Şehirlere kim sahip çıkacak?

Mahmut BIYIKLI

“İnsanın en büyük erdemi, şehir kurmak erdemidir.” diyor Eflatun. Şehir kurmak sadece inşa faaliyeti değildir. Şehir kurmak bir nesli, bir medeniyeti, bir geleceği inşa etme gayretidir.

Şehirlerini kaybedenler nesillerini kaybederler. Uzun zamandır şehirlerimizin yaşadığı değişim ve dönüşüm kaosa dönüşmüş durumda. Ne eskiye sahip çıkabildik ne de yeni bir model oluşturabildik.

Tanzimattan beri yaşadığımız kimlik problemi şehirlerimizde kendini açık bir şekilde gösterdi.

Ne doğulu kalabildik ne batılı olabildik. Millet güruha dönüşünce şehirlerin ucubeleşmesi de kaçınılmaz oldu.  Hatalar ve ihmaller silsile halinde devam ediyor.

Bu ülkenin Mimarlık Fakültesinde okuyan çocuklara Mimar Sinan’ın ruhunu Turgut Cansever’in ufkunu yansıtacak bir eğitim verilemedi maalesef.

Türk ve İslam mimarisine yabancı gibi bakan mimarlar yetiştirdik. 

 Üslendiği emanetin şuurunu taşımayan yerel yöneticilere sınırsız yetkiler vererek onların rant politikalarına kurban verdik şehirlerimizi.

Batıcıların ihanet derecesindeki uygulamalarına muhafazakârların gafletten başka bir kavramla ifade edemeyeceğimiz tutumlarına daha fazla direnemedi şehirler.

Şimdi bize ağıt yakmak düştü. Bulunduğumuz her mecliste iç döküp ağlaşıyoruz.

Ne var ki gideni getirmek kolay değil.

Ne güzel demiş kudretli şairimiz:

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, İki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen, Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”

Ne Süleyman şimdi ne Sinan.

Ne huzur kaldı ne de sükûn.

Krizlerin kaynağını hep dışarıda aramak kolaycılığından vazgeçmemiz gerekiyor. Kriz içeride hatta içimizde.

Yaşadığımız buhranların sebeplerinden birisi de şehirlerin bozulmasıdır.

Çünkü batılı tarzda mimarinin hâkim olduğu bir şehirden yerli duyarlıklı bir nesil yetiştirmek çok zor. Kültürel kodlarımıza uygun olmayan şehirleşme nedeniyle toplumsal depresyonların yaşanması kaçınılmaz hâle geldi.

Ömrü boyunca bizi şehri düşünmeye, şehri dert edinmeye çağıran Turgut Cansever merhuma göre, İslam mimarisinde Allah’ı vurgulamadan, onun büyüklüğünü ifade etmeden hiçbir yapı inşa edilemez.

Maalesef çağın insanı, bu ufuk insanın, medeniyet bilgesinin çağrısına hep kulak tıkadı. Bugün geldiğimiz noktada özünden koparılmış, kendi medeniyetine yabancılaştırılmış, ufku daraltılmış, bakış açısı köreltilmiş zihinler tarafından dünyanın sonunu beklemek için en iyi yer denilen Roma gibi alkol vurgunu, sıkıntılı ve bunalımlı Batı şehirleriyle harem-i ismetimiz, masum ve temiz şehirlerimiz arasındaki derin fark gittikçe kapatıldı.

Tarihî şehirlerimizdeki dokuyu koruyamadık. Ecdadın emaneti şehirlere gözümüz gibi bakmamız gerekirken maalesef büyük kötülükler yaptık.

Bursa’nın kalbine yerleştirilen TOKİ binaları bunun en büyük örneğidir. Kartpostal güzelliğindeki İstanbul'un özgün silueti, göğü bile rahatsız eden dev gökdelenlerin altında kaybolmaya başladı.

Kentsel dönüşüm, hatalardan dönme adına bir imkân olabilecekken, şu ana kadarki çalışmalarda bu imkânı hakkıyla değerlendirebildiğimiz söylenemez. Çarpık kentleşme devam ediyor. Şehirlerimiz can çekişiyor.

Devamı: https://www.haber7.com/yazarlar/mahmut-biyikli/3278053-sehirlere-kim-sahip-cikacak

Bu yazı toplam 17 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim