• İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

'Gözlerim Ne Güzeldir Halka Bakınca'

Mahmut BIYIKLI

Üsküdar,  Eyüp ve Fatih. İstanbul’un üç güzidesi üç tarih ve kültür semti. Üçü de asırlardır şairlere ilham seyyahlara ufuk oldular. Her sokağında nice yaşanmışlıklar nice rüyalar barındıran bu semtler, aynı zamanda ecdadın daha dün geçmiş gibi ayak izlerini görebileceğiniz semtler. İstanbul’a eğer “şiir gibi şehir” deniyorsa bunda en büyük pay bu üç şehir güzelinindir. 

Büyük şairimiz Yahya Kemal’in “Üsküdar bir ulu rüyâyı görenler şehri, / Seni gıptayle hatırlar vatanın her şehri” demesi boşuna değildir. “Serviliklerde sükûn, yolda sükûn, evde sükûn. / Bu taraf sanki bu halkıyle ezelden meskûn.” diyerek Fatih ve civarını tasvir etmesi eşsiz güzelliktedir. 

İstanbul’un taşına toprağına âşık olan şiirimizin dev ismi Yahya Kemal, Eyüp’ü cennet bahçesi olarak görmüş ve onun için de şöyle demiştir:  “İslâm cennetinin, yeşil ve rûhânî bir bahçesi olan Fetihten beri, yumuşak bir Türk söyleyişiyle ‘Eyüb’ dediğimiz bu cennet bahçesine, en büyük sadrâzamlardan en fakir mü’minlere kadar kaafîle kaafile ruhlar girdiler. Bütün o kabirlerin aralarından geçtiğim bir gün sahâbî Halid’in yanında fetih askerlerinden birinin burma kavuklu taşına vecidle uzun uzun baktım; tiryakı bir ocak ihtiyarın vücûdunu haber veren o metin taş, ölümün ortasında kavuğu yıkmış, hâlâ fetih rü’yâsını görüyor gibi dalgın duruyordu. Zâten Eyüb, o rü’yânın toprakta mücessem bir devamı değil mi?”

Evet bu üç semtimiz için kaleme alınan o kadar çok kıymetli ifadeler var ki yazmakla bitiremeyiz. Biz hepsini temsilen Beyatlı’nın altın sözleri ile iktifa edelim. 

Edebiyatımızın ve medeniyetimizin daim gündeminde olan bu semtlerimiz referandum sonuçları ile yine gündemde. Ben de referandumu bu üç ilçemizdeki halkın gözüyle değerlendirmek istiyorum

Sürpriz sonuçlarla karşılaşılması şüphesiz herkeste büyük şaşkınlık uyandırdı. Otuz yıla yakındır İstanbul’dayım. Bu otuz yılın neredeyse tamamını üç semtin arasında geçirdim. Benim İstanbul’um, bir anlamda bu üç semtten ibaret. Seçimleri, tercihleri, değişimleri ve dönüşümleriyle kültür faaliyetlerinden manevi hayatına kadar bu havzanın içinde bulundum. Buralarla ilgili yazılan kitapları okuyup haklarında yapılan sempozyumları takip ettim. Eyüp demenin, Fatih demenin, Üsküdar demenin neden İstanbul demek olduğunu çok iyi biliyorum. 

Ecdadın gözbebeği bu semtlerin yanlış politikalarla nasıl mahvedildiğinin acısını bağrımda her daim hissediyorum. Münevver Ayaşlı “Şehre en büyük kötülüğü şehri emanet ettiklerimiz yaptı” der. Yani Şehr-i Eminler. Emanete riayet etmemenin bedeli hepimizce malum. Açmaya gerek yok. Size emanet edilen eğer İstanbul gibi Fatih’in emaneti ise, eğer Eyüp, Fatih, Üsküdar gibi ecdadın ayak basmaya kıyamadığı ve cennet bahçeleri olarak gördüğü kutlu beldelerse sorumluluğunuz daha da büyüktür.

Peki, muhafazakârların kalesi olarak bilinen bu semtlerde neden hezimet yaşandı? Referandum öncesi ve sonrasında buralarda yaptığım gözlemler halkın yerel yöneticilere dair birikmiş kızgınlıkları olduğu yönünde. Seçim günü Fatih’te sandıklara yakın mesafedeydim. Oy sayım işlemi başlamadan sonuçları görmeye başladım. İnsanların Fatih Belediyesi’nden şikâyetleri çoktu. “Hayır”da büyük etki buradan kaynaklandı. Fatih’teki hayırcılara Erdoğan için ne düşündüklerini sorduğumda; sevdiklerini, saydıklarını, yıllarca onun hatırı için yanında olduklarını, ama sabırlarının tükendiğini ifade ettiler. Belediyeyle ilgili hepsinin haklı gerekçeleri vardı. Fatih’te hangi esnafa sorsanız, hangi okumuş yazmışla otursanız sayısız şikâyet dinliyorsunuz. Maalesef o şikâyetler sandığa “hayır” olarak yansıdı. 

Eyüp ve Üsküdar için de değişen çok şey yok. Yerel yöneticiler Erdoğan’ın dişiyle, tırnağıyla burçlara diktiği davaya aynı içtenlikle sahip çıkamadılar maalesef. Eyüp Sultan Camii’nin yakınındaki Erdoğan sevdalısı bir esnafın durum tespiti çok önemli. Belediyelerin yaptıkları hataları sıralayarak durumu şöyle özetledi: “Biz belediyelerdeki başarılarımıza iktidara yürümüş bir hareketiz. Eğer Erdoğan yerel yönetimlerdeki kötü gidişe dur demezse iktidardan düşüşümüz de yine belediyelerin eliyle olacak’’ 

Dün Eyüp Meydanı’nda bir televizyona beyanat verirken etrafımı saran Eyüp sakinleri içlerinde “evet” verenler de dâhil olmak üzere Belediye’yle ilgili o kadar çok sitemde bulundular ki… Yöneticilerin derhal gerekli dersi çıkarmaları gerekiyor. İlk yerel seçimde maalesef bu kaleler kaybedilecek konumda. Kefenini alıp yola çıkan bir lidere yapılacak en büyük ihanet milletin beklentilerini doğru okuyamamak olacaktır. Halkı değil de rantı öncelerseniz, halk sizden desteğini çeker. Erdoğan örneği bütün belediye başkanlarımıza ders olarak okutulmalı hayatı ezberletilmelidir. Tayyip Erdoğan’ın liderlik sırlarının başında halkı kucaklaması, halkı anlaması ve halkı öncelemesi gelmektedir. 

Halkı küstüren, halkı kızdıran yerel yöneticiler siyasi ömürlerini uzatmak için Erdoğan’ın yakın çevresiyle fotoğraf verme gayretine girmekteler. “Halka yakın değilim ama tepeye yakınım” demeye getirerek bir nevi siyasi uyanıklık yapmaktalar. Bu yanlış onları doğruya götürmez. Çünkü Erdoğan’ın başarı yürüyüşünün her karesinde halkla verdiği fotoğraf vardır. Halkın ve haklının yanında durarak muzaffer olmuştur. Siz istediğiniz kadar PR şirketlerine para yatırın, istediğiniz kadar süper ajanlarla çalışın… Halk sizin fotoğrafınızı çok net çekiyor. Halkın karesine girmeye bakın. Onları saf sanmayın, onları aptal yerine koymayın. İsmet Özel  ‘gözlerim ne güzeldir halka bakınca’ der. İyi bilin ki halka bakmak sizi güzelleştirir. Halka inmek sizi yüceleştirir. 

Halk oylaması halkı oyalamayan bir liderin zaferiyle sonuçlandı. Çok şükür mümin mütevekkil milletimizin tercih pusulasına besmeleyle vurduğu evetlerle toplamda bir başarı sağlandı. Ama unutulmaması gerekir ki Üsküdar, Eyüp ve Fatih’i kaybetmek İstanbul’u kaybetmek; İstanbul’u kaybetmek de Türkiye’yi kaybetmek demektir. İnşallah gereken ders çıkarılır. Hatalardan dönülür. Yoksa dönülmez akşamın ufkuna varıldığında her şey için çok geç olabilir.

Bu yazı toplam 812 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim