• İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Bugün Günlerden Ayasofya

Ahmet Tâlib ÇELEN

Bugün, bambaşka bir gün…

Zulmetin yırtılıp nûrâniyetin açıldığı gün.

570 yıl önce küfrün karanlığından kurtarıp İslâm’ın aydınlığına açtığımız İstanbul’un mânâsını kendinde toplayan Ayasofya’yı ceddimiz Fatih Sultan Mehmed câmi hâline getirip ilk cumayı kılmıştı. Sanki Ayasofya’nın başına gelecekleri görmüş gibi vakfiyesine “Bu câmii kim câmilikten çıkarırsa Allah’ın, meleklerin, bütün peygamberlerin lâneti onun üzerine olsun.” yazmıştı. Sonra birileri bu lânete müstahak olmak için canlarını dişlerine takarak Ayasofya’yı câmilikten çıkarmış -kilise yapmaya cesâret edemeyerek, bunu ilerideki bir zamâna erteleyerek- müze yapmıştı. Bunu yapanların asıl kimliklerini anlamak için bu vakfiyedeki lânet kısmı bile yeterliyken hâlâ gözü açılmayanların gözü ancak âhirette açılacak demektir. Daha öncesinde de hem de bir kadir gecesinde yine Ayasofya’da mübârek ezânımızı Müslümanların ortak lisânı olmaktan çıkarıp “Tanrı uludur”a çevirmişlerdi. Aslında bu fecâat, gelecekte Ayasofya’nın başına geleceklerin bir habercisiydi.

Ayasofya kilise yapılamadan müzeden câmiye, yani aslına döndürüldü. İstanbul’un ilk fethedildiği günün tekrarlandığı gündür bugün. Allah’a sayısız şükürler olsun. Bugün başta Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz olmak üzere 124 bin peygamber, melekler ve bütün şehidler seksen altı yıldan beri zulmet altında bırakılmış Ayasofya’nın câmie dönmesini, lânet günlerinin bitişini tebşîr için orada hazır bulunacaklar.

Bugün Ayasofya’nın açılması için bir ömür mücâdele etmiş Necip Fâzıl, Osman Yüksel, Kadir Mısıroğlu, Mehmed Şevket Eygi, Seyyid Ahmet Arvasi, Necmettin Erbakan ve nice isimsiz kahramanın ruhlarının sevinçten “Rûh-ı mücerred gibi” yerden fışkırdığı gündür. Çünkü fetih mâbedimiz Ayasofya’nın göğsüne değmiş olan nâmahrem el kırılıp atılmıştır ve onun minârelerinden okunan “şehâdetleri dînin temeli olan ezanlar yurdumuzun üstünde ebediyyen inleyecek, çınlayacak”tır. Bu yüzden bugün bütün şehidlerimizin başlarının “yükselerek arşa değdiği” gündür. Mübârek olsun!

Bugün her vaazında sözü Ayasofya’ya getiren ve devleti idâre edenlere “Ayasofya’yı açın, sizin ve milletin kaderi buna bağlı.” diye seslenen Süleyman Hilmi Tunahan’ın büyük mefkûresinin gerçekleştiği gündür. O da bu büyük günde rûhen sevinç gözyaşları ile hakîkî evlatları ile birlikte cuma safları arasında olacaktır.

Bugünün Ayasofya’nın susturulma ihânetinin başlama noktası olan Lozan antlaşmasının (24 Temmuz 1923) sene-i devriyesine rast gelmesi de çok mânâlı olmuştur. Bu tevâfuk, Lozan’da üzerimize giydirilen deli gömleğinin peyderpey, merhale merhale çıkarılıp atılacağının habercisi olmuştur.

Daha bir ay öncesinde böyle büyük bir hâdisenin gerçekleşebileceğine kimse inanmıyordu. Hıristiyan Batı’nın buna izin vermeyeceğini düşünüyordu herkes. Bu icraat Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını da gösterdi. Bize bu saâdeti yaşatan başta başkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere emeği geçen herkese binlerce teşekkür. Allah cümlesinden râzı olsun.

Bugün İstanbul’un ikinci defa fethedildiği gündür.

Bugün Ayasofya’nın, İstanbul’un, ülkemizin ve milletimizin üzerindeki lânetin kalktığı ve inşaallah bahtımızın açıldığı gündür.

Bugünden sonra yağmurlar başka yağacak, güller başka açacak, ırmaklar başka akacak, kuşlar başka ötecektir.

Bugünden sonra bebekler daha hür bir dünyaya doğacaktır.

Bugünden sonraki günler inşaallah Müslüman Türk düşmanlarının daha çok endişelenecekleri, dostlarının ise daha da ümitlenip sevinecekleri günler olacaktır.

NOT: Bu arada Ekrem İmamoğlu’nun Lozan’ın yıldönümü merâsimlerine katılmak için, Kemal Kılıçdaroğlu’nun da “kameralar önünde ibâdet yapmak istemem” gerekçesiyle bu mânâlı cuma namazına katılmadıklarını târih ve millet hâfızası kaydetmiştir. Eh, bu bir nasip işidir. Bu kararlarına en çok sevinenlerin Yunanlılar olduğunu da hatırlatalım.

Bu yazı toplam 133 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 8
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim