• İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

“Doğu Türkistan bu zulümden kurtulmalı”

“Doğu Türkistan bu zulümden kurtulmalı”
“Bugünün bir meselesini konuşacağız ama asla bugüne ait bir mesele değil çok derinliği olan belki de yüz yıllara sirayet eden bir mesele."

Türkiye Yazarlar Birliği, 'yüzyılın mezalimi' olarak nitelenen Doğu Türkistanlıların yaşadığı zulmü gündeme getirmek, kamuoyunu harekete geçirmek, çözüm önerilerini konuşmak, stratejik analiz ve müzakereleri ortaya koymak için “Doğu Türkistan” çalıştayı düzenledi.

Akademisyenler, yazarlar, tarihçiler, gazeteciler ve Doğu Türkistan üzerine çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin katıldığı çalıştayın açılışında konuşan TYB Genel Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Doğu Türkistan’ın Türkiye Yazarlar Birliği’nin her zaman gündeminde olduğunu, yüz yüze ve iki gün sürecek bir şekilde planlanan çalıştayın salgın nedeniyle çevrim içi olarak düzenlendiğini söyledi.

dt1.jpg

Çin’e insan hakları ihlallerine biran evvel son vererek uluslararası yükümlüklerini yerine getirmesi çağrısında bulunan Genel Başkan Arıcan, “Çin’in Doğu Türkistanlılara yönelik uyguladığı soy kırıma varan baskılarını kabul etmek mümkün değil. Dünya ne kadar sessiz, suskun kalsa da, insan hakları savunucuları ne kadar görmemezlikten gelse de bu meseleyi çözecek olan Türkiye’dir. Dünyanın neresinde olursa olsun ümmetin dini ve kültürel değerleri başta olmak üzere yaşama  hakkını her platformda savunan, bunun mücadelesi veren Türkiye Cumhuriyeti bölgesinde  ve dünyada stratejik konumu itibariyle  “vizyonu” olan, dış politikada ağırlığı olan sözü dinlenen  bir devlettir. Dolayısıyla; bugün Uygur halkının yanında olan, yaşadığı sıkıntıyı açıkça dünyaya ilan eden tek ülke var o da Türkiye.”

Arıcan: Çin kendi felsefi değerlerine savaş açtı

Çin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü sistematik insan hakları ihlallerinin kendi tarihsel geleneğine ve anlayışına ters olduğunu ifade eden Genel Başkan Arıcan, “Geçmişinde tarihsel köklerinde ahlak filozofları, öğretileri ve bu alanlarda bir arayışı olan Çin’den bugün rakip olarak gördüğü bir milleti, düşünceyi yok etmek üzerine kurulu, baskı ve zulüm üzerine inşa edilen bir politikayı uygulan Çin’ var karşımızda. Çin ne kadar siyasi ve ekonomik olarak güçlü görünüyor olsa da çok büyük acziyet ve zavallılık içinde olduğu aşikar. En büyük devlet, en büyük güç kendi değerleriyle yaşatma iradesini ortaya koyan devlettir. En büyük erdem; düşmanlarını bile  şerefli ve onurlu bir şekilde karşılamak, belli kural ve kaideler içinde onunla mücadele etmektir. Ne yazık ki; kendine ve kendi felsefi değerlerine savaş açmış, erdem ve fazileti kaybetmiş bir Çin var karşımızda.”

Doğan: Bedenimiz burada ama ruhumuz oralı

TYB kurucu ve şeref başkanı D. Mehmet Doğan da yaptığı konuşmada Doğu Türkistan’a yaptığı ziyarette gördüklerini, şahit olduğu olay üzerinden önemli değerlendirmelerde bulundu.

dt2.jpg

Doğan, “Bugünün bir meselesini konuşacağız ama asla bugüne ait bir mesele değil çok derinliği olan belki de yüz yıllara sirayet eden bir mesele. Son zamanlarda aldığı seyir, şiddetin dozunun yükselmesi bizi yeniden konu üzerine çalışmaya yöneltti. Mesafenin uzaklığına rağmen hissi olarak birlikteyiz Doğu Türkistan’la. Bedenimiz burada ama ruhumuz oralı. 1995 yılında bu konuların konuşulmadığı bir zamanda Elazığ’a davetliydim. İsa Yusuf Alptekin nedense benimle çok konuşmak istedi, bana aktarmak istediği şeyler vardı.  “Mehmet Bey biliyor musunuz, Çin genelkurmay başkanı bizi ziyaret etti ne dedi biliyor musunuz? Sizinle komşu olacağız.” Çin bir taraftan ekonomisiyle diğer taraftan oralara nüfus kaydırmasıyla bu siyaseti alttan alta yürütüyor ve nüfusunu artıyor.” dedi.

Dr. Mehmet Sılay ile birlikte önce Urumçi’ye  daha sonra da Kaşgar’a geçtiklerini ifade eden D. Mehmet Doğan müşahedeleri üzerinden şöyle konuştu:

dt8.jpg

“Hep kontrol altındayız. İlk akşam kaldığımız otelden çıkıp, namaz kılacak bir cami aradık. 500 metre kadar yürüdükten sonra bir seyyar satıcıya selâm verdik, selâmımızı alınca, Müslüman olduğuna kanaat getirip, akşam namazını kılabileceğimiz bir cami sorduk. Yakında bir Dungan camisi vardır. Onun bize tavsiyesi, farklı istikamete ve biraz daha uzakta bir Uygur camisine gitmemiz… Epeyce yürüdükten sonra, yüksek binaların arasında sıkışmış, iki katlı bir camiye ulaşıyoruz. Cemaat on kişi. Namazdan sonra cemaatle sohbet imkânı arıyoruz. Şöyle düşünün: Türkiye’nin her hangi bir şehrine bir camiye Doğu Türkistan’dan bir müslüman geliyor… Nasıl sıcak bir alâka görür, burada hava aksi. Cemaatin ağzını bıçak açmıyor.”

“Korkunun ne anlama geldiğini cemaatin gözlerinden okuduk. Dolayısıyla Uygur bölgesinde bugün olup bitenlerle ilgili, insanın havsalasını zorlayan zulümlerle ilgili bilgiler bize şaşırtıcı gelmiyor.” diye konuşan Doğan, “Doğu Türkistan meselesi önümüzdeki yıllarda daha güçlü şekilde dile getirilecek. Bu kadar sessiz kalmamız bile mazur gösterilemez. Türkiye sessiz kalamaz. Çin ağırlığını hissettiriyor, bu büyük devlet korkusu birçok hadisenin hasır altı yapılmasına sebep veriyor. Çin’e karşı ortaya konulacak bir tavrın zorlukları var bu zorlukların aşılması gerekiyor. Bu uzaktaki yakın ülkenin, bu zulümlerden kurtulması gerekiyor.” dedi.

Celil Karluk: Farklılıkları eritme politikası var

dt13.jpgÇalıştayın açılışında konuşan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Abdürreşid Celil Karluk ise, “Çin kültürüyle kültürlendiğiniz anda Çinde yaşayabiliyorsunuz, kendiniz olmaya çalıştığınız anda baskı oluyor. Farklılıkları eritme politikası var. Bunun da en güçlü yanı yazı. Değişmeyen yazı,  değişmeyen hafıza demek. Değişmeyen düşman böylece mümkün oluyor. Değişmeyen yazı, değişmeyen politikaya kaynaklık ediyor. Çin’in Çinlileştirme projesini ve önemini de anlamak lazım. Bunu önce kültürel sonra siyasi olarak yapmanın peşinde.  Komünist Çin, politik Çini kültürel Çin yapmak istiyor. Bizden olmayanın niyeti kötüdüranlayışı hakim. Fark ortadan kaldırılmalı, herkes Çinli olunmalıdır tavrı tüm siyasetini belirliyor.” diye konuştu.

Celil KARLUK, “Çin Düşüncesi ve ÇKP Zihniyetinde Doğu Türkistan Kaygısı” başlıklı konuşmasında Çin’in çoğulcu ve çok kültürlü ülke gerçeğini tek uluslu, tek kültürlü yapıya dönüştürmeye başladığını ifade etti.

Dünya susuyor, TYB konuşuyor

Uygurlara yönelik insanlık dışı uygulamaların kamuoyu tarafından bilinmesi, hatırlanması ve tespit edilecek çözüm önerilerinin ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılması amacıyla TYB’nin gerçekleştirdiği çalıştayda konuşanlar ve konu başlıkları:  Prof. Dr. Mehmet Akif OKUR (Yıldız Teknik Üniversitesi): “Çin’in İnsan Hakları Vitrini: Uygur Türkleri”, • Prof. Dr. Işık KUŞÇU (O D T Ü): “Türkiye ve Dünyada Uygur Diasporası ve Anavatan”, • Prof. Dr. Varis ÇAKAN (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi): “Osmanlı’dan Günümüze Türkiye-Doğu Türkistan  İlişkileri ve Tarihi Sonuçları”, • Abdullah OĞUZ (Doğu Türkistan Vakfı Genel Sekreteri): “Çin’in Borç Tuzağı Diplomasisi ve Doğu Türkistan Meselesi”, • Dr. Mehmet SILAY (Yazar): “Türkistan Çağırıyor”, • Merve Şebnem ORUÇ (Yazar, Daily Sabah) ‘‘Özgür Dünya’nın Çin Politikası ve Doğu Türkistan Soykırımına Bakışı: ‘İnsan Hakları’ Jeopolitik, Jeoekonomik ve Reelpolitik Araç mı?”, • Dr. Mehmet Volkan KAŞIKÇI (Arizona State  Üniversitesi): “Doğu Türkistan’daki Trajediyi Belgelemek”, • Muhammed Ali ALİOĞLU (Yazar-Siyer Dergisi Editörü) “Doğu Türkistan Coğrafyasının İslam Kültür ve Medeniyetinde Yeri ve Önemi”, • Diliyar MUSABAY (Doğu Türkistan Gençler Kurultayı  Genel Sekreteri): “Doğu Türkistan Diasporası ve Aktüel Siyasî  Mücadeleler” ve  Doç. Dr. Muhammed Enes KALA (TYB Genel Sekreteri): “Kendine Muârız Olmak: Çin ve Ahlâk Düşüncesi Geleneği”

Mahmut Erdemir

Bu haber toplam 726 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim