Mükevvenâta, yaratılmışlar âlemine, 'âlem-i ezdâd' (zıdlar âlemi) denilmiştir.. Her şey zıddı ile kaimdir.. Ölüm olmasaydı, hayatın mânâsı anlaşılamazdı; zulüm olmasaydı, o zaman da adâletin.. vs. örnekler gibi.. Hilkatin /yaratılışın ilahî kanunu, böyle..
Beşeriyet tarihinde de, hem 'iyi'ler vardır, hem de 'kötü'ler.. Zıddı olmayan, sadece Allah'u Teâlâ'dır, ezelî ve ebedî olan, sadece O'dur.
Hz. Âdem'in çocukları da Haabil ve Kaabil tarafı olmak üzere ikiye ayrılmışlardı ve Kaabil, kardeşi Haabil'i öldürerek dünyadaki ilk cinayeti işledi ve insan kanı yeryüzüne dökülmüş oldu.
Hz. İbrahîm de vardı, Nemrud da..
Firavun da vardı, Hz. Mûsa da.. Herbirisi de dünyamızdan asırlarca önce gittiler. Ama, zihniyetleri, sahip oldukları veya taşıdıkları düşünceler, dünya tasavvurları, hâlâ da dipdiri..
Bu yüzden dünya için, 'imtihan' yeridir, denilir.. Herkes ya kendi akıl ve iradesiyle; ya da, bir takım nefsanî ve şeytanî iğvâ ve ilcâlarla, tercihlerini yapar.. Zıd taraflar da, birbirini zayıflatmak ve bertaraf etmek için gizli-açık bir mücadele içindedir.
'Âteş-i Nemrud'dan korkar mı, İbrahîm olan..'
Devamı: https://www.star.com.tr/yazar/asli-ilkeler-terkedilince-mantik-sefaleti-kacinilmazdir-yazi-1891479/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.