“Gidip herkes gibi hayatını yaşamak varken, zaten bir insan niye yazar ki durup dururken?” diye sordum ustama…
Ustam elinde bıçak, kalem sivriltiyordu… Kalemin ucunu iyice sivrilttikten sonra: “Keşke bazen kalemi kâğıda saplayınca kâğıdın yırtık, yani delinmiş hâlini de görebilseydi okuyucular” dedi. Sonra birden vazgeçti o fikrinden. “Yok yok, görmesinler” dedi. “Yazarı asabî zannederler; asabî olduğu için kalemi kâğıda sapladı derler.”
Sonra başladı yazma gerekçesi çeşitlerini anlatmaya:
Görünmek İsteyenler: “Guzum, yazmak kimine göre ‘beni gör’ demektir. Görünmek için yazar bu türler. Etkileyici, tesirli yazılar çıkmaz bunlardan; her ne kadar dolu dolu yazmış olsalar da… Sadece okuyucular yazarı tanımıyorlarsa biraz etkileyici olabilir.”
Hizaya Sokmak İsteyenler: “Kimi kendi çevresindeki insanları hizaya sokmak için yazar. Herkes nasibini alır o yazılardan. Kendileri hizada olmayınca bunların yazıları da pek etkileyici olmaz; düşman kazandıklarıyla kalırlar.”
Yeni Şeyler Söyleyenler: “Kimisi yeni bir şeyler söylemek, literatüre yeni kavramlar koymak için yazar. Tabii kendi tarlasında yetiştirdiği bir ürüne isim koyuyorsa eyvallah ama başkalarının tarlasındaki ürüne isim koyuyorsa o tutmaz. Bunun bilincindeyse, güzel yazılar çıkar bu türden yazanların kaleminden.”
Yön Değiştirmek İsteyenler: “Kimisi de aşağı akan suyun yönünü değiştirmek için yazar! ‘Su yokuş yukarı akacak olsaydı Allah öyle yaratırdı,’ demeden… Bunlar bazen gülünç duruma düşebilir.”
Tarihin Seyrini Değiştirenler: “Tarihin seyrini değiştirmek için yazanlar var mesela! Akarsuyu yokuş yukarı akıtmaktan daha zor bunların işleri ve daha nitelikli… Bunlar; masa başında yazılan tarihi ters yüz etmek, gerçekleri ortaya koymak gibi ulvi mefkûreler peşine düşerler.”
Kendine Nizam Verenler: “Bir de dünyaya değil de kendine nizam vermek için yazanlar vardır; bunlar sözlerinin arkasına düşerler. Yazdıklarının tutsağı olurlar. Kestikleri her ahkâm ile kendilerine sınır belirlerler ya da başlarına ‘iş’ alırlar. Bizim toplumda bir iş ortamında ortaya bir fikir atan olursa o iş ona kalır ya… Bunlar da ortaya attıkları fikrin, fikri takibini yapmak zorunda kalırlar.”
En son…































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.