Vatan cüda değilim, fakat firakıyla
muhacirâne gezer ağlarım öz diyarımda
....
Bu diyarın, hani sahipleri dersin, cinler,
Hani sahipleri der, karşıki dağdan bu sefer.
Milli şairimizi kendi vatanında muhacirâne bir ruh haline sokan gelişmeler çok kısa bir süre içinde yaşanmıştı. Neticede 1925’te peşine takılan hafiyelerin ruh dünyasında yarattığı müthiş daralmadan çıkabilmek için 11 yıl sürecek bir memleket hasretine katlanmak üzere Mısır’a gidecekti. Oysa bizzat kendisi daha birkaç sene önce bu millete hediye ettiği İstiklal Marşı’na “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen Alsancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak!” vaadiyle başlamıştı.
Yurdunun üstünde tüten ocaklar elbette sönmemişti, sönmeyecekti ama her nasılsa bu vaadi yapabilen şair bu vatanda muhacirane bir hale düşmüş oluyordu.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.