• İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Konya 25 °C
  • Sakarya 23 °C
  • Şanlıurfa 27 °C
  • Trabzon 16 °C
  • Gaziantep 26 °C
  • Bolu 21 °C
  • Bursa 24 °C

Ali Ural'dan: Keskin nişancı ve geyik

Ali Ural'dan: Keskin nişancı ve geyik
Develer tellal olmasaydı bu masalı duymamış olacaktık. Pireler berber olmasaydı sinekler kaymayacaktı yüzümüzden. Annemizin beşiğini tıngır mıngır sallamasaydık hakikatler büyümeyecekti. Dinlemek anlatmaktan zordu.

Edebiyat çocuklukta ihtiyarların masallarına kulak verenlerin anlattığı gencecik masallardı. Hiçbir yazar yoktu ki masallar elinden tutup yazdırmasın. Reşat Nuri Güntekin de onlardan. Soruyorlar bir gün, "Edebiyata merakınız eski midir?" diye. Bakın ne cevap veriyor: "Bunu tâyin edemeyeceğim. Galiba ilk heyecanı ben Şakir ağanın bir masalında duydum. Üç kardeş geyik avına çıkmışlar, çocuklar bir geyiğe tesadüf etmişler ki, yavrusunu emziriyormuş... Büyük kardeşler dokunmayalım tekin değildir demişlerse de küçük, kulak asmamış. Geyik bir taşın üstüne çıkmış, o yine takip etmiş, fakat taş birdenbire yükselmeğe başlamış, yüksele yüksele tepesi görünmez bir kule olmuş (ki lalanın teminine göre bilmem nerede harabesi hâlâ dururmuş). İki kardeş bulutlar üzerine yükselen küçüklerini bir daha görmemişler. Bunun bir de manzum parçası da vardır. Şöyle bir parçasını hatırlıyorum:

'Üç kardeştik çıktık geyik avına, 
Geyik çekti bizi kendi vavına 
Üçüncüsün göğsü mavi düğmeliydi.'

Bu üçüncüsünün göğsü mavi düğmeli olmasına bilmem neden ağlaşırdık. Galiba lala da ağlardı. Masal ve hikâyeyi o vakitten beri seviyorum."

Lala ve merhametle yoğurduğu çocuklar ağlaya dursun biz başka bir masalın perdesini aralayalım soğukkanlılıkla. Masalın kahramanı Chris Kyle. Babasına borçlu kahramanlığını. Masalının başında onu anıyor bu yüzden: "Çocukken babamla geyik avına çıkıyorduk. Nişan almayı ve hedefimi isabetle vurabilmeyi babamdan öğrendim..." Chris Kyle bir keskin nişancı. ABD'nin Irak'ı işgali süresince 255 kişiyi öldürdüğünü yazıyor "American Sniper" adlı kitabında. Keskin gözlerini saklıyor kara gözlükleri. Ellerinde parmak uçlarını açıkta bırakan savaş eldivenleri. Ağırlığını sağ ayağı üzerine verip dizini hafifçe kırmış. Tüfeğinin namlusu yeri gözlüyor. Zoraki bir tebessüm çırpınıyor yüzünde. Kitapta yalnız fotoğrafları değil, kahramanlık öyküleri de yer alıyor keskin nişancının. Tetiğe dokunurken en küçük bir tereddüt duymuyor. Kendi ifadesiyle, gözünü kırpmadan yok ediyor direnişçileri. Sadece Felluce'de 40 kişiyi avlamış.

Direnişin kalesi sayılan Ramadi'de görev yaptığı için "Ramadi Şeytanı" diyorlar ona. "Şeytan" lakabı rahatsız etmiyor onu. Zira şeytan "Kurnaz" ve "iş bitiren" anlamına geliyor. ABD tarihinin en çok insan öldüren keskin nişancısı olarak tarihe geçiyor Chris Kyle. Kitabını tecrübelerini insanlıkla paylaşmak amacıyla kaleme alıyor. Kararlarında bir türlü isabet edemeyen insanların bu hayattan alacakları dersler var. Bir kere kilitleneceksin hedefe. Avının uzakta oluşu seni yıldırmayacak. Efsanevi nişancı meşhur atışını nasıl yapıyor bak. 920 metre uzaktaki Iraklı bir geyik gibi yürüyor ağır ağır. Bir geyik gibi sağa sola bakınıyor. "Hadi oğlum, kaçırma avını!" diye bağırıyor Kyle'nin babası. Av uzak olsa da tetik yakın. Geyik böğürerek yuvarlanıyor yere, geyik gökyüzüne bakıyor can çekişirken.

Gözümü kırpmadan öldürdüm 255 kişiyi dediğine bakmayın. Bir kere tereddüt etmiş. "Yalnızca bir defa" diyerek, özür beyan etse de, bir tereddüt anı yaşamış Kyle. Hafızasından kazıyamadığı bir resim var. Bir kadın, bir geyik gibi bakıyor kendisine. Kapkara gözlerini üzerine dikmiş. Bir terörist olabilir mi? Hayır, silahlı değil. Fakat neden kapkara gözlerini çakıyor göğsüne. Dürbünün çarpıları gibi dolanıyor üzerinde gözler. "Oğlum, bırak gitsin geyik. Yavrusu var!" Fakat neden iki kara böcek gibi dolaşıyor yüzünde gözleri. "Yalnızca bir defa bir kadını öldürürken tereddüt ettim," diyor keskin nişancı kitabında. Kahramanlığına gölge düşürecek bir şey değil bu. "Yalnızca bir defa..."

Reşat Nuri'nin lalası Şakir Ağa'nın kitabında yavrusunu emziren geyiği öldürmek yok. Masalı dinleyen çocuklar gözyaşları içinde taşın üzerinde göğe doğru yükselen geyiğe ve kardeşlerine bakıyorlar.

08.12.2012 Zaman
Bu haber toplam 909 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dr. Bilal Güzel04 Mayıs 2026 Pazartesi 11:17
  • “Okuma Bilen Kitap Yazmalı Sanıyordum”04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:34
  • TYB’de anlamlı buluşmalar devam ediyor04 Mayıs 2026 Pazartesi 10:24
  • Doç. Dr. Yahya Aydın02 Mayıs 2026 Cumartesi 10:57
  • Hatice Bildirici01 Mayıs 2026 Cuma 10:57
  • Yazar Erdoğan okurlarıyla bir araya geliyor30 Nisan 2026 Perşembe 16:23
  • Eğitim ve iş dünyasından TYB’ye tam destek30 Nisan 2026 Perşembe 16:02
  • Ali Osman Özdemir30 Nisan 2026 Perşembe 13:26
  • ABD/İsrail-İran Savaşı Çalıştayının sonuç bildirgesi açıklandı29 Nisan 2026 Çarşamba 18:05
  • Dr. Yunus Emre Aydınbaş29 Nisan 2026 Çarşamba 11:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim