Firari aydınlar, derin paradokslar yaşıyor. Başlangıçları din eleştirilerine dayanır. Dini sonuna kadar eleştirerek piyasaya çıktılar. Bu konuda hiç bir sınır da tanımıyorlar. Akılcılık, tarihselcilik ve pozitivizm ideolojilerinden sonuna kadar yararlandılar.
Vahyi bile tarihsel metin olarak gördüler. Hadislere de mevzu gözüyle bakarak, hepsini ret ettiler. Mezheplere de beşeri olgu diyerek saldırdılar. Hz. Muhammedi sıradan bir insana indirgeyerek, resul tarafını yok saydılar. Kuran'ın lafzen ve manen ilahi olduğuna bile itiraz ettiler.
Firari aydınlar, dinin normatif taraflarını sorgulamakla yetinmediler. Aynı zamanda dinin pratiklerini ve dindarları da sorgulayan tutumlar ortaya koyuyorlar. Bütün İslam tarihini isyan ve kanlı tarih olarak görüyorlar. İslam dünyasını her zaman aşağılıyorlar. "Geri kalma sorunu" gözümüze sokuyorlar. Oryantalizmin bütün argüman ve yöntemlerini kullanmaktan çekinmiyorlar.
Modern sosyal teoriye yarım yamalak aşina olan firari zihin, İslam'ın her şeyi bununla hesaba çekiyor. Türkiye'de yaşanan ahlaki erozyonda sadece dindarları odağa alıyor. Derin iktidar çevreleri, kapitalizmin yeni tüketim teknolojileri, Batı egemenliğinin popüler kültürle gelen beğeni ve zevk dayatmalarını görmezden geliyorlar.
Devamı: https://www.star.com.tr/yazar/din-sorgulaniyor-sekuler-otoriterlige-cagriliyor-yazi-1891690/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.