• İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Kâbe’nin Gölgesinden Notlar- 2

Rüstem BUDAK
Kâbe büyük bir insanlık hastahanesi gibidir.Akli- kalbi- nefsani hastalıklara şifa vardır.

1.

Türkiyeli misafirler kendilerini belli ettiriyorlar.

Tavaf alanında koro halinde dua yapıyorlar.

Kadın ve erkeklerde giyim çeşitliliği öne çıkıyor.

Genç kesim artmasına rağmen,

Genelde orta yaşlı veya yaşlı kesim var.

Hediye ticaretini çok seviyorlar.

Duvarlarda sadece Türk turizm firmalarının reklamları var.

Firmalar eşantiyon çantaları ve hediyeleri ile reklam çabalarını artırıyorlar.

Tarikat ve cemaatler sembol giyim ve tarzları ile kendilerini belli ettiriyorlar.

Türk kafileler daha organize şekilde hareket ediyorlar.

Kâbe’de Kur'an değil ezber dualar okumayı seviyorlar.

 

2.

Ak Partililer... İslamcılar... Fethullah Gülen Cemaati... Süleymancılar... Menzil Tarikatı... Saadet Partililer... İsmailağa Tarikatı... İskenderpaşa Tarikatı... Hizbullah- Hüdaparlılar... Nurcular...

Ve diğer tarikat- cemaatler... Belki Türkiye'de bir araya gelmiyor, birbirine beddua ediyorlar,

birbirlerini tehdit görüyorlar.

Ama

Kâbe’de yanyana Tavaf ediyorlar. Birlikte saf tutuyorlar. Birbirleriyle konuşmuyorlar.

Kâbe’deki Buluşma- Tavaf zeminini kullanarak diyaloğa geçmiyorlar.

 

3.

Dünya'da Kadınların en özgür ve haklarına sahip şekilde yaşadıkları tek yer: Kâbe.

Kâbe’de kadın toplumun- geleneklerin ve kapitalizmin tanımladığı gibi cinsiyeti veya Hristiyanlıkta tanımlandığı gibi erkeği günaha götüren cins olarak görülmez- görünmez.

Kâbe’de kadın; Allah'ın- İnsanlığın ve Tarihin huzurunda şahsiyeti ve erkekten ne üstün ne aşağı değil eşit görülür.

Kâbe’de kadın, önyargılardan sıyrılmış halde insanlığın büyük yürüyüşü içinde yerini almıştır.

Ortalama her gün bir kadın cinayetinin yaşandığı Türkiye'de, kadının Kabe'deki değeri göz önüne alınmalı ve duruşu esas alınmalıdır.

 

4.

 

Kâbe büyük bir insanlık hastahanesi gibidir.

Akli- kalbi- nefsani hastalıklara şifa vardır.

 

Türkiye'deki Hastalar- Hastalıklar...

Şeytani hastalık olan milliyetçiliği keşfetmeye çalışan Milliyetçi Kürtler...

Tarihsel tecrübeyi baskı aracına dönüştüren Milliyetçi Türkler...

Gelenekten gelen alışkanlıkları dine dönüştüren Muhafazakar Müslümanlar...

Dinde yenilenme adına irfan ve hikmetten nasiplenmeyen İslamcılar...

İktidardaki- yargıdaki- askerdeki- emniyetteki bürokratlar...

Allah ile aralarına ısrarla aracı koymaya çalışan Tarikatlar...

Gizliliği dine dönüştürüp çeteleşen Fethullah Gülen Teşkilatı...

Bütün insanlara inmiş Kur'an'ı anlamayı ve okutmayı sadece kendilerine hasreden Süleymancılar...

Para- Makam- Güç sahibi olunca ideallerini terk eden Müslümanlar...

Aleviliği Tevhid merkezinde dönüştürmek istemeyen Aleviler...

İnsanları- Mülkü- Gücü sadece belli bir sınıfın elinde olması gerektiğini düşünüp, onun da kendileri olduğunu sanan güç- para kabileleri...

İnsanların dini anlamak ve yaşamak için kendilerine muhtaç olduğunu iddia eden din adamları...

Dini zamana ve zemine göre yorum katan Diyanet İşleri Başkanlığı...

Söylemden eyleme geçemeyen- amelsiz Dindarlar- İlahiyat Hocaları..

Dini atalar dininden ibaret sanan Anadolu'nun halkları...

Allah'ın Kıblesine dönmüş olmayı birlikteliğin temeli saymayan tekfirciler...

İslam'ın mesajını güncellemek adına nefislerinin ve çıkarlarının esiri olup dini özünden- Kabe dışında yeni din- ev inşa etmeye çalışanlar...

Din'in ticarete- siyasete- kültüre dair söyleyeceği bir şeyi olmadığını iddia eden laikler- kemalistler...

Emeğin hakkını bir tek Sosyalistlerin savunabileceğini düşünen Solcular...

Allah'ın yeryüzü işlerine karışmadığını iddia eden laik müslümanlar...

Mülkün sahibinin Allah olduğunu ancak bunu kendilerinin aklı- tecrübesi elde ettiklerini iddia edip paylaşmaya yanaşmayan kapitalist müslümanlar...

 

Kâbe Akıl- Kalp- Nefs Şifa Hastahanesi bizleri bekliyor.

 

Kâbe’ye bu putları yeniden kim dikti?

İslam İnkılabı'nın önderi Hz. Muhammed Mekke'yi fethettiğinde Kâbe’deki Lat, Menat ve Uzza başta olmak üzere yüzlerce putu devirmiş ve temizlemişti.

21. Yüzyılda Müslümanlar tapındıkları Putları Kâbe’ye yeniden yerleştiriyorlar.

Kâbe yine putlarla dolmuş.

Taştan, tahtadan ve helvadan putlar değil bunlar...

İktidar, mülk, mezhep, ideoloji, hocaefendi, nefs, kadın, erkek, şeyh, çıkar, korku, marka, ev, araba, makam, çocuk, giyim, yemek, ekmek, şehvet, cehalet, başarı, mevki, bilgi, iş...

Putlarını Kâbe’ye koymuşlar.

Onları Kâbe’ye özenle yerleştiriyor, ziyaret ediyor ve onlara ibadet ediyorlar.

Ne zamanki Müslümanlar Kâbe’ye yerleştirdikleri putları değil de

Allah'ın evi Kâbe’yi ziyaret ederlerse gerçek değişim- dönüşüm gerçekleşecektir.

Bu yazı toplam 1462 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim