Asker-sivil-siyasi-işadamıöğrenci- profesör-üniversite-derneklersivil toplum örgütleri ve futbol kulüpleri gibi aktörler bu savaşın içinde çok kez bilmeden bazen de bilerek yer alır. Bu bizim ayak bastığımız toprakların yazılmayan çizilmeyen söylenmeyen gerçeğidir.
EN son yaşadığımız dalgalanma da TEĞMENLERİN KILIÇLI YEMİNİYDİ. Yine bölündük.
Herkes kendi kampından seslendi. İlk tepki MHP lideri Bahçeli'den geldi. "Yeminin gayesi nedir? Buna kim ya da kimler karar vermiştir?
Kanuni yemin dışındaki yeminin üzeri Aziz Atatürk'le örtülmemeli ve gizlenmemelidir" diye çıkıştı. DİKKAT EDERSENİZ KONU ATATÜRK ÜZERİNDEN İLERLİYORDU. SAVUNANLAR DA KARŞI ÇIKANLAR DA BUNUN ALTINI ÖZELLİKLE ÇİZİYORDU. CHP de Özür Özel'den İmamoğlu'na kadar herkes YEMİNİ VE TEĞMENLERİ savundu.
Doğal olarak "ATATÜRK'ÜN ASKERLERİYİZ"e vurgu yapıldı...
Birkaç gün sonra Başkan Erdoğan konuya değindi... İmam Hatipliler Kurultayı'nda konuşan Erdoğan, "Ordumuzun tekrar yıpratılmasına izin vermeyiz. Geçenlerde malum mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlarını çektiler. Kılıçları kime çekiyorsunuz?
Bunlarla ilgili olarak da gerekli bütün araştırmalar yapılıyor. Oradaki birkaç kendini bilmez de temizlenecek... Biz buralara durup dururken gelmedik;
30 kişi olsun, 50 kişi olsun bunların ordumuzun içinde bulunması mümkün değil..." diyerek tavrını gösterdi.
Konu aslında TEĞMENLER'in çok dışındaydı. Yemin ile KILIÇ ile ilgisi de yoktu. Fakat bu da bizim ülkenin GİZLİ KODLARINDANDI.
Kimse meselenin aslına inmezdi.
Kenarından konuşur toplumun net bir fikir sahibi olmasını önlerdi.
Gelin konuya biz daha farklı yaklaşalım...
Devamı: https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergun-diler/guc-dengesi-5941441































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.