• İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

D.Mehmet Doğan: Batının doğa ile savaşı!

D.Mehmet Doğan: Batının doğa ile savaşı!
Batının doğa ile savaşı!
Fıtrattan saptırıcı batı dayatmalarını külliyen red etmeliyiz; kadınlarla ilgili olanları reddettiğimiz gibi insanlık ayarlarımızla oynayan LGBT’ciliği de külliyen yasaklamalıyız. Devlet, gönüllü kuruluşlarla işbirliği yaparak çocuklarımızı, kadınlarımızı bu sapkınlıktan korumak için sonuç alıcı tedbirler almalıdır. Bu hayasız akın başka türlü durdurulamaz!

Başlıkta yanlışlık yok; Batı’nın Doğu ile savaşı değil! Batı, Doğu ile savaşı kazandı; sömürgecilik ideolojisi ve teknolojisiyle doğuya diz çöktürdü. Ve yeryüzünde tabiiye en yakın yönetimleri, insan topluluklarını yok etti.

“Doğa” düne kadar dilimizde olmayan bir kelime idi. Doğmak kökünden, yanlış bir ekle dilin tabiatı ihlâl edilerek uyduruldu ve devlet zoruyla dayatıldı. Milletin malı olan lisan üzerinde küçük bir azınlığın tasarrufu dilin tabiatına aykırıdır. Bu aykırılığı övünme vesilesi yapanlar var.

Tıpkı insanı tabiatı dışında, fıtrata aykırı bir tarzda hayat sürmeye zorlayanlar gibi.

Müslüman zihni tabiatı tanımak, bilmek, esrarına vakıf olmaya çalışmak ve onunla uyumlu şekilde yaşamayı esas alır. Yaradan ile insan olarak yaratılan arasında bütün canlı ve cansız yaratılanlar, İlahî hikmetin ibret verici tezahürleridir.

Batı medeniyeti var olmayı tabiata tahakküm etmek, onu boyunduruğu altına almak üzerine kurmuştur. Tabiatla mücadele esastır. Onu teknoloji eliyle insan gücüne ram etmek övünülecek bir şeydir.

Tabiat, fıtrat reddedilmesi gereken, mücadele edilmesi gereken, hatta savaşılması icap eden şeylerdir.

Tabiatla mücadele insanoğluna büyük güç kazandırdı. Tabiata hükmeden insan, nihayet tabiat kanunlarını reddederek insana da kendine göre bir tabiat tayin etmek istiyor.

Yaradan’ın nizamı, kanunları yerine, isyankâr yaratılmışın koyduğu hükümler geçecek mi?

İnsanlığın yaradılıştan itibaren iyi ve doğru gördükleri, hayatını bu iyi ve doğru istikametinde yürütmeye çalıştığı asırlar geride mi kalacak? Kötü iyinin yerine, yanlış doğrunun yerine geçecek mi?

Böyle bir program gerçekten işliyor mu?

İşleyebilir mi?

İşletilebilir mi?

Biz doğrusu gördüklerimiz, müşahede ettiklerimiz üzerinden konuşuyoruz.

İnsan, tabiî ahlâktan sentetik etiğe doğru sürüklenmek isteniyor.

Tabiî olan kadın ve erkeğin varlığıdır. Tabiî olan kadınla erkeğin evlilik beraberliğidir. Tabiî olan çocukların fıtratlarına göre yetiştirilmesidir. Tabiî olan ilahî olandır; dinin kabullerini oluşturan varoluş, yaşayış tarzıdır.

Yaratılan Yaradan’ı reddederse ne olur?

Allah’sız kapitalizm, dünyayı meş’um bir sona sürüklüyor.

Vahşi kapitalizm, dünyada tabii olan her şeye müdahale etti. Bitkileri, hayvanları tabiatının dışına zorladı. Genleriyle oynadı.

Sıra insana geldi.

Nâmus, uğruna ölünendi

Modernizm bizim tabiî çizgisindeki varlığımızı kendine tehdit olarak görüyor ve değiştirmeye yürüyor.

Kadının kadın olması, erkeğin erkek kalması, bu yüzden kendilerine mahsus rollerini oynaması modernliğe batıyor.

Evlilik, aile, insanoğlunun tabiî olarak devamı, artık bir savaş sahası hâline getirilmiş durumda.

Oyun önce kadın üzerinde oynandı. Kadın iffetinin, ki tabiî şartlarda ilahî nizamın gereğidir, hayatını sürdürmesi giderek imkânsızlaştırılıyor.

Övülen, yüceltilen iffetti, ismetti, nâmustu.

Devamı: https://www.gzt.com/gercek-hayat/batinin-doga-ile-savasi-3768878

mih_200-004.jpg
 
Gerçek Hayat Temmuz 2023 Sayı: 1093
 
Bu haber toplam 793 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Türkiye Yazarlar Birliği | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
    Tel : 0312 232 05 71 - 72 | Faks : 0312 232 05 71-72 | Haber Scripti: CM Bilişim