1960 darbesi sonrası tarihine baktığımız zaman CHP’de iç mücadeleler hep olmuştur.
Normal şartlarda CHP’de yaşananlar geçmişe bakılarak doğal bulunabilir. Ancak son 15 yıldır yaşananlar bildiğimiz CHP iç mücadelesinin dışında bir durum. CHP’de son 15 yılda yaşanan iç çalkantılar, dış müdahaleler yüzünden oluyor.
2010 yılının Ocak ayında çok ünlü, siyasete burnunu sokmayı seven bir işadamı, Deniz Baykal’ı makamında ziyaret edip, “Çok iyi gidiyorsunuz” diyerek, parti içine yönelik bazı düşüncelerini paylaşmış. Rahmetli Deniz Baykal, söz konusu düşüncelerden hiç hazzetmemiş. Ama olayı bir süre kimseyle paylaşmamış.
Aradan 4,5-5 ay geçmiş, Fetullahçı Terör Örgütü’nün Baykal’a yönelik kumpası ortaya çıkmış ve Türk siyasetinde eşi, emsali görülmemiş bir dizayn gerçekleşmişti. Deniz Baykal istifa etti. Ankara’da bütün gayretler Baykal’ı istifadan vazgeçirme yönünde seyrederken, Kemal Kılıçdaroğlu da aynı kapsamda Baykal’ı ziyaret etmişti. Zinhar genel başkanlığa aday olmayacağını ilan eden Kılıçdaroğlu, bu açıklamasının üzerinden
12 saat geçmeden adaylığını ilan etti.
Ünlü işadamının deyimiyle CHP’de işlerin çok iyi gittiği bir dönemde genel başkan değişikliği oldu. CHP’de beklenmedik siyasi dizayn sonrası Türk siyasetinde yaşanan kutuplaşma, siyasi düşmanlık, nefret söylemi gibi çok ağır tahribatların yanında, başka siyasi partilerde de siyasi dizayn kumpasları kendini göstermeye başladı.
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/huseyin-likoglu/ozeli-fetoye-yedirmeyiz-4640634































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.