“Âlimin ölümü âlemin ölümüdür” denilir. Yazının başlığındaki soru, mevzuumuzun esasını teşkil etmektedir. “Âlim ölünce âlem neden ölür”? Cevap vermeye çalışalım.
Eğer âlimlerimizi öldükten sonra unutur, hatırlamaz; yazdıklarıyla, konuştuklarıyla irtibatımızı kesersek elbet âlem ölür.
Ve ölmüş bir âlemde, hayat emarelerimiz ottan çöpten farklı olmayacağı için çöp üreten bağırsak işçiliğinden farkımız kalmaz. Ve günlük hayat bağırsağa hizmetten geçer.
Bu sebeple mecazi olarak “âlimin ölümü, âlemin ölümünü” hatırlatır. Oysa bizim devlet-millet bütünlüğüne dair kurucu felsefemiz, “Kelime-i Tevhid” kökenlidir.
“Millet-devlet ayrılmaz” temelimizi âlimlerimiz örmüşlerdir. Bir âlimin ölmesi, bu temelin sarsılması ve bir gedik açılması demektir.
14 asırlık İslam muhtevalı medeniyetimizi dünyanın dört bucağından bugüne getiren, taşıyan, yaşatan nice isimleri bilinen, bilinmeyen âlimlerimiz vardır.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/bir-alim-olunce-alem-neden-olur-51287.html































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.