• İstanbul 25 °C
  • Ankara 28 °C

III. Milletlerarası Tarihî Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni Sona Erdi

III. Milletlerarası Tarihî Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni Sona Erdi
III. Milletlerarası Tarihî Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni bugün yapılan 8. oturum ve 'kapanış ve değerlendirme' oturumunun ardından sona erdi.

III. Milletlerarası Tarihî Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleni’nin üçüncü gününün ilk oturumu başkanlığını Doç. Dr. Abdullah Harmancı’nın yaptığı oturumla başladı. 

Günün ilk konuşmacısı Yrd. Doç. Dr. Seçil Dumantepe oldu. Dumantepe “Anlatıcı ve Bakış Açısı Bağlamında Tarih Yazımı ve Tarihî Roman Ayrımı” başlıklı bildirsinde tarihî roman yazımı ve romanda yazılan tarih arasındaki farka değindi.

Ardından konuşan Yrd. Doç. Dr. Selim Somuncu “Tarihsel Bilgi ile Edebiyat Arasında Tarihî Romanın Konumu” başlıklı bildirisini sundu. Bildirisinde ‘Tarihî roman tarihsel gerçekliği uymak zorunda  mıdır?’ sorusuna cevap bulmaya çalıştı.

Doç. Dr. Yasemin Mumcu “İki Kadın Yazar, İki Devlet Adamı, İki Konak” başlıklı bildirisiyle Sâmiha Ayverdi’nin İbrahim Efendi Konağı kitabı ile Ayşe Kulin’in Veda adlı romanı arasında karşılaştırma yaparak iki farklı eserde yazarların aynı dönemi anlatmasına rağmen eserlerinde farklı işelemeleri üzerine incelemelerde bulundu.

III. Tarihî Roman ve Romanda Tarih Bilgi Şöleninin son konuşmacısı olan Yrd. Doç. Dr. Muammer Ulutürk, “Refik Halit Karay’ın “Yezidin Kızı” Roman adlı bildirisini sundu. Ulutürk konuşmasına Refik Halit Karay’ın hayatı hakkında kısa bilgi verip ardıdan romanı ‘Yezidin Kızı’ romanından bahsetti. 1934’lü yıllarda Irak’ın durumu hakkında bilgi vermesi ve Yezidilere değinmesi bakımından oldukça önemli bir roman olduğunu altını çizdi. 

Bildirilerin sunumunun ardından Kapanış ve Değerlendirme Oturumu’na geçildi. Oturumda Hicabi Kırlangıç, Fazıl Gökçek, Abdullah Harmancı, Nazım Elmas, D. Mehmet Doğan, 3 gün boyunca konuşulan, tartışılan konular üzerine değerlendirme yaptılar.

İlk olarak Fazıl Gökçek konuştu. Teorik bildirilerin az olduğundan bahsetti. Bildirilerin ardından tartışmaların olmasını önemli bulduğunu söyledi. Sempozyum iki veya üç yılda bir yapılmasının önemli olacağını vurguladı.

Ardından sözü Abdullah Harmancı aldı. Edebiyatla tarihi bir araya getiren tek tür roman değildir aynı zamanda öykü de bu işlevi yerine getirir. Bugün sunulan Seçil Dumantepe’nin “Anlatıcı ve Bakış Açısı Bağlamında Tarih Yazımı ve Tarihî Roman Ayrımı” başlıklı bildirisi ve Selim Somuncu’nun “Tarihsel Bilgi ile Edebiyat Arasında Tarihî Romanın Konumu” başlıklı bildirisiyle kuramsal boyutun da ele alınmasının önemli olduğunu vurguladı. 

Nazım Elmas, uzman kişilerin titiz çalışmaları kitap hâline getirildiği zaman daha da değerli olacaktır. Bu vesile ile işin sadece görünen kısmı değil devamında gelecek olan kısım da önemlidir. 

Tarihî roman toplumu derinden sarsan olaylar üzerine yazılmıştır. Örneğin mübadele göçleri üzerine’Mübadiller’ romanının yazılması gibi.

Elmas konuşmasını “Bundan sonraki çalışmalarda da neler yapılabilir, bunun üzerine planlar şimdiden yapılmaya başlanabilir.” diyerek bitirdi.

Son olarak sözü D. Mehmet Doğan aldı. Doğan, “Bütününe bakıldığı zaman faydalı geleceğe dönük bir program oldu.” dedi.

“Bu bilgi şölenini düzenlemekteki amaçlarımızdan birisi Türkiye’de akademinin çok hızlı büyümesi ve bu içe kapanması karşısında akademisyenlere alan açmak. Çağrımızı herkese açık yapıyoruz, gelenleri değerlendirip son olarak 40’a yakın akademisyenle bu programı düzenledik. 

İnşallah bu programı 2 - 3 senede bir yaparız. Kültürde devamlı, sürekli olan önemlidir.

Yurtdışından da katılımcılarımız vardı ama maalesef son zamanlarda yaşanan olaylar nedeniyle gelemediler. 

Tarihî roman alanının masum bir alan olmadığı kanaatindeyim. Objektifliğin, tarafsızlığın önemli olduğunu fakat riayet edilmediğin düşünüyorum.  Tarihi roman dalında üç büyük roman ödülü vermek istedik. Bu sefer mümkün oldu. Kitabı da inşallah çok vakit geçmeden, en kısa zamanda çıkarmaya çalışacağız.

Abdullah Harmancı’nın dikkatine teşekkür ederim. Dediği gibi tarih ve edebiyat ilişkisi yalnızca romanla değil aynı zamanda öykü gibi türlerle de olabilir. Hikaye ile ilişkili de böyle bir çalışma yapılabilir. Böyle bir çalışmanın içinde bulunmaktan memnuniyet duyarız.

Burada faal olan bir şubemiz var. Ve Konya ile ilgili yapılan oturumun en iyi oturumlardan biri olduğunu düşünüyorum.”

Mehmet Doğan sözlerini katılımcılara,dinleyecilere, hazırlayanlara emeği geçenlere teşekkür ederek bitirdi. 

Kapanış ve Değerlendirme oturumunun başkanlığını yapan Hicabi Kırlangıç teşekkürlerini sunarak bilgi şölenini bitirdi. 

Şölen toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

dscf6838.jpgdscf6869.jpgdscf6863.jpgdscf6876.jpg

Bu haber toplam 1609 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim