• İstanbul 18 °C
  • Ankara 18 °C

Âşık Paşa’nın Ailesi, Hayatı ve Düşünce Dünyası

Âşık Paşa’nın Ailesi, Hayatı ve Düşünce Dünyası

Âşık Paşa’nın Ailesi ve Hayatı

Âşık Paşa ve ailesine dair bilgilerin bulunduğu başlıca kaynak Âşık Paşa’nın oğlu Elvan Çelebi tarafından yazılan Menâkıbü’l-kudsiyye fî menâsıbi’l-ünsiyye isimli eserdir. Bu eserde Âşık Paşa’nın ailesi hakkında menakıbî bilgiler yer almaktadır. Âşık Paşa’nın iki yaşında yetim kalmasına rağmen kendini çok iyi yetiştirebilmesi, dedesinden ve babasından tevarüs ettiği manevi miras sayesinde olmuştur. Bu sebeple Âşık Paşa’yı daha iyi tanımak için atalarından kısaca bahsetmek gerekir. Bu yazıda Menâkıbü’l-Kudsiyye doğrultusunda Âşık Paşa’nın dedesi, babası ve kendisi hakkında bilgi vereceğim. Menâkıbü’l-kudsiyye’nin Mertol Tulum (2017) tarafından yayına hazırlanan nüshasını tercih ettim. Yer yer diğer kaynaklara da atıf yaptım; özellikle Âşık Paşa ve Elvan Çelebi’nin hayatı hakkındaki en teferruatlı çalışmaya imza atan Erkoç’un (2005) kitabından istifade ettim.

Baba İlyas

Âşık Paşa’nın dedesi Baba İlyas, aslen Horasanlı olup Vefâî tarikatına mensup bir sûfidir (Kut, 1991; Ocak, 1991). Künyesi “Mevlânâ Sücaaddin Ebülbeka İlyas b. Ali b. Ahmed Horasanî” şeklindedir; dolayısıyla asıl adı Sücaaddin İlyas, babasının adı Ali ve dedesinin adı Ahmed’dir (Erkoç, 2005). Elvan Çelebi’nin Menakıp’ına göre; Baba İlyas’ı irşat vazifesiyle Rum diyarına gönderen şeyhi Dede Garkın’dır. Baba İlyas Anadolu’ya gelip Amasya’nın bugün İlyas Köyü olan Çat Köyü’ne yerleştikten kısa süre sonra kerametleri ve güzel ahlâkı ile irşat halkasını genişletir, şöhreti Sultan Alâeddin Keykubad’a kadar ulaşır, kendisini ziyarete gelen Sultan’ın saygısını ve dostluğunu kazanır (Elvan, 2017: 65-83, 109). Sultan II. Giyaseddin tahta çıktıktan sonra Baba İlyas ile Selçuklu idaresi arasında sorunlar baş gösterir. Menakıp’ta aktarıldığına göre, Sultan’ın Çat’a idareci olarak atadığı Ruzbe, bu şehrin kadısı olan Köre Kadı’nın teşvikiyle Baba İlyas’ın görkemli atı Boz’a talip olur, Baba İlyas atını vermek istese de Boz, Ruzbe’nin adamlarının bir kısmını tekmeleyerek öldürür ve ahırın duvarını yıkarak kaçar. Bunun üzerine Ruzbe ile Köre Kadı düşmanlık hissiyle hareket ederek Baba İlyas’ın kerametlerini sorgulamaya, mürit ve halifelerine zulmetmeye başlar, hatta Oban adlı bir halifesini öldürtür (A.g.e.: 117-134). Köre Kadı’nın Sultan’a mektup yazarak ve Konya’ya bizzat giderek Baba İlyas’ı “Kendisine peygamber diyen, halkı fitneye sevk eden, sultanın tahtına göz diken” bir kişi olarak itham etmesi üzerine Sultan II. Gıyaseddin, dört bin kişilik bir ordu toplayarak Baba İlyas’ın üzerine gönderir. Beraberindeki seksen halifesi ile zaviyesinden ayrılarak Haraşna Kalesi’ne çekilen ve müntesiplerine fitneyi tahrik edecek davranışlardan sakınmalarını salık veren Baba İlyas, kalede kuşatma altında kalır. Ardından Babailer İsyanı olarak bilinen hadiseler yaşanır (A.g.e.: 136-151).

Babailer İsyanı’nı tetikleyenlerden biri de Baba İlyas’ın halifesi Baba İshak’tır. Hatta Elvan Çelebi bu isyanı “Fitne-i İshak” şeklinde tesmiye eder (A.g.e.: 402). İbn Bibi, Osman Turan ve Hüseyin Hüsameddin gibi tarihçiler, İshak’ın yeni bir din ve devlet kurmayı hedefleyen Rum asıllı bir münafık olduğunu söylerler (Erkoç, 2005). Menakıb’a (162-184) göre Baba İshak Adıyaman ve Malatya civarından hareket ederek şeyhini kurtarmak için Haraşna Kalesine kadar gelir, yol boyunca birçok kıyım yapar; şeyhinin, savaşmaması ve geri dönmesi yönündeki telkinlerine aldırış etmeyerek hadiseleri daha da alevlendirir. Baba İlyas, sözünü dinlemeyen halifesine bedduada bulunur ve İshak Haraşna’da bozguna uğrar. Devamında önce Çat’a giderek Ruzbe’yi yener, burada birtakım karışıklıklar çıkarır, sonra Kırşehir yakınlarındaki Malya Ovasına hareket eder. Köre Kadı’nın mektubuyla Konya’ya haber gitmesi üzerine sultanın gönderdiği orduya yenilerek öldürülür. Baba İlyas ise Boz isimli atının gelmesiyle Haraşna Kalesinden kurtulup sırra kadem basar.

Devamı: https://www.edebifikir.com/portre/asik-pasanin-ailesi-hayati-ve-dusunce-dunyasi.html

Bu haber toplam 212 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim