• İstanbul 32 °C
  • Ankara 35 °C

​Cinsiyet -2

Elif SÖNMEZIŞIK

-Ruzname; Kelime Günlüğü’nden-

Şu sıra bu her meseleyi cinsiyet bağlamında konuşuyor olmak, bir taraftan da dünyanın bu hususta ciddi bir bunalım geçirdiğine de işaret ediyor. Ortam öyle hissettiriyor ki bu bunalımın, tartışmaların, güç odaklarının kurguladığı manzara çatışmalarının arkasından iyi bir şey gelmeyecek. Fakat yeni nesillerin gizli ya da açık kafa karışıklığına karşı temkinli olmak mecburiyeti var. Ama nasıl? Bu temkinin ve cinsiyet konusunda zihinleri berraklaştırmanın nasıl organize edileceği konusuysa giderek kördüğüme dönüşüyor.

Kopan ipin ucu hakkında konuşmak, genellikle o kopuşun ardındaki sebepleri konuşmayı ertelemek anlamına da geliyor. Şiddet meselesinde olduğu gibi cinsiyet meselesinde de kitleleri darboğaza sürüklemekte olan temel dinamikler konuşulmak istense değer yargısı çatışmasından başka bir şey göremiyoruz.

Karmaşanın en önemli kaynağı ikilik. Daha büyük karmaşa ise çoklu çatışmalardan doğuyor. Toplum huzurunu yok eden konulara daha yakından bakacak olursak her birinin temelinde çoklu çatışma ve fikir ayrılıklarının yer aldığı görülüyor. En son İstanbul Sözleşmesi’yle de bu manzarayı yakından gördük. Geniş ölçekte dünyanın birçok ülkesi bu sözleşmeyi benimseyemedi. Benimseyenlerin ve altına imza atan ülkelerin bir kısmı Türkiye gibi tek taraflı feshetme yolunu seçti. İşe yaramazlığı bir tarafa bu fesihlerden çıkardığım bir sonuç var: Demek ki değer yargıları birbirinden farklı olan toplumları tek bir yaptırım çizgisinde buluşturmak için yeterince küreselleşmedik! Bu önemli.

Bu bozguna tepki göstermek için feminist kuruluşlar görevlendirildi hızlıca. Şili’deki feminist grupların Türkiye’yi kınaması gibi. Türkiye’de de bu hareketlilik var hâli hazırda ama ülkeler arası bir kriz dünya kamuoyunda daha fazla yankı buluyor. Dünyadaki feminist örgütlerindeki aşırı kıpırdanmayı sağlamak için uzun zamandır azami gayret gösteriliyor ve sonuçlar ortada.

Uzun zamandır gündemden düşmeyen ve hâlen tartışması sonlanmamış “İstanbul Sözleşmesi”nin ekseninde bir süredir toplumsal cinsiyet tartışmalarını da izliyoruz. Her nedense onun da zirvesinde feminizm var. Özellikle son yirmi yılda feminist odaklı cinsiyet hakları konusunda tam bir kafa karışıklığı oluşturmak ise genellikle gölgede kalan bir mesele.

Feminizm Türkiye’de 80’li yıllarda popüler bir mesele hâline geldiyse de tabana yayılma imkânı bulamamıştı. Bunun fark edilmesi uzun sürmedi ve 90’lardan itibaren uluslararası güdümlü geniş bütçeli STK’lar Doğu şehirlerimizden başlayarak, köy köy dolaşarak feminizm etkisini tabanda artırdılar ve kullanışlı hâle getirdiler.

Cinsiyete dair toplumların ortak zihnine ve ferdî algılara yerleştirilen karışık fikirler ve cinsiyetsizleşmeye yatkınlık oluşturma çabası, yeni bir şeymiş gibi algılanıyor ama bu da o kadar yeni bir şey değil.

Feminizm 90’lar sonu itibariyle küresel eğlence unsurlarının başat konusu oldu. Cinsiyetsizlik önermeli ürünler ise ise ağırlıklı olarak son on yıldır feminizmle yan yana yürüyor. Bunlara dair güdümleme, ince mesajlardan altı kalınca çizilmiş deklarelere dönüştü.

Üstelik bir dijital yayın kanalında çocuk istismarı filmi yüzünden kopan kıyamete bakıp aldanmamak lazım. Yıllar önce de küçük kızların teşhirine tanıklık etti sinema ve diziler. Yani o da yeni bir şey değil. Yalnızca kurgu merkezinde yer almayan, yan unsurlarla defalarca küçük çocukları dahi ve istismar eden sürüsüyle yapımı burada saymak mümkün olmaz. Evet, onun da altı daha kalın çiziliyor hepsi bu.

Devamı: https://www.yenisoz.com.tr/yazarlar/cinsiyet-2-8358/

Bu yazı toplam 145 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim