İmparatorluk mirasımızı reddedemeyiz. Osmanlı, iç ve dış politikada yaptığı vahîm hatalar sonucu, cumhuriyeti kurarak sona erdi. Türk dünyası ile ve dış Türkler’le ilgilenmemek, zaten Atatürk zihniyetinin karşısına geçmektir. “Biz kimseye karışmayız, kimse de bize karışmasın” miskinlik telkin eden, gelişmeyi engelleyen bir tutumdur.
Batı ile iş birliğimize gelince, demokrasinin yanında ve içinde bulunmamızdan tabii bir şey olamaz. NATO üyesi ve AB adayıyız. Sovyetçilik, Maoculuk, Kastroculuk oyunu Türkiye’mizi kana buladı ve 1980 uğursuz darbesine maruz bıraktı. Avrupa devleti sıfatımızı vurgulayacak bir dış politika izleyeceğiz. Bugün İstanbul, Avrupa kıt’asının en büyük şehridir. Londra, Paris, Moskova’yı geçti. Bulunduğumuz coğrafyayı inkâr edecek de değiliz. Demokrasi ile yönetilen tek Müslüman devletiz. Sayıları 60’ı bulan Müslüman ülkelerle elbette bağlantılarımızı perçinleyeceğiz.
Bugünkü dış politikanın nesi yanlış? Kılıçdaroğlu, Baas felsefesinin Türk düşmanlığına dayalı olduğunu bilmiyor mu? Irak için yaptığımız hatayı Suriye için tekrarlamayacağız. Miskin dış politikamız bizi, Lüksemburg’dan 1 milyon dolar borç isteyen çizgiye düşürmüştü. Bugünkü dış politikamız dünyaya açılmıştır ve başarı yolundadır.
15.08.2011 Türkiye































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.