• İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

Ahmet Doğan İlbey: Memleketimize puşt memleketi dedirtmeyiz

Ahmet Doğan İlbey: Memleketimize puşt memleketi dedirtmeyiz
Başıma gelen bir hâdiseyi yazıya dökmek âdetim değil. Herkese duyurup övünç payı çıkarmak gibi bir görgüsüzlüğümüz de yok.

Fakat bu hâdise şahsî bir mesele değil, Müslüman Türk milletinin izzet ve şerefini ilgilendirdiği için paylaşmak ihtiyacı hissettim ve milletimiz bahsedeceğim içtimaî tehlikenin ne boyutta olduğunu bilsin, istedim. 8 Şubat 2021 tarihinde YeniSöz’de yazdığım “İnsanlığın Yüzkarası LBGT’liler Avrupa’ya Tehcir Edilmeli” başlıklı yazımızı Samsun Akasyam Haber sitesi iktibas ederek yayınlamıştı. Adı geçen yazımızdan dolayı Ankara merkezli “Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği” Akasyam Haber sitesi Yayın Müdürü ve hakkımda “Nefret söylemi” suçundan Samsun Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak TCK’nın 216/2 hükmü uyarınca “kamu davası” açmıştı. Neticede Başsavcılık “Kovuşturmaya yer olmadığı” kararını verdi. Böylesine şenâet ve necâset arz eden bir dâvanın lehimize neticelenmesinden dolayı Türk devlet ve milletinin haysiyeti nâmına sevindik. Hâdisenin ibretlik yüzünü göstermek için LBGT savunucusu Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneğinin Samsun Başsavcılığına verdiği İddianamesinden birkaç bölümü nakletmek istiyorum:  “Müşteki: Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği Vekili: Av. Kerem Dikmen  Adresi: UETS Adresi mevcuttur   Şüpheliler: 1. Ahmet DOĞAN İLBEY

  2. Recep YAZGAN- İmtiyaz Sahibi/Yayın Yönetmeni   Adresi: Kale mah.- Gaziler- Subaşı Meydanı, Gelişen İşhanı, No:10,Kat: 3/ İlkadım /SAMSUN   Konu: Şüpheliler hakkında kamu davası açılma istemi  Açıklamalar:1-Müvekkil Ankara Dernekler kütüğüne kayıtlı dernektir. Resmi kısa adı Kaos GL’dir. LBGTİ+hakları alanında çalışmaktadır. Yani lezbiyen, gey, biseksüel, trans, intertseks kişilerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa maruz kalmaması için araştırmalar yapan ve dayanışma gösteren kişi haklarını savunan dernektir. (Faaliyet belgesinin düzeltilmeli hali ektedir. İstenilmesi halinde dernek yönetim kurulu bilgisi ayrıca paylaşılacaktır)  2-Şikayete konu yayın sahipleri ise ‘Akasyam Haber’ isimli Websitesininin yayımcısı ve köşe yazarıdır.  3-1 No’lu Şüpheli: 08.02. 2021 tarihinde yayımlanan yazısında nefret söylemi içeren ifadelerde bulunmuştur. Adı geçen yazının bir kopyası işbu dilekçe ekinde yer almaktadır. Başlığı ‘İnsanlığın Yüzkarası LBGT’liler Avrupa’ya Tehcir Edilmeli’ olan yazıda geçen ifadeler şu şekildedir:

 -Türkiye’deki LBGT dernekleri güm geçtikçe semiriyor, şımarıyor ve sapıklıklarını propaganda ediyorlar.                                                                        

-Batı’nın birçok kuruluş ve elçilikleri Lut kavminin sapık dölleri LBGT’liler özel Fon ayırıp faaliyetlerinin hızı nisbetinde para aktarıyorlar.                                       

  -Utanç verici bu sapıkların bir diğer destekçileri de Kaos GL Kaos Gey ve Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği’dir.                                           

 -LBGT denilen sapık Lut kavminin 21. Asırdaki İblisleri nasıl cirit atabilirler?              

-Lut kavminin sapıkları                                                                                                           

-İnsanlıktan çıkmış hayvan-ı natık ve sapık bu yaratıklar zuhur ediş merkezi olan Avrupa’ya tehcir edilmeli.                                                                              

 -LBGT’li sapıkları                                                                                                                

 6-Şüpheli yazarın ve anonim yazarın ifadeleri bir bütün olarak nefret söylemidir. Türkiye Cumhuriyetinin üyesi olduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 97(20) Sayılı Tavsiye Kararı’nda bu kavram şu şekilde tanımlanmaktadır. ‘Nefret söylemi’ kavramı ırkçı nefreti, yabancı düşmanlığı, Yahudi düşmanlığı veya azınlıkları, göçmenleri kapsamaktadır. Şikayet konusu yazı nefret söylemidir. LBGT+lara ve özel olarak müvekkile dönük şiddet çağrısı içermektedir. Hakaret içeren bu söylemler aynı zamanda halkın belirli kesimini teşkil eden LBGTİ+lara dönük aşağılayıcı sözlerdir. Tehcir edilme çağrısı bir toplumsal azınlık olduğu varsayılan LBGTİ+lara dönük sürgün, giderek gruba dönük soykırım çağrısı olarak nitelenebilecektir. Bu nedenle çağrının etkisi soykırım çağrısına denktir. Bu ifade ayrıca müvekkilin şeref ve itibarını zedelemeye dönüktür. Toplumun bir kesimini müvekkile karşı nefret duymaya yönlendirmektedir. Müvekkil şeref ve itibarına üçüncü kişilerden yönelen nefret söylemi içeren bu saldırganlığa karşı ceza hukuku mekanizmalarının işletilmesini talep etmekte ve Türkiye Cumhuriyetinin bu konudaki pozitif yükümlülüklerine dikkat çekmektedir. Şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yetecek ölçüde delil mevcuttur. Şüphelilerin eylemlerine diğer TCK hükümlerinin yanı sıra TCK 216/2 hükmü uyarınca cezalandırılmalıdır.           

 SONUÇ VE İSTEM: Şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep ederiz. 19.02.2021”                                                                                                                

Kamu dâvası açılan yazımızın hülâsası şöyleydi:               

  İslâmî terbiyede zikredilmesi hoş karşılanmayan necis bir mevzuda yazmak mecburiyetinde kaldığımız için aziz okuyucularımız fakîri affetsinler. Mesele Müslüman Türk milletinin izzet ve ahlâk meselesi olunca, büyük bir tehlikeyi yazmaktan kendimizi alıkoyamadık. Açık Toplum Vakfı’nın alenen destek verdiği Türkiye’deki LBGT dernekleri gün geçtikçe semiriyor ve sapıklıklarını yaymaya çalışıyorlar. Batı’nın birçok kuruluşları LBGT’lilere özel Fon ayırıp faaliyetlerinin hızı nisbetinde para aktarıyorlar. Sapık Lut kavminin sulbünü devam ettiren LBGT’lilere Batı’nın alenen destek verdiği bilinmeyen bir hâdise değil. “Türkiyedeki-lgbti-örgütleri-icin-fon-rehberi” sitesindeki faaliyet bültenlerini dehşete düşmeden ve tiksintiye kapılmadan okumak mümkün değil. Liberalizmin yâni Batılılaşma ihânetinin sonuçlarından biri olan utanç verici bu sapık derneklerin yüz kızartıcı faaliyetlerinin gün geçtikçe korkunç bir hal aldığı ortada. İnsanlıktan çıkmış bu sapık yaratıklar zuhur ediş merkezi olan Avrupa’ya tehcir edilmeli…                                                                                  

  Puşt memleketi denilmekten ar ederiz                              

 İslâm’ın bayraktarı Türklerin harim-i ismetinde LBGT denilen sapık Lut kavminin 21. asırdaki iblisleri nasıl cirit atabilirler? Şenâet dolu faaliyetlerini kendi sitelerinde duyurmalarındaki cüret nereden geliyor? Aynı adı taşıyan internet sitesinde LBGT’lilerin şenî faaliyetlerini nasıl duyuracaklarına dair taktik verilmektedir. Yüz kızartıcı bu faaliyetler Müslüman Türk ülkesinde cereyan ediyor. LBGT sitesinin utanç verici aşağıdaki faaliyet raporundan haberdar olması gereken Türk devletinin izzetli sesini duymak istiyoruz: “Türkiye’de faaliyet gösteren LGBTİ+ Örgütlerine, Dünyada ve Türkiye’de LGBTİ alanına fon veren, destekleyen kaynakları bir araya toplamak için hazırlanmıştır. Amacı, değişen sivil toplum yapısı, fon öncelikleri ve kurumları listelemek ve LGBTİ hareketinin güçlenmesine, çeşitlenmesine katkıda bulunmaktır. Rehberde coğrafi önceliklerinde Türkiye bulunan, LGBTİ alanına ilgili kurumlar alfabetik olarak listelenmiştir. Sürekli takip açısından sosyal medya hesapları ve web sitelerine yer verilmiştir. Kurumlarla tek tek iletişime geçilerek, güncel başvuru yolları ve iletişim kanalları teyit edilmiştir. Kurumların daha önce destek verdiği LGBTİ+ alanında projeler her kurum için belirtilmiştir. Bu bilginin örgütler için başvuru aşamasında bir fikir oluşturacağını düşünmekteyiz. Bu bilgilere kurumların şeffaflık ilkeleri dâhilinde kamusal olarak ulaşılmıştır. Kurumların internet sitelerinden güncel bilgilere ulaşmak bu kaynaklara yönelirken tercih edilmesi gereken en güvenli yoldur. İnternet sitesindeki bilgilerin güncel olmaması durumda, kurumların iletişim için verilmiş e-posta adreslerinden güncel bilgiler talep edilebilir.”

Utanç verici bu faaliyetler durdurulmalı                                         

  Adı geçen geçen derneğin sitesinde gün gün verilen faaliyet raporundan hülâsa ettiğimiz bir bölüm de şöyle: “2005 ve 2006 yılında LBGT derneklerinin tüzel kişilik kazanması sonrasında hızlanan süreçte ise birçok üniversitede açık bir şekilde faaliyet gösteren LGBT dayanışma dernekleri kurulmuştur. 2010'lu yıllarda ise sol ve sosyalistler tarafından kurulan veya desteklen LGBT dayanışma örgütlerinin getirdiği çeşitlilik ve ardından HDP, CHP gibi önemli bâzı siyasal partilerin LGBT haklarına açık destek vermeleri Türkiye'de eşcinsel hareketinin önünün iyice açıldığının bir göstergesi olarak kabul görmektedir. İnternet'in ve gelişen sosyal iletişimin olanaklarının da katkıları sayesinde amaçları ve nitelikleri birbirinden farklı farklı onlarca LGBT dayanışma oluşumu günümüzde etkin bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Açık Toplum Vakfı, Türkiye’de öncelikli olarak açık toplum ilkeleri doğrultusundaki projelere mali destek vermenin yanı sıra çalışmalar yaptığı alanlarda yayınlar da çıkartmaktadır. Öncelikli alanlar: AB-Türkiye üyelik süreci, reform, kadın hakları, LGBTI+,eğitim, bölgesel farklılıkların giderilmesi, sivil toplumun güçlenmesi ve medya. Başvuru hakkında: proje teklifleri, Sivil Toplum Kuruluşları, üniversiteler ve kâr amacı gütmeyen özel şirketler gibi tüzel kişiliğe sahip kurumlar tarafından sunulabilir.” Şimdide Lut kavminin sapık dölleri LBGT’lilere destek veren sitelerden biri olan www.turkeygay.net › sitesinin faaliyet raporunu lâhavle çekerek okuyalım:   “Türkiye LGBT+ Dayanışması Tarihinin Kısa Özeti                                                  

1993 - Lambda Istanbul kuruldu.
1994 - Ankara'da Kaos GL kuruldu.
1996 - Üniversiteli, Eşcinseller arası dayanışma ağı LEGATO kuruldu.
2001 - İzmir'de Siyah Pembe Üçgen kuruldu.
2003 - İstanbul'da ilk kez bir onur yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşe yaklaşık 30 kişi katıldı.
2005 - Kaos GL derneği tüzel kişilik kazandı.
2006 - Lambda İstanbul derneği tüzel kişilik kazandı
2006 - Ankara'da ilk kez onur yürüyüşü düzenlendi.
2006 - Ankara'da Trans Dayanışma örgütü Pembe Hayat kuruldu
2009 - Siyah Pembe Üçgen tüzel kişilik kazandı.
2011 -İstanbul'da o güne kadarki en büyük onur yürüyüşü yaklaşık 10.000 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Bu aynı zamanda Güneydoğu Avrupa'da düzenlenen en büyük LGBT onur yürüyüşü olmuştur. CHP, HDP gibi partilerden temsilciler de yürüyüşe destek vermiştir.
2013 - İstanbul Onur Yürüyüşü, Gezi Parkı olayları'nın da etkileri”                       

 LBGT dernekleri üniversitelerde faaliyette…                 

  Amerika ve Avrupa merkezli Açık Toplum Vakfı tarafından destelenen LBGT’li sapıklar üniversitelerden başlamışlar utanç verici sapıklıklarını yaymaya. Ve hızla yayıldıklarını propaganda ediyorlar. Türkiye sapıklarca işgal ediliyor. Devlet nerede? İnsanlığın yüzkarası bu necis varlıkların aşağıdaki beyanları depremlerden ve virüslerden daha vahim bir tehlikenin ayak sesleridir: “1990'ların ortalarından itibaren ‘Sappho'nun Kızları’ ve ‘Venüs'ün Kızkardeşleri’ gibi kendilerine özgü birliktelikler yaratma yoluna giderler. Yine Lambda İstanbul’un ortaya çıktığı döneme yakın bir zaman diliminde 1994 yılından beri ciddi bir aksaklığa uğramadan istikrarlı bir biçimde Türkiye'nin ilk gay-lezbiyen dergisi çeşitli organizasyonlarda, mitinglerde, üniversitelerde yazılı ve görsel araçlarla topluma ulaşmaya, eşcinsellerin sesini duyurmaya çalışıyor. Bunun yanında 2001 1 Mayıs'ında ilk defa kendi pankartıyla, kendi grup kimliğiyle alana çıkmıştır. Bu bir ilktir. Türkiyeli eşcinseller kamusal alanda ilk defa kendilerini ortaya koymuşlardır. Bu sevindirici gelişme Lambda İstanbul'un da 2002 ve 2003 1 Mayıs'ında alana çıkmasına yol açar. Son yıllarda Ankara, İstanbul dışında diğer illerde de eşcinsel örgütlenmeler ortaya çıkmaya başlamıştır. 2001 yılında İzmir'de ‘Pembe Üçgen’ oluşumu kurulmuştur. Ardından LGBT oluşumları Türkiye'nin her yanına dağılmaya ve çeşitlenmeye başlamış Antalya, Mersin, Adana, Diyarbakır gibi diğer küçük şehirlerde bir araya gelen çeşitli grupların yanı sıra ‘Anadolu Ayıları’ gibi eşcinsel kimliğini kadınsılıktan ayırmaya ve yeni bir gay kimliği yaratmaya çalışan çeşitli gruplar da ortaya çıkmaya başlamıştır.”                                                                                                                    

  İnsan haklarıymış, özgürlükmüş! İnsanlığın fıtratını yozlaştırmak insan haklarına girer mi? Türkiye’nin Müslüman kimliğine zül getiren utanç verici bu zümre ıslahhânelerde tedavi edilmeli, kabul etmezlerse sapıklıklarını sürdürebilecekleri Avrupa’ya tehcir edilmeli.(ilbeyali@hotmail.com)

 

 

 

 

Bu haber toplam 480 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim