Toplum ahlâkında çürüme, eğitim işlerimizin iyi gitmediğini gözlere sokuyor. Son olarak 14 yaşında bir çocuğun babasının silahlarını kuşanarak kendi okulunu basması ve bir öğretmen ve 9 talebeyi öldürmesi felâketin artık saklanamaz hâle geldiğini gösteriyor.
Bu ahlâkî bozgun üç günde gerçekleşmez. Bir îman, bir kültür ve ahlâkî yapı yüz yıllarda yerleşir ve ortadan kaldırılması da zaman alır. Birilerinin şu andaki Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifâya çağırması bu yüzden yersiz ve mânâsızdır. Evet, Ak Parti hükûmetinin 25 yıllık iktidarında da ihmâller ve yanlışların payı vardır ama bütün kabâhati bu hükûmete yüklemek haksızlık olur. Cumhurbaşkanımızın ve Ak Parti iktidârının eğitimde iyi işler yapmayı istediğinden emînim. Ama bu alanda bir türlü dişe değer bir başarının gösterilememesinin bir sebebi tam olarak adamının bulunamaması, adamını ararken de kemalistleri de ürkütmemek kaygısı ise asıl sebebi bütün iyileştirme çabalarında kemalist şirretliğinden çekinilmesidir. Hülâsa ettiğimiz bu manzara içinde neler olmuştur?
Osmanlı yıkılmış ve Osmanlı’nın temsîl ettiği bütün değerler de devrimlerle tek tek ortadan kaldırılmak istenmiştir. Devrimlerin bir listesini yapınız, her devrimin karşısına Osmanlı’nın temsîl ettiği bir değeri yazabilirsiniz. Yok edilmek üzere tabiî. Burada lâfı uzatıp gereksiz tartışmalara girmeyelim. Maksadı anlayan anladı.
Yazının devamı için:https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/ahmet-talib-celen/egitimde-musilaj-52471.html?page=2































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.