• İstanbul 30 °C
  • Ankara 28 °C

Adnan Karaismailoğlu: TYB İle Geçmişi Hatırlamak, Bugünü İzlemek

Adnan Karaismailoğlu: TYB İle Geçmişi Hatırlamak, Bugünü İzlemek
Kuruluşunun 45. Yılı dolayısıyla; ülkemizin önemli 45 edebiyatçısı Türkiye Yazarlar Birliği’ne dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Kitap olarak da yayımlanan metinleri sırasıyla yayınlıyoruz.

*********

Türkiye’de ideolojik ayrışma ve yarışma, hatırladığım 1970’li yıllarda bugünkü partilerin siyasi rekabetinden daha keskin ve gençler arasında ölümcüldü. Komünizme karşı duyarlılık, muhafazakar ve milliyetçilerin temsil ettiği halk nezdinde çok yüksekti. Leninci, Maocu, Tirancı gençlerin köylere kadar uzanan sesi çok yükseliyor, tepkiler de o denli büyüyordu. Yirmili yaşlara yaklaşan gençler de ister istemez taraflardan birinde yer alıyordu. Niçin ve neden soruları makul cevaplar bulmuyordu.

Yine bu yıllarda toplumda dini hizmetlerin yaygınlaşması için içten içe yaşanan heyecanlar ve yapılan çalışmalar giderek artıyordu. Özellikle İmam Hatip okullarının çoğalması ve öğrenci sayılarının artması için yurt sathında yardım toplama faaliyetleri, köylülerin buğday, çay ve fındık gibi mahsullerinden yardımda bulunma hikayeleri göz yaşartıcı samimiyetle sürdürülüyordu.

Şehir merkezlerinde konferanslar, konuşmalar ve vaazlar takip ediliyor, gazete ve dergiler farklı bir heyecanla okunuyordu. Ancak daha sabırlı ve kararlı babalar ve dedeler sakinliği, merhameti ve ilim tahsilini gençlere ısrarla hatırlatıyorlardı. Trabzon gibi taşra şehirlerde kulaklar Ankara’ya ve ajanslara, gözler ise İstanbul’dan yayılan neşriyata dikkat kesiliyordu.

Hareket ve Diriliş yıllarıydı âdeta:

“Aksiyon: Fikri işe tahvil etmektir. Her an aksiyon.”

“Türk, Müslüman olduktan sonra Türk’tür.”

Her evde neredeyse bir kitaplık vardı, kitap okunurdu. Bir öğretmenin evindeki yüzlerce kitap arasından o günü yansıtanlara örnek şunlar olabilir: Gazâlî’nin “İhyâu ulûmi’d-dîn” kitabının tercümesi, altı cilt “Mesnevî” tercümesi, Seyyid Kutub’un Kur’ân tefsiri “Fî Zılâli’l-Kur’ân”ı, Sezai Karakoç’un “Yunus Emre”si, “Hareket” dergileri, Mehmet Doğan’dan “Batılılaşma İhaneti”.

1975-1979 öğrencilik ve 1980-1990 Atatürk Üniversite’sinde öğretim elemanlığı yıllarında Ankara ve İstanbul, uzaktan izleniyor, ancak fırsat ve imkan bulununca ulaşılabilen şehirler oluyordu.

Yıl 1994 yılında Türkiye Yazarlar Birliğinin Konya şubesinin kuruluş çalışmalarına katılanlardan biri, yukarıdaki manzaranın ve hissiyatın etkisi altındadır.  Gereklidir, zaruridir denilerek işlemler tamamlandı ve bu satırların yazarı TYB üyesi olmuş oldu böylece. 1997 yılından itibaren TYB Genel Merkezi ile temaslarım yoğunlaştı ve çeşitli faaliyetlerde yer almaya başladım. Çünkü artık çalıştığım kurum Kırıkkale Üniversitesi ve ikametim Kırıkkale’ydi. Gönül beraberliğine mekan yakınlığı da eklenince çok sayıda faaliyette yer alma fırsatı doğdu. Bu arada yönetim ve denetim kurullarında yer yer bulundum.

Değerli araştırmacı, yazar ve bilim adamlarıyla özellikle Mehmet Âkif, Yahya Kemal, Şehriyar ve Nurettin Topçu’yu anma toplantı ve sempozyumlarında görev almış olmayı, bir imkan ve lütuf olarak gördüm daima. Türkiye Yazarlar Birliğinin zaman zaman düzenlediği istişare toplantıları hatırda kalan önemli beraberliklerdendir. Her yıl Ramazan ayında düzenlenen geniş katılımlı iftarlar ve uzun sohbetler dayanışmanın güzel örnekleri olarak hatırlardadır.

TYB Genel Merkezi, “Mesnevî Okumaları” ile Ankara’da inşallah on yıllarca devam edecek bir zemin oluşturduğunda beraberliğimiz bambaşka bir değer kazandı. Okumalara değerli ağabeylerimiz Nazif Öztürk’ün teklifi ve D. Mehmet Doğan ile dostlarının tasvipleriyle 4 Eylül 2000 Pazartesi günü Milli Müdafaa Caddesi’ndeki apartmanda başlandı. Yapılan davetle bu okumalara galiba açılıştan üç dört ay kadar sonra yer almaya başladım ve bugüne kadar ara vermeden devam etmek nasip oldu. Okumaları yürüten hocaların sayısı bazı yıllarda altıya kadar çıkarken, üçe kadar düştüğü de oldu. Bu oturumlarda Mesnevî-i Şerîf’in altı defteri/kitabı bütün beyitleriyle 18 yılda okunup açıklandı. Kapanış töreni 24 Nisan 2017 tarihinde Ankara Palas’ta düzenlendi. Yoğun talepler üzerine okumalara Mesnevî’nin ilk beyitleriyle 8 Ekim 2018 günü tekrar başlandı ve 2023 yılı başlarında 3. deftere ulaşıldı.

Her yıl Eylül ayının ilk Pazartesi günü 18.30’da başlayan okumalar, Haziran ayının son Pazartesi günü sona erecek şekilde sürdürüldü. 24 yıla uzanan okumalarda dönüşümlü olarak yıllar içinde görev alanlar, şu isimlerden oluştu: Dr. Halil İbrahim Sarıoğlu, Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu, Prof. Dr. Mustafa Aşkar, Prof. Dr. Mehmet Akkuş, Prof. Dr. Ali Yılmaz, Prof. Dr. Zülfikar Güngör, Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Prof. Dr. Derya Örs, Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu, Doç. Dr. Yakup Şafak ve Dr. Öğr. Üyesi Fahrettin Coşguner.

Mesnevî Okumaları, bir zamanlar faaliyette olan Birlik Radyo’da, yanılmıyorsan bir hafta gecikmeyle iki yıl boyunca yayımlandı. Dört beş yıldır ise TYB YouTube kanalında bu okumalar yayımlanmaktadır. Okumalar pandemi döneminde de kesintiye uğramadan kayda alınarak aynı şekilde sürdürüldü.

TYB’de kitap okuyup açıklama geleneği ilk olarak Safahat okumalarıyla başlamış olmasına rağmen Mesnevî Okumaları en düzenli ve en uzun soluklu bir faaliyet oldu. Bu faaliyeti düşünüp uygulamaya sokan 2000 yılındaki TYB yetkilileri, yıllarca okumaları takip edenler ve hocalar, Türkiye’de böylece ciddi ve en uzun soluklu bir faaliyetin mimarı sayılmalıdır. Unutulmamalıdır, 28 Şubat sürecinde kırılan gönüller ve tahsil hayatlarını yarıda bırakan hanım kızlar için ilave anlamı vardı bu okumaların.

Okumalara katılıp dinleyenlerden aslında uzunca bir bahis açmak gerekir. Okumalar ciddiyetle başlayıp, tamamlandığı için karşılıklı hürmet ve dualar dışında maalesef takipçilerin kimlik bilgileri hatırlarda ve kayıtlarda yer almadı. Sadece merhum Sacit Safi ve Ferhat Koç beyefendileri ve değerli Dr. Nazif Öztürk ve İbrahim Ulvi Yavuz beyleri, hepsi adına anmış ve teşekkürlerimizi sunmuş olalım.

Yüz yüze yapılan Mesnevî okumaları ilk dönemlerde yoğun ilgi görmekte, bazen salon dinleyicilere kafi gelmemekteydi. Sümer 1 Sokak’taki TYB Genel Merkezi açıldığında salon büyüdü, daha çok dinleyici için fırsat oluştu. Hemen pandemi öncesi, pandemi ayları ve sonrasında dinleyici sayısı maalesef çok azaldı. Farklı sebepleri olduğu aşikardır. Ancak yine de benzeri beraberliklerin yüz yüze devam etmesi hususunda her çevrenin ilgisi ve desteği olmalı ve destekler artmalıdır.

TYB’nin bazı şehirlerdeki şubeleriyle oluşturduğu beraberlik ve dayanışmaların çok örnekleri vardır. İçinde yer aldığım ilave bazı faaliyetlerin başlangıcında TYB’nin varlığının çok özel bir yeri vardır. 2003 yılında Kırıkkale’den Ankara’ya taşınınca TYB’nin salonu, mutfağı ve odaları, kapalı olduğu Pazar günlerinde iki ders için hizmete açıldı ve şahsımda unutulmaz hatıralara yol açtı. Önce Erzurum ve sonra Konya’da görev yaparken manevi bağ kurduğum bu yapı ve anlayışın mekanı, bizim dersliğimiz oldu. 2003-2004 öğretim yılında yüksek lisans veya doktora aşamasında bulunan 10 kadar genç arkadaşla her Pazar burada buluştuk. Sonraki öğretim yılında ise “Şeyhi, Fuzûlî ve Bâkî ile Osmanlı Türkçesi” ve “Mevlânâ ile Farsça” derslerini Pazar günlerinde sürdürdük. Bu dersler 20 Eylül gibi başlıyor ve 30 Mayıs gibi sona eriyordu ve galiba beş yıl kadar bu mekanda devam etti. Katılım herkese açık ve ücretsizdi. Beyit ezberlemekle başlayan derslerde kısa zamanda ilerleme kaydediliyor, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetine pencere açılıyordu. Öğrenen ve öğretenin bir istirahat gününde öğrenme amaçlı bir araya gelişi verimli sonuçlar doğuruyordu.

28 Şubat darbesinin verdiği tedirginlikler, hükümetteki değişikliğe rağmen devam ediyordu. Derse katılanlardan bazıları adlarını farklı söylüyor, bazıları mesleklerini gizli tutuyordu. “Hocam, kusura bakmazsanız gerçek adımızı ve okuduğumuz okulu söylemeyelim.” diyerek gizlilik içinde izin isteyen Polis Kolejinden ve askeri okullardan öğrenciler oluyordu. Dersler tamamlandığında bir beyefendinin, “Sayın Hocam! Ben aslında albayım. Size söylemedim. Kusura bakmayın.” özrünü hatırımda muhafaza ediyorum. Yine bir Pazar günü ders esnasında zil çalınca kapıyı açtığımda resmi kıyafetli bir yüzbaşıyla karşılaştım. Şaşırdım, ürktüm. Şahsın hemen, “Hocam! Benim, öğrencinizim. Bugün görevim vardı, kıyafetimi çıkaramadan geldim, kusuruma bakmayın.” ifadeleri de zihnimde bu yıllara sarkan bir hatıraya dönüştü.

Mesnevî Okumaları ve Pazar günlerindeki dersler, yakın dostluklara ve verimli çalışmalara yol açtı. 2004 yılının Aralık ayında TYB’nin kurucularından olan değerli hemşerim, ağabeyim İsmail Hacıfettahoğlu’nun Kocatepe Camii yakınındaki bürosunda Mevlânâ Araştırmaları Derneği’ni konuyla ilgili dostlarımla birlikte resmen kurup bu büroyu adres olarak gösterdik. 2006 Ocak ayında Menekşe 2 Sokakta bir yer kiralamamıza rağmen Pazar günkü dersler, 2008 yılı yaz aylarına kadar TYB’de devam etti. Mesnevî Okumalarının mekanı her zaman zaten TYB idi.

TYB Anadolu ruhunun diri tutulduğu bir merkez olarak Hz. Mevlânâ’nın 800. Doğum Yıldönümünde çok anlamlı iki büyük program düzenledi. İlki 23-27 Mart 2007 günlerindeki “Halep Uluslararası Mevlânâ Günleri”, ikincisiyse 3-5 Mayıs 2007 tarihleri arasındaki "Gelibolu'da Mevlânâ Günleri” idi. Düzenleyenler arasında bulunmama rağmen Halep’teki Mevlânâ günlerine katılamadım. Zira 28 Şubat’ın izleri üniversitelerde hâlâ devam ediyordu ve rektörlük izin talebime olumsuz cevap vermişti.

Özellikle 1997 yılından itibaren yüz yüze temasta ve birlikte bulunduğum TYB’li ağabeyler, dostlar ve bu vesileyle tanıştığımız sevgili gençler adı konamayacak kadar çoktur. “Toplulukta rahmet vardır.” Birliğin ve bereketin devamı, duamızdır.

TYB’yi kuranlar, ayakta tutanlar ve himaye edenler, bu satırlarda anlatılan güzelliklerin ve bu vesilelerle yapılan duaların sahipleridir. Onlardan gözünü bu dünyaya yumanlara rahmet, emanetini taşıyanlara afiyetler niyaz ediyorum.

 

 

Bu haber toplam 237 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim