Beyrut’ta basılan 96 sayfalık kitap “Ma’nâ en-Nekbe” (Felaketin Anlamı) adını taşıyordu. Zurayk’ın kullandığı “Nekbe” ibaresi, İsrail’in kuruluşuyla birlikte Filistinlilerin içine sürüklendiği felaketler silsilesinin özel adına dönüşecekti.
Zurayk, güçlü Arap milliyetçisi eğilimlerinin de etkisiyle, yaşananların “özeleştiri” perspektifinden ele alınması gerektiği kanaatindeydi ve şöyle diyordu:
“Yedi Arap ülkesi, Filistin’de Siyonizm’e karşı savaş ilân etti. Ancak onun karşısında mecalsiz kaldı ve topuklarının üzerine geri döndü. Siyonizm’i yok etmek üzere savaşa giren ülkeler, Filistin topraklarının çoğunu -hatta BM’deki paylaşım planında Araplara bırakılan yerlerin bile bir kısmını- İsrail’e terk ederek savaştan çekildiler. Oysa daha önce, Arap ülkelerinin temsilcileri, düzenlenen yüksek düzeyli toplantılarda ateşli nutuklar atarak, Arap ülkelerinin ve halklarının harekete geçeceği uyarısında bulunmuşlardı. Arap Birliği’nin toplantılarında, açıklamalar, resmî görevlilerin ağızlarından bomba gibi dökülmüştü, fakat harekete geçmek kaçınılmaz hale geldiğinde, açılan ateş cılız ve sakindi... Savaş patlak verdiğinde, kamu diplomasimiz, muhayyel zaferlerimizden söz ederek Arap halklarını uyutuyordu. Arapların Filistin’de yenilmesi küçük bir sürçme değil, aksine -kelimenin bütün anlamlarıyla- bir felâkettir. Hatalarımızı kabul ve bu felâketteki sorumluluğumuzu idrak etmek durumundayız.”
Sonraki yıllarda, içinde yaşadığı toplumu çok yakından izleyen bir tarihçi olarak meseleyi irdelemeyi sürdüren Zurayk, 1966’da yeni bir kavram ortaya attı: “İlmu’n-Nekbe” (Felaketin İlmi). Ona göre, Araplar İsrail’le ancak ilim ve bilim temelli bir mücadeleye girerlerse başarı kazanabilecekti. Zurayk, “Araplar, Filistin’deki hedeflerine ulaşmanın çok uzağında” diyordu.
1967’de gerçekleşen Altı Gün Savaşı’yla, İsrail’in Ürdün’den Doğu Kudüs ve Batı Şeria’yı, Mısır’dan Sina Yarımadası’nı, Suriye’den Golan Tepeleri’ni ve Lübnan’dan Şeba Çiftlikleri’ni alması üzerine, Kustantîn Zurayk yeni bir kitap daha yazdı. “Ma’nâ en-Nekbe Muceddeden” (Felaketin Anlamı, Yeniden) adlı 124 sayfalık kitapta, önceki kitabında değindiği hezimet sebeplerinin ayniyle geçerliliğini koruduğunu belirten Zurayk, yenilgiye üç yeni sebep daha ilave ediyordu: İlmî gerileme, Araplar arasındaki ihtilaf ve çekişmeler ve siyasal süreçlere halkın katılımındaki eksiklikler.
Devamı: https://www.yenisafak.com/yazarlar/taha-kilinc/78-yil-sonra-4824439































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.