• İstanbul 24 °C
  • Ankara 30 °C

Edibe Sözen: Kültürler her yüzyılda bir yapısal değişime uğradı

Edibe Sözen: Kültürler her yüzyılda bir yapısal değişime uğradı
Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Edibe Sözen, Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkan Yardımcısı Tarkan Zengin’in hazırlayıp yönettiği “kültür sohbetleri” ne katılarak "Medya ve Kültür" konusunda açıklamalarda bulundu.

21.08.2020 tarihinde TYB’nin You Tube sayfasından canlı yayınlanan programda konuşan Sözen, kültürümüzün gelişimi, yaşanan sorunlar ve günümüzdeki durumunu değerlendirirken her dönemin farklı uygulamaları olduğunu ifade etti

 Tanzimat, Cumhuriyet, 1980 sonrası, 28 Şubat dönemlerinde ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmelerle kültürün değişimler yaşadığını ve 2000 li yıllardan sonra ise  normalleşme dönemine geçmiş olarak görüyoruz diye konuştu.

Edibe Sözen sözlerini şöyle sürdürdü: “Tanzimat dönemi tabi ki batılılaşmanın hâkim olduğu imparatorluğun çöküşüne çare arandığı dönemdi, bu dönemde kültür politikaları da diğer politikaların önüne geçmiştir. Çünkü batıda elit kültür, seçilmiş kültür, halk kültürü gibi bir takım ayrımlar üzerinde duruluyordu. Bir önemli etkende batıda I. Dünya Savaşı sonrası dönem, o dönemde toplumsal tahribatların çok yüksek olduğunu görüyoruz ve buna çare olarak özellikle sol düşünce akımları kültür çalışmalarına ağırlık verdi.”

Toplumların restorasyonu için kültürel anlayışın önemine vurgu yapan Sözen, ülkemizde 1950 li yıllardan sonra köyden kente göçlerin egemen olduğunu ve bu göçlerin yeni bir değişim dönüşüm başlattığını belirtti.

1950 li yılların öncesine bakıldığında devletin belirlediği çok ciddi bir kültür politikasının olduğunu ifade eden Edibe Sözen, “Devlet, sanat, demokrasi, kültür bunlar bir zincirin halkaları gibi birbirine o kadar bağlı ki, bu sebeple devletçi yaklaşımların hâkim olduğunu ama 1980 lere gelindiğinde özellikle İslami unsurların çok daha fazla ön plana çıktığını, farklı şehirlerden gelen insanların kendi görüşlerini, kendi yaşama biçimlerini büyükşehirlerde icra ettiklerine şahit oluyoruz. Özellikle kültür politikalarında gösterilen devletçi tutum, çok katı bir tutum. Ancak 1980’ den sonra kamusal alanda bir rahatlamaya gidildiğini fark ediyoruz.”

Kültür alanında dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Edibe Sözen, “ Batıda da değişim çok fazla fakat bu değişimde özellikle elit, seçkinci kültür dediğimiz kültürün bir aydınlanma felsefesi olarak hâkim olduğunu ve halk kültürlerinin arka planda bir görünmez öğe olarak kaldıklarını biliyoruz.  II. Dünya savaşından sonra kültürün cinsiyete, yaşa, ırka, renklere göre değişiklik arz ettiğini hatta kültürün gündelik hayat pratiği olduğunu, 1980 yıllarında yeni sol görüşlerin ağır basan kültürü, aynı zamanda bir pratik tecrübe olduğunun altını çizdiğini şahitlik ediyoruz.” diye konuştu.

Kültür alanındaki bu değişimlerden Türkiye’nin de etkilendiğini, köylerden kentlere başlayan göçlerle, kentlerde yapısal ve demografik bir değişimin yaşandığını belirten Sözen medya ile ilgili olarak da şunları ifade etti.

“ Konumuz medya olduğunda ki medya zaten kültürün bir biçimi kültürün bir formu, kendi başına kendine has bir dünya olmaktan ziyade belli bir kültürün içinden doğmuş, o kültürün özelliklerini temsil eden, Ulusal, yerel ya da evrensel unsurları ihtiva eden bir dünya. Medyalar dünyasının kendi içinde çeşitli unsurları  var. Ama kültürel açıdan bakmak istiyorsak, bir sözlü kültür dönemi var bütün toplumlara has kategoriler aslında, yazılı kültür var, hatta bunu çok ünlü iletişim bilimci diyebileceğim bir filozof Malcolm Marshall Gutenberg “Galaksi” diye ifade ediyor. Yani insanlar sözlü kültür dünyasından başka bir galaksiye göç ettiler. Bu galaksi matbaa ile ortaya çıkan yazılı kültür dünyası. Yazılı kültürden bugün nasibini alamayan bir toplum neredeyse yok gibidir.  Bundan 30 40 yıl önce sözlü kültür üzerinden hareket eden, alışkanlıkları olan aktarımlarını gerçekleştiren kültürler vardı ama bugün artık bu kültürler Gutenberg galakside yaşamaya başladılar. Bu galaksinin ötesinde medyaya hakim olan medya dünyasını görüyoruz. Bugün içerisinde yaşadığımız 21. Yüz yılın başında yaşadığımız dijital kültür dünyası, orada burada da hepimizin içerisinde bulunduğu, online programlar yada mobil teknolojilerle gelişen ve hemen her ülkenin sahip olduğu bir dijital kültür dünyası var ve  yani kültürler her yüzyılda bir yapısal anlamda çok büyük değişimlere uğradılar.” 

Bu haber toplam 313 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim