ondan seçtiğimiz sözlerle düşünce dünyâmızı zenginleştirme ve derinleştirmeyi deneyelim. Yeniden…
*Üç kıt’aya hâkim olmuş bir medeniyetin dünyaya adalet ve kardeşlik dağıtmış bir ülkenin hiçbir zıpçıktı ‘uygarlığı’ taklide ihtiyacı yoktur.
*Kıt’aları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar…
Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeğe başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.”
*Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına:
“Hayır delikanlı”, diye fısıldadılar, “sen bir az-gelişmişsin.” Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişan-ı zişan” gibi gururla benimsedi aydınlarımız.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-talib-celen/cemil-mericle-dusunmek-51489.html?page=2

























Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.