Bu konuya tekrar değineceğim. Ama önce Meclis’ten iki tabloyu dikkatinize sunmak istiyorum.
Mahmud Abbas’ın konuştuğu Filistin konulu oturum her yönüyle tarihiydi. ABD Kongresi’nde soykırımcı katil Netanyahu ayakta alkışlanırken, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gazze’deki şehitlerin sesi oldu. İktidarı ve muhalefetiyle Meclis’te muhteşem bir tablo vardı.
Aynı Meclis, 24 saat sonra ise tanınmaz haldeydi. Sanki bir gün önce mazlumların sesi olan Meclis gitmiş, kavgalı bir Meclis gelmişti. Meclis’te kan aktı. Meclis’in saygınlığına, mehabetine yakışmadı.
BEKLENTİ OLUŞTURDU
Anayasa Mahkemesi’nin kararından sonra muhalefet, Can Atalay Meclis’e davet edilip yemin edip milletvekilliği görevine başlayacak diye bir hava oluşturdu. Hatta Can Atalay’ın hangi gün Meclis’te yemin edeceğine dair haberler yapıldı.
Meclis’in Can Atalay konusunda olağanüstü toplanacağı 16 Ağustos günü geldi, çattı.
Önce o günün sabahına gidelim.
ABDULLAH GÜLER’İN AÇIKLAMASI
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler basın toplantısı düzenledi. Anayasa Mahkemesi kararının muhatabının Meclis değil yargı olduğunu anlattı. Mahkûmiyet hükmü mahkemeler tarafından kaldırılmadan hiçbir işlem yapılamayacağını açıkladı.































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.