Ve nihayetinde Lübnan’da. HUSİLER’in durumu biraz farklı ama onların da büsbütün ayakta olduğu söylenemez.
Irak’ta yeni dönem inşa edilirken… Başbakan Sudani’nin, Şii bir siyasetçi olmasına rağmen İran’ın doğrudan etki alanında olduğunu söylemek zor.
Sudani’nin geliştirdiği yeni konsept ile Irak her ne kadar federasyon olsa da yeniden “yekpare” bir ülke olma yolunda ilerliyor. Kalkınma Yolu projesi ve terörle mücadele konusunda Türkiye ile inşa ettiği düzen bunun göstergesi.
Suriye’de ise Esad üzerindeki etkisi devam etmekle birlikte, Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden bu yana her gün İran aleyhine gelişen bir süreç var.
Tam da böyle bir zamanda Hamas’ın bir yıl önce başlattığı operasyon sonrası İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırıma varan saldırıları karşısında sessiz kalan İran, ne Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyinde bir müdahalesine… Ne Suriye’deki güçleri üzerinden Hamas’a bir destek saldırısına girişti.
Ta ki Suriye’nin Başkenti Şam’da 7 üst düzey askerinin İsrail tarafından vurulmasına kadar.
Bu süreçte, “Bir başka ulus için savaşmayacağız” diyen İran yönetimi, kendisine emanet olan İsmail Haniye’nin Tahran’da İsrail tarafından öldürülmesine misilleme olarak dronlarla “sınırlı” bir harekat yaptı.
Hizbullah’ın 10 gün içinde felç eden İsrail’in son olarak liderliği de ortadan kaldırması karşısındaysa İran’ın içi karıştı.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.