Birkaç hafta önce sosyal medyada bir video gördüm. Bursa'da bir türbenin restorasyondan sonra yapılan açılışını izleyince ilk fırsatta ziyaret etmek istedim. Bursa'da bir etkinliği bahane ederek gidip ziyaret ettim.
Türbe, Emir Sultan'ın çok yakınında Zeyniler Cami haziresinde olduğu için doğrudan Emir Sultan'a gittim ve imam-hatibi Dr. Mustafa Baki Efe Hoca'dan beni türbeye götürmesini istirham ettim. Türbenin yenilenmesinde büyük emeği olduğunu başkalarından öğrendiğim Mustafa Hoca bana türbenin ihya edilmesinin hikayesini anlattı.
Her şey Bursa müftüsü Yavuz Selim Karabayır'ın Abdüllatif Kudsî Efendi'nin türbesini ziyaret etmek istemesi ile başlıyor. Hoca caminin haziresine gelir ve yolun hemen karşısında kalan türbeye benzeyen yapıyı merak edip içine girer. Girdiğinde ne sanduka ne de türbe olduğuna dair bir işaret vardır. Yerler halı döşenmiştir ve kenarda birkaç rahle bulunmaktadır. Küçük bir Kuran kursuna dönüşmüş halini görünce müftü oranın ne olduğu konusunu Mustafa Baki Hoca'ya açar. Bunun üzerine Mustafa Baki Hoca araştırmalara başlar.
Bursa türbelerinden bahseden ne kadar kitap varsa hepsini gözden geçiren Mustafa Hoca, türbede sadece Abdüllatif Kudsî'nin (ö. 1452) değil onunla birlikte kendisinde sonra postnişîn olan dört şeyhin de orada medfun olduğunu tespit eder. Şeyh Tâcüddin İbrahim Karamanî (ö. 1467) ve Şeyh Hacı Halife b. Vefa Abdullah Kastamonî (ö. 1489), Şeyh Muhyiddin Mehmed Boluvî (ö. 1494) ve Şeyh Mustafa Safiyüddin Mustafa Efendi'nin (ö. 1513) mezarları da buradadır.
Sühreverdiyye'nin bir kolu olan Zeyniyye'yi Anadolu'ya getirmiş olan Abdüllatif Kudsî Efendi'nin tekkesi de Anadolu'daki ilk Zeyniyye tekkesidir. Maalesef bir asır geçmeden Zeyniyye diğer tarikatler içinde erir. Zeynîlerin en meşhur şeyhi bugün İstanbul'da bir semte adını veren Vefâ Sultan'dır.
Devamı:https://www.fikriyat.com/yazarlar/ismail-gulec/2026/05/02/vefa-sultanin-seyhinin-turbesinin-oykusu































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.