TYB Genel Merkezi Mehmet Âkif Divanı’nda yapılan etkinlikte, iki ülke arasındaki ilişkiler akademik ve kültürel açıdan ele alınarak değerlendirildi. Ayrıca, Dr. Kemal Yavuz Ataman’ın “Benim Tanıdığım Özbekistan” adlı kitabının tanıtımı ve imza günü de yapıldı.

Prof. Dr. Arıcan: “Tarihimiz ve maneviyatımız Özbekistan’dır”
Programda konuşan TYB Şeref Başkanı ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan, Türkiye Yazarlar Birliği’nin kuruluşundan bu yana Türkistan coğrafyasını ve Özbekistan’ı merkeze alan bir anlayışa sahip olduğunu vurguladı. Anadolu’yu mayalayan gönül erlerinin bu topraklardan geldiğini belirten Arıcan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Devletimizin kuruluş felsefesinde Anadolu’yu mayalayan gönül ehillerimiz hep bu coğrafyadan gelmiştir. Yedi pirin ilki olan Abdulkadir Gücdivani hazretleri Malatya’dan o tarafa giden bir isimdir. Dolayısıyla Anadolu ile Türkistan ve Özbekistan arasında böyle köklü bir gidişli-gelişli ilişki mevcuttur.
Kurucu Şeref Başkanımız D. Mehmet Doğan öncülüğündeki ilk heyetimiz, Sovyetler dağıldıktan sonra zor şartlar altında Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan’a bir aylık gezi yapmıştı. O günden başlayan ve Türk dünyasındaki en uzun soluklu kültürel faaliyetimiz olan Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni 35 yıla ulaştı. Bu program Özbekistan’ın bağımsızlığıyla neredeyse yaşıttır ve sonuncusunu da Özbekistan Yazarlar Birliği ve TÜRKSOY iş birliğiyle Özbekistan’da icra ettik.”

Siyasi gelişmelerden ziyade işin kültür, ilim, fikir, edebiyat ve sanat boyutunu öncelediklerini belirten Arıcan; Buhara, Semerkant, Fergana ve Andican denildiğinde Türkiye’deki herkesin yüreğinde bir hatıra ve hafıza bulunduğunu dile getirdi.
Geçtiğimiz ay Andican’ın Türk Dünyası Kültür Başkenti olması dolayısıyla Fergana Vadisi’ne gerçekleştirdiği ziyaretten izlenimlerini paylaşan Arıcan, El-Fergani ve Ali İbn Sina gibi isimlerin insanlık ve bilim tarihine katkılarına değindi:
“Sadece sosyal bilimciler ve tarihçiler değil; fen bilimleri, tıp ve mühendislik gibi tüm disiplinlerin bu ilişkilere müdahil olması gerekiyor. Batı’ya gittiğimde, David Hume veya Adam Smith okurken bile hep Türkistan ile bağlantı kurarak değerlendirmeye çalıştım. Bilim insanlarımızın ve akademisyenlerimizin yeniden Türkistan ve özellikle Özbekistan coğrafyasına eğilmeleri, miladı buradan başlatarak zihin tazelemesi yapmaları gerektiğine inanıyorum. Frederick Starr’ın Kayıp Aydınlanma eserinde anlattığı muazzam medeniyeti bizim kendi felsefemizle ve gözümüzle yeniden kaleme almamız şart.”
29-31 Ekim tarihlerinde Mergilan’da düzenlenecek Uluslararası Kitap Festivali’ne de katılacaklarını belirten Arıcan, El-Hidaye’nin yazarı Mergînânî’nin Osmanlı hukuk sistemine ve siyaset felsefesine kaynaklık eden bir isim olduğuna dikkat çekti. Arıcan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev tarafından üstün madalyaya layık görülen Dr. Kemal Yavuz Ataman’ı tebrik ederek, iki coğrafya arasında köprü olan şahsiyetlerin çoğalması temennisiyle konuşmasını tamamladı.
Prof. Dr. Kala: “Edebiyat ve sanat Türkistan’ı birleştiren ufuktur”

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammed Enes Kala da yaptığı konuşmada, Özbekistan’ın bağımsızlığının 35. yılını kutlayarak Türk dünyasındaki kültürel bağların önemine dikkat çekti. Tarihte Alişir Nevai ve Yunus Emre’nin Türkçe ile medeniyat inşasındaki rolüne değinen Prof. Dr. Kala, Millî Mücadele döneminde de Süleyman Çolpan ve Mehmet Âkif’in ortak bir ruhu paylaştığını vurguladı.
Edebiyat, kültür ve sanatın ülkeleri kaynaştıran temel bir unsur olduğunu belirten Kala, Türk Devletleri Teşkilatı ile kazanılan siyasi birliğin altının kültürel projelerle doldurulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca konuşmasında Gazze'de yaşanan insanlık dramına da değinen Kala, bölgede kalıcı barışın bir an önce sağlanması temennisinde bulundu.

Başkan Hasanov: İki ülke arasında çocuk edebiyatı köprüsü: "Sevgi kanatlarında"
Marifet ve Maneviyat Merkezi Başkanı Bahtiyar Hasanov ise konuşmasında Türkiye ve Özbekistan arasındaki edebi bağları güçlendirmeyi hedefleyen yeni projelerini tanıttı. "Sevgi Kanatlarında" başlığı altında yürütülen projeyle Türkçe ve Özbekçe olmak üzere iki ayrı cilt halinde çocuk edebiyatı eserlerinin yayımlanacağını duyuran Hasanov; hikaye, şiir, atasözü ve folklorik unsurları içeren bu çalışmayla genç nesillere insani değerleri, sevgiyi ve merhameti aktarmayı amaçladıklarını belirtti.

Özbekistan Büyükelçiliği Müsteşarı Rüstem Narbayev de etkinlikte yaptığı konuşmada, iki ülke halklarının birbirinin kültürünü ve sanatını kendi öz kültürü gibi benimsediğini dile getirerek, devlet desteğinin ötesinde kendiliğinden gelişen bu güçlü bağların memnuniyet verici olduğunu aktardı.
Kapsamlı panel ve kitap tanıtımı
Açış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Muhammet Enes Kala’nın yönettiği panelde, alanında uzman akademisyenler iki ülke ilişkilerini farklı boyutlarıyla ele aldı.

Panelde şu sunumlar gerçekleştirildi:
Dr. Kemal Yavuz Ataman: Yeni Özbekistan’a Bakış ve Benim Tanıdığım Özbekistan, Prof. Dr. Sayyor Tuychiyeva: Halklar Arasındaki Dostluğun ve Kültürel Diyaloğun Aracı Olarak Edebiyat ve Sanat, Dr. Bahtiyar Husanov: Yeni Özbekistan: Reformlar, Yenilenme ve Modern Kalkınma, Doç. Dr. Resul Yalçın: Bağımsızlık Sonrası Gelişmekte Olan Türkiye-Özbekistan İlişkileri ve
Dr. Muhammed Emin Koçak: Özbekistan İstiklalinin 35. Yılında Türkiye’de Timurlu Tarihçiliği.
Programın sonunda Dr. Kemal Yavuz Ataman, kaleme aldığı “Benim Tanıdığım Özbekistan” başlıklı eserini okurları için imzaladı.

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.