Tamı tamına 50 yıl önce Necip Fazıl, Ayasofya konulu hitabetine şöyle başlamıştı: “Yalnız manayı anlasak, yalnız onu yerine getirebilsek Ayasofya’nın kapıları sabır taşı gibi çatlar!”
Ayasofya davası onun için ve hitap ettiği Türk gençliği için önemliydi. Hep irticali olarak konuşan şairler sultanı, 29 Aralık 1965 günü yaptığı konuşmayı bilerek yazıya dökmüş, ‘nazik bir konu’ olarak tanımladığı Ayasofya meselesini destansı bir üslupla kalabalık bir gençlik grubuna karşı Milli Türk Talebe Birliği’nde yapmıştı.
Alkışlarla sık sık kesilen bu solmaz ve pörsümez konuşmayı Fatih Gençlik Vakfı’nın internet sitesinde kendi sesinden dinleyebilirsiniz. “Yemen’den Viyana’ya, Fas’tan Kafkasya’ya kadar 10 milyon kilometrekarelik bir zemin üzerine” yayılan, “şiltesi üç kıtayı kaplayan” devi cüceleştirdiklerini vurgulayan Necip Fazıl, o konuşmasında bozulma ve çürümenin Tanzimat Fermanı ile başladığını vurgulamıştı.
***
Milli Türk Talebe Birliği, İslami yörüngeye girdikten sonra sadece üniversite derneklerinden oluşan bir birlik olmakla kalmayıp, orta öğretim komiteleri kurarak liseden üniversiteye gençliğin tamamına hitap etmeye başlamıştı. Necip Fazıl’a göre Türkiye’yi kurtarıp ülkeyi eski ihtişamına kavuşturacak gençlik işte bu gençlikti. Yine O’nun ifadesi ile:
“İşte bütün meselem, her meselenin başı,
Ben bir genç arıyorum, gençlikte köprübaşı!”
Devamı: https://www.milatgazetesi.com/yazarlar/ayasofya-destani-5890/































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.