“Hizbullah’ın, masumların arkasına saklanarak ‘kaçınılmaz olan’ yaşandığında sempati kazanmak gibi bir stratejisi var. Ama İsrail bu taktiğe izin vermemeli ve bu taktik bizi caydırmamalı. Sağlam durmalı ve yapacağımız eylemin haklı ve gerekli olduğunu bilmeliyiz.”
“Kaçınılmaz olan” dedikleri, tıpkı Gazze’de ve Batı Şeria’da olduğu gibi sivillerin, kadınların çocukların acımasızca öldürülmesi.
Yazının bu bölümünü, İngilizceden Türkçeye bire bir çevirince böyle bir metin ortaya çıkıyor.
Biraz daha Türkçeye çevirince, Gazze’de, Batı Şeria’da soykırım uygulama anlamında ‘Rüştünü ispat etmiş’ bir orduya, “Rahat olun, Lübnan’da da sivilleri katletmekten imtina etmeyin” diyen bir çağrı metni bu aslına bakarsanız.
“YARALI BİR SERÇEYİ MAALESEF KURTARAMADIK”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın bana göre en çarpıcı bölümü, Gazzeli küçük bir kızın hazin hikayesini anlattığı bölümdü.
Karşısında oturan kalabalık ama çoğunlukla soğuk bakışlara sahip dinleyicilere hitaben şöyle seslendi Erdoğan:
“HİND RECEP, sadece 6 yaşındaydı. Yakınlarıyla güvenli bir yer ararken araçları İsrail güçleri tarafından vuruldu. Dayısı, yengesi, kuzenleri herkes ölmüş, sadece o hayatta kalmıştı. Tam 12 gün boyunca çaresizce kurtarılmayı bekledi. “BENİ ALMAYA GELECEK MİSİNİZ, KORKUYORUM” diyerek bir yardım elinin 12 gün boyunca kendisine uzanmasını bekledi.”
Sonra, devam etti Erdoğan, “Yaralı bir serçeyi maalesef kurtaramadık” diye biten şu sözleri sarf etti:































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.