Bu büyük afet, sadece şehirlerimizi yıkmakla kalmamış; her birimizin ruhunda, edebiyatımızda ve toplumsal hafızamızda derin izler bırakmıştır.
Türkiye Yazarlar Birliği olarak inanıyoruz ki; şehirler sadece taştan ve betondan ibaret değildir. Şehirler, içinde barındırdığı hikâyelerle, kütüphanelerle, camilerle ve insan ruhuyla yaşar. Yitirdiğimiz canlarımızın aziz hatırasını yaşatmak, yıkılan kültürel mirasımızı yeniden ayağa kaldırmak ve bu büyük acıyı bir 'hikmetli sabra' dönüştürmek biz kalem erbabının en büyük sorumluluğudur.
Yıkılan sadece binalar değil, kadim bir medeniyetin birikimidir. Memleketim Hatay’dan Adıyaman’a, Kahramanmaraş’tan Malatya’ya kadar her bir yerleşim yerini ruhuyla birlikte ihya etmek boynumuzun borcudur. Hamdolsun ki; devletimiz ve vatandaşlarımız el ele vererek yaraları sardı, sarmaya da devam ediyor.
Bu vesileyle depremde şehit olan tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; geride kalanlara metanet ve selamet diliyorum.
Rabbim bir daha milletimize ve tüm insanlığa böyle acılar yaşatmasın. Kalemimizle, fikrimizle ve dualarımızla her daim depremzede kardeşlerimizin yanındayız."































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.